Gündem Haber - İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından çökertilen dev sigorta şebekesinde adli süreç tamamlandı. "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla gözaltına alınan 54 şüphelinin emniyetteki işlemleri sona erdi.
24 tutuklama, 14 adli kontrol
Adli makamlara sevk sürecinde, şüphelilerden 15'i emniyetteki ifadelerinin ardından, 1'i ise savcılık sorgusu sonrasında serbest bırakıldı. Tutuklama talebiyle hakim karşısına çıkartılan şüphelilerden 24'ü, nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. 14 şüpheli hakkında ise adli kontrol şartıyla salıverilme kararı verildi. Soruşturma dosyasında yer alan firari 3 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise aralıksız sürdüğü bildirildi.
Kamerasız bölgelerde kaza kurgulamışlar
Adli makamlarca tutuklanan şüphelilerin dahil olduğu şebekenin çalışma yöntemi de MASAK raporları ve kaza tutanaklarının incelenmesiyle gün yüzüne çıkarıldı. Liderliğini E.G.’nin, yöneticiliğini ise Ç.İ. ve avukat A.A.’nın yaptığı değerlendirilen örgütün, kamera bulunmayan kör noktaları tercih ederek araçları kaza yapmış gibi konumlandırdıkları tespit edildi. Eksper incelemesini ortadan kaldırmak için kendi aralarında tutanak tutup araçları tamir ettiren şebekenin, sigorta şirketlerinden ödeme alamadıkları durumlarda tahkim, mahkeme ve icra süreçlerini devreye soktukları tespit edildi. Örgütün bu yöntemle yaklaşık 200 milyon TL haksız kazanç elde ettiği ortaya konuldu.
MASAK raporu avukatı ele verdi
Soruşturma kapsamında toplam 240 şüpheli tespit edilmiş, 62 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilerek İzmir merkezli İstanbul, Ankara, Ağrı ve Antalya illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda maddi hasarlı kaza tutanağı, sigorta poliçesi, vekaletname, temlikname ve başkalarına ait kimlik belgeleri ele geçirildi.
Öte yandan, soruşturma kapsamında 17 avukatın hasar dosyalarının tahsil sürecinde yer aldığı belirlenirken, MASAK incelemeleri neticesinde örgüt yöneticisi konumunda bulunan avukat A.A.'nın örgüt adına hareket ettiği belgelendi. Diğer avukatların ise örgüt lideri ve üyeleriyle herhangi bir para trafiğine rastlanmadığından dosyada yalnızca "bilgi sahibi" sıfatıyla yer aldıkları öğrenildi.