Ekonomi Haber - ABD Merkez Bankası'nın (FED) politika faizini beklentilere paralel şekilde yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutması, küresel piyasalarda yeni fiyatlamaları beraberinde getirdi. Üst üste beşinci toplantısında da faiz oranlarında değişikliğe gitmeyen FED'in bundan sonraki adımlarına yönelik belirsizlik sürerken, kararın ardından altın fiyatlarında sınırlı yükseliş, döviz piyasasında ise kontrollü hareketler öne çıktı.
Diğer yandan Türkiye ile Irak arasında imzalanan kapsamlı enerji iş birliği anlaşması ile ABD-İran geriliminin petrol piyasalarına olası etkileri de yatırımcıların yakından takip ettiği başlıklar arasında yer aldı. Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er'in haberine göre, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, FED'in faiz kararı, altın ve döviz piyasaları ile Türkiye-Irak enerji anlaşmasının etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak yatırımcılar için dikkat edilmesi gereken kritik başlıklara işaret etti.
EYLÜL VE ARALIK KARARLARI PİYASALAR İÇİN BELİRLEYİCİ
Prof. Dr. Sefer Şener, FED'in faiz kararının piyasa beklentileri doğrultusunda geldiğini ancak asıl merak edilen unsurun verilen mesajlar olduğunu söyledi. FED Başkanı'nın faiz konusunda güvercin tonda açıklamalar yaptığını belirten Şener, buna rağmen piyasanın farklı bir fiyatlama gerçekleştirdiğini ifade etti.
Şener, Amerikan tahvillerinde fiyatların yükseldiğini, 2, 5 ve 10 yıllık tahvillerin faiz getirilerinin arttığını belirterek, FED Başkanı'nın enflasyona ilişkin net mesajlar vermediğini dile getirdi. Bu durumun uluslararası kuruluşların eylül ve aralık aylarında faiz artırımı beklentilerini güçlendirdiğini söyleyen Şener, özellikle eylül ayındaki faiz artışı ihtimalinin yükseldiğini, aralık ayında ise bu olasılığın daha da kuvvetlendiğini kaydetti.
ALTINDA KRİTİK EŞİKLER VE 7 BİN TL SENARYOSU
FED Başkanı'nın açıklamalarının ardından altın fiyatlarında sınırlı bir yükseliş yaşandığını ifade eden Şener, piyasaların artık eylül ayında açıklanacak FED kararına odaklandığını söyledi.
Şener'e göre, FED'den eylül ayına kadar önemli yeni mesajlar gelmemesi halinde ons altında 4.000 dolar taban, 4.200 dolar ise üst sınır olarak öne çıkıyor. Gram altında ise 6.000 lira ile 6.200 lira bandı dikkat çekiyor. Eylül ayında faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesi halinde ons altında yeniden 4.400 dolar, gram altında ise 6.500 lira seviyelerinin görülebileceğini belirten Şener, jeopolitik risklerin ve petrol fiyatlarındaki değişimlerin de altın üzerinde etkili olacağını ifade etti.
Mayıs, haziran ve temmuz aylarında altın ETF'lerinde bireysel yatırımcı talebinin ciddi şekilde azaldığını dile getiren Şener, buna karşın merkez bankalarının alımlarını sürdürdüğünü söyledi. Merkez bankalarının mevcut seviyeleri alım fırsatı olarak değerlendirdiğini vurgulayan Şener, kısa vadede belirlenen bantların korunabileceğini ancak uzun vadede eylül ayındaki FED kararının belirleyici olacağını ifade etti. FED'in eylül ayında faiz artırması halinde gram altında yeniden 6.800-7.000 lira, ons altında ise 4.500-4.600 dolar seviyelerinin görülebileceğini söyledi.
ALTIN YATIRIMCILARINA "BEKLEYİN" MESAJI
Şener, altın yatırımcılarının mevcut fiyat seviyelerini satış dönemi olarak değil, alım fırsatı olarak değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
Altını 4.000-5.000 seviyelerinden alan yatırımcılar için mevcut seviyelerin dip görünümünde olduğunu ifade eden Şener, özellikle yüksek maliyetle altın alanların eylül ayında açıklanacak FED kararını beklemelerinin önem taşıdığını vurguladı. Altının orta ve uzun vadeli bir yatırım aracı olduğunun altını çizen Şener, kısa vadeli hareketlerle karar verilmemesi gerektiğini söyledi.
DOLAR, EURO VE TÜRK LİRASI İÇİN BEKLENTİLER
FED'in açıklamalarının ardından euro lehine sınırlı bir fiyatlama yaşandığını belirten Şener, paritenin 1.13'ten 1.14'e yükseldiğini, dolar endeksinin ise 102 seviyesinden 100'e gerilediğini ifade etti. İlk etapta doların değer kaybettiğini ancak daha sonra yeniden toparlandığını söyleyen Şener, orta ve uzun vadede FED'in mesajlarının güçlü dolar senaryosunu desteklediğini dile getirdi.
Şener, eylül veya aralık ayında faiz artışı gerçekleşmesi halinde doların daha da güçlenebileceğini, aksi durumda ise euro başta olmak üzere diğer para birimlerinin değer kazanabileceğini belirtti.
Türk lirasına ilişkin değerlendirmesinde ise farklı bir tablo bulunduğunu söyleyen Şener, mevduat getirileri ve politika faizi mevcut seviyelerde kaldığı sürece TL'nin yatırımcısına kazandırmaya devam edeceğini ifade etti. Son bir yılda Türk lirasının güçlü getiri sunduğunu belirten Şener, faiz indirimleri başlayana kadar TL'nin dolar ve euro karşısındaki güçlü görünümünü korumasını beklediğini, bu nedenle döviz tarafında TL bazında yüksek artışlar öngörmediğini söyledi.
ENERJİ ANLAŞMASI VE YATIRIMCILARA KRİTİK UYARILAR
Türkiye ile Irak arasında imzalanan enerji iş birliği anlaşmasını değerlendiren Şener, Türkiye'nin enerji tedarikinde kaynak çeşitliliğini artırmasının ülkenin elini güçlendirdiğini belirtti. Türkiye'nin enerji ithal eden ancak önemli bölümünü işleyerek farklı ülkelere ihraç eden bir merkez haline geldiğini ifade eden Şener, Hürmüz Boğazı çevresindeki krizlere rağmen farklı kaynaklardan tedarik sayesinde sürecin daha güçlü yönetildiğini söyledi.
Söz konusu anlaşmanın Brent petrol fiyatlarını doğrudan etkilemeyeceğini belirten Şener, küresel petrol fiyatlarının çok daha geniş dinamiklerle belirlendiğini ancak anlaşmanın Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından önemli bir güvence niteliği taşıdığını ifade etti.
Yatırımcılara da önemli tavsiyelerde bulunan Şener, konjonktürel risklerin yüksek olduğu dönemlerde daha temkinli hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Türk lirası enstrümanlarının mevcut durumda güçlü getiri sunduğunu belirten Şener, tahvillerin enflasyonun üzerinde kazanç sağladığını ifade etti.
Merkez bankalarının faiz kararlarının piyasa beklentileri doğrultusunda gerçekleşmesi ve enerji fiyatlarında gerileme yaşanmasının küresel borsalar açısından olumlu bir ortam oluşturacağını dile getiren Şener, yatırımcıların bugünkü koşullarda Türk lirasını değerlendirebileceğini ancak önümüzdeki dönemde portföylerinde Borsa İstanbul'a da belirli bir pay ayırmaları gerektiğini söyledi. Altındaki mevcut sürecin alım fırsatı olarak görülebileceğini ifade eden Şener, dövizde enflasyona yakın oranlarda artış beklediğini kaydetti.
Brent petrol için 80 dolar seviyesinin kritik eşik olduğunu belirten Şener, petrol fiyatlarının yıl boyunca 80 doların altında kalmasının piyasalar ve borsalar açısından olumlu sonuçlar doğuracağını, bu seviyenin üzerinde kalmasının ise küresel piyasalarda olumsuz etkiler oluşturabileceğini sözlerine ekledi.