BAK POSTACI GELDİ VE “10 ÜZERİNDEN 20” ALDI!

EKOPOLİTİK- Denizli Büyükşehir Belediyesi, usta yönetmen Yüksel Aksu’nun yazıp yönettiği Bak Postacı Geliyor filminin Ege’deki ilk gala gösterimine ev sahipliği yaptı. Ünlü Yönetmen Aksu’nun babası Postacı Osman’ın (Osman Aksu) annesi Gülizar Aksu’ya olan aşk öyküsünü ‘Ege Ruhu’nu yansıtan sahnelerle anlatan film, Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonu’nda sanatseverlerle buluştu.

“ÖZAY GÖNLÜM’Ü UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!”

Filmin gala gösterimi, yoğun ilgi nedeniyle tek salona sığmayınca iki ayrı salonda “eş zamanlı” olarak izlendi. Bu arada gecenin sonunda sahneye yansıtılan bir sürpriz herkesi duygulandırdı. Sahnenin tamamını kaplayan “unutmadık, unutturmayacağız” yazılı fotoğraflı Özay Gönlüm afişi de tam isabet bir final hareketi oldu.

ÇAVUŞOĞLU; “DENİZLİ BUGÜN ÇOK ÖZEL BİR GECEYE TANIKLIK EDİYOR”

Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonu’nda gerçekleştirilen muhteşem galanın, açılış konuşmasını yapan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, “Bu yolculuğa çıkarken, yüzü gülen insanların yaşadığı bir şehir hayal etmiştik. Bir Kültür Sanat Şehri düşlemiştik. Bu hayalimizi gerçekleştirme yolculuğumuza hep birlikte bir adım daha atıyoruz. Ege şehri Denizli, bugün çok özel bir geceye tanıklık ediyor. Bu özel yapımın galasına ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Değerli yönetmenimize ve oyuncularımıza, Denizli’ye verdikleri değer için teşekkür ediyoruz” dedi.

BAK POSTACI GELDİ, DENİZLİ MUHTEŞEM KARŞILADI

Oyuncular; Denizli’li Deniz Barut, Fırat Çelik, Denizli Tiyatrosu (DE-Tİ) eski oyuncusu Serdar Bordanacı, Yasin Çam, Begüm Çağla Taşkın, Muğla’lı oyuncu Gülnihal Demir, Yiğit Dören ve Nadire Özkan Bak Postacı Geliyor Filmi’nin Denizli Galası’nda hazır bulunurken, Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Denizlili Sanatseverler Yönetmen Yüksel Aksu ve oyunculara muhteşem bir karşılama, ilgi ve ev sahipliği gösterdi. (Bu arada Denizli Büyükşehir Kültür Daire Başkanı Karikatürist Mehmet Selçuk da filmde “Vali” karakteri canlandırması ile kısa bir sahnede rol alan oyuncu idi) Gala öncesi konuşan Yönetmen Yüksel Aksu, filmin hikâyesinin tohumlarının yıllar önce Denizli’de atıldığını belirterek, Ege galalarının ilkini bu şehirde yapmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.

AKSU; “SÖZÜM BAKİ, BİR GÜN DENİZLİ’DE BİR FİLM ÇEKECEĞİZ!”

Denizli’yi yarı memleketi olarak gördüğünü belirten Aksu, “Burada kendimizi misafir gibi hissetmiyoruz. Denizli bizim evimiz gibi” dedi. Filmi Denizli’de çekmeyi arzuladığını ancak teknik ve prodüksiyonel nedenlerle çekimlerin Muğla’da gerçekleştirildiğini anlatan Yüksel Aksu, Denizli’ye verdiği sözün devam ettiğini vurguladı. Yönetmen Aksu, “Bu filmin Denizli’nin filmi olmasını isterdim. Bir gün Denizli’de bir film çekmek istiyoruz. Bu sözüm baki ve arkasındayız” şeklinde konuştu.

EGE KÜLTÜRÜNE SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISI

Yüksel Aksu, konuşmasında ayrıca salonlarda “nitelikli yerli filmlerin” izlenmesinin önemine dikkat çekerek, izleyicilere sinema salonlarına sahip çıkma çağrısında bulundu. Aksu, Ege kültürünü ve insanını anlatan filmlerin devam edebilmesi için gişe desteğinin şart olduğunu belirterek, “Aksi halde sinema salonları; küfür, argo, şiddet ile Amerikan Sinema Mafyası’na ve yabancı yapımlara kalacak, teslim olacak. Oysa ülkeye Ege Kültürü ve Ege Baharı ile ilişkilerini ve kültürünü yayan filmler gerekli” dedi. (Yazarın Notu; Ülkemizde film ve özellikle dizi sektörü daha çok; “ağalık-paşalık ve feodal ilişkiler ile şiddet içerikli yabancı yapımlarla” dikkat çekiyor)

AKSU; “YAŞASIN DENİZLİ!”

Gala’da Denizli seyircisine özel bir teşekkür de ileten Aksu, kentin kendisini hiçbir zaman yalnız bırakmadığını belirterek, “Denizli beni ilk filmim Dondurmam Gaymak’tan beri hiç yalnız bırakmadı. Denizli’li eşim Deniz Barut ile burada biz de evsahibiyiz. Yaşasın Denizli” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

DENİZ BARUT: “EV SAHİBİ GİBİ HİSSEDİYORUM!”

Filmin kadın başrol oyuncusu Deniz Barut gala gecesinde yaptığı konuşmada Denizli’de bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu, kentte sanata ve sinemaya gösterilen ilginin kendilerini çok etkilediğini söyledi. Barut, Denizli Büyükşehir Belediyesi ile Denizli’li izleyicilere teşekkür ederek, “Bizi bu kadar güzel ağırlamanızdan etkilendim ve onur duydum” dedi. Denizli’li oyuncu Deniz Barut, filmin samimi bir aşk hikâyesi anlattığını belirterek, “Filmde olduğu gibi Denizli’ye de hiç yabancılık çekmedim. Biz bu Ege illerinin çocuklarıyız. Herkesi bu güzel filmi izlemeye davet ediyorum. Şimdiden ayağınıza sağlık” ifadelerini kullandı.

SERDAR BORDANACI; “DENİZLİ BENİM KENDİ EVİM GİBİ”

Denizli ile bağının özel olduğuna da değinen filmin oyuncularından Serdar Bordanacı ise, oyunculuk ve tiyatroya Denizli’de başladığını hatırlatarak, kenti kendi evi gibi gördüğünü söyledi. Eski Denizli Tiyatrosu (De-Ti) oyuncusu Serdar Bordanacı,: “Bak Postacı Geliyor filmiyle Denizli’de bulunmak benim için özel bir anlam taşıyor. Ben bu kentte tiyatrocu ce oyuncu oldum. Denizli benim kendi evim gibi. Biraz sonra izleyeceğiniz film gerçekten film gibi bir film. Yerli filmler ile yapımların çoğalması ve büyümesi için sizlerden destek beliyoruz. Filmi her izleyişimde tekak heyecanlanıyorum. İyi seyirler” dedi.

ÇAM VE FIRAT; “GÜZEL VE İÇTEN İNSANLARIN YAŞADIĞI TATLI BİR ŞEHİR”

Oyuncu Yasin Çam ile Fırat Çelik de Denizli insanının sıcakkanlı ve samimi olduğunu vurguladı. Yüksel Aksu’nun bir filminde yer alarak Denizli’ye gelmenin kendisi için ayrı bir mutluluk olduğunu dile getiren Çam, “İnanılmaz tatlı bir şehir ve çok güzel insanları var. Yolda korna çalıp hoş geldiniz diyenler oldu, bu samimiyet bizi gerçekten çok etkiledi. Buraya zahmet edip gelen, bizi yalnız bırakmayan herkese teşekkür ederiz” dedi.

BEGÜM ÇAĞLA TAŞKIN: “DENİZLİ SICAKKANLI VE ÇOK ETKİLEYİCİ”

Oyuncu Begüm Çağla Taşkın, gala gecesinde yaptığı açıklamada Denizli’ye ilk kez geldiğini belirtti. Şehri gezme fırsatının sınırlı olduğunu ifade eden Taşkın, kısa sürede edindiği izlenimin son derece olumlu olduğunu söyledi. Taşkın, kenti büyük ve sıcak bir aileye benzetti. Gala gecesine ilgi gösteren izleyicilere teşekkür eden Taşkın, “Bizi yalnız bırakmayan herkese çok teşekkür ederiz. Ayağınıza sağlık” diye konuştu.

MUĞLA’LI GÜLNİHAL DEMİR: “3. KEZ BİR YÜKSEL AKSU FİLMİNDE”

Muğla’lı emekli bankacı oyuncu Gülnihal Demir ise, Yüksel Aksu ile üçüncü kez aynı projede yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Filmde rolünün sınırlı olmasına rağmen kendisi için çok kıymetli olduğunu belirten Demir, sinema kariyerinde Yüksel Aksu’nun özel bir yeri olduğunu vurguladı. Denizli ile bağının bulunduğunu ve oynadığı dizilerde de, (ve özellikle de) Çocuklar Duymasın’da Denizli’yi sık sık andığını dile getiren Demir, geçmiş projelerinde kenti ön plana çıkarmaktan gurur duyduğunu belirtti.

Gülnihal Demir, Bak Postacı Geliyor’un gerçek bir ‘Yüksel Aksu klasiği’ olduğunu da söyleyerek sinemaseverleri filmi izlemeye davet etti.

BAK POSTACI GELİYOR’A DENİZLİ'DE YAŞAYAN MUĞLA’LILARDAN BÜYÜK DESTEK!

Bak Postacı Geliyor filmi Denizli galası salonlara sığmayan seyircisiyle büyük ilgi görürken, gecede Denizli’de yaşayan Muğlalı hemşerileri de ünlü yönetmen Aksu ve Muğla'dan gelen misafirleri yalnız bırakmadı. Gala ve film gösterimi sonunda sahneye çıkan yönetmen ve oyuncuları tebrik eden dernek üyeleri Muğla’lı Yönetmen Yüksel Aksu’ya bir “Denizli Yatağanı (pala)” hediye etti. Öte yandan Yüksel Aksu’nun anne-babası Gülizar ve Osman Aksu da Muğla’lılar Derneği üyeleri ile birlikte filmi izledi. Denizli Muğlalılar Derneği Başkanı Cem Süllen "Muğla denince insanın aklına ilk gelen doğa, tarih ve denizdir. Ancak hemşerimiz Yüksel Aksu eserlerinde insanın aklına gelmeyen ayrıntılarda Muğla insanının yaşantısını, sevecenliğini, kültürünü her daim ekrana yansıtarak bizi anlatmakta. Artık Muğla denince akla sadece, deniz-kum ve eğlence değil ‘yaşayan değeri Yüksel Aksu’ da geliyor" dedi.

DENİZLİ DENİZLİ OLALI BÖYLE GALA GÖRMEDİ!

Evet, Bak Postacı Geliyor Filmi Denizli Galası ile ilgili bir şık yazı da Gazeteci-Yazar Seval Uysal’dan geldi. Uysal “Denizli Düşünce Kulübü’ndeki” yazısında etkinlikle ilgili düşüncelerini paylaştı; “Herkese günaydınnnn. Sanat iyileştirir... Dün gece de öyle oldu. İyilik ve güzellik verdi. Neşe saçtı. Dün gece Büyükşehir Kongre ve Kültür Merkezi'nde Yüksel Aksu'nu Bak Postacı Geliyor filminin galası vardı. Ama ne gala oldu... Tam bir şenlik. Oyuncular yönetmen tam kadro ordaydı. Gala gecesi birden Denizli buluşmasına döndü. Gördünüz belki oradaydınız. Görmeyenlere anlatayım; Denizli Denizli olalı böyle gala görmedi. Neşe, eğlence ve çokça hasret giderme vardı. Oyuncular Denizliliydi. Deniz Barut, Serdar Bordanacı ve Mehmet Selçuk... Herkes herkese sarıldı. Davullar zurnalar çaldı. Videoyu izle heyecanı gör. Filme gelince şahaneeee... Ege'nin Ege insanın sıcaklığını yansıtan, bizi çocukluğumuzun mahallelerine götüren o güzel komşuluk ilişkilerini hatırlatan filmi çok ama çok beğendim. Denizli'de çekilseydi bu film büyük sükse ve tanıtım olacaktı. Neyse ki filminin müziklerinin tamamı Özay Gönlüm'den seçilmişti. Gösterim sonrasında sahneye yansıtılan unutmadık, unutturmayacağız yazılı Özay Gönlüm fotografı da iyi düşünülmüş…”

AKSU’LU BİR HATIRLATMA VE 36 YIL ÖNCEYE BİR GÖNDERME!

Yukarıda da değindiğimiz gibi ünlü Yönetmen Yüksel Aksu Denizli’nin hiç yabancısı değil. Hatta bu tanışıklık 1980’li yılların sonlarına kadar uzanıyor. Yüksel Aksu sinema ile ilgisinin ilk yıllarında (Güzel Sanatlar Sinema Televizyon öğrenciliği döneminde) 1994 Yerel Seçimlerinde Ali Yavuzçehre’nin tanıtım ve propaganda filmlerini çeken genç bir yönetmendi. Bir dönem DSO Meclis Başkanlığı görevini de yürüten ve 1989 yılında ANAP'tan Denizli Belediye Başkan Adayı da olan Ali Yavuzçehre, CHP’li Ali Marım ile yarışmış ve o seçimin kaybedeni olmuştu. İşte bu seçimde Yüksel Aksu ve arkadaşları rahmetli iş insanı Ali Yavuzçehre’nin tanıtım ve propaganda filmlerini çekmek için Denizli’ye gelen belki de ilk profesyonel film ekibiydi.

VE AKSU’DAN BİR BEKLENTİ;

Galada Denizli’yi yarı memleketi olarak gördüğünü belirten Aksu, “Burada kendimizi misafir gibi hissetmiyoruz. Denizli bizim evimiz gibi” derken, gazetecilerin sorusu üzerine filmi Denizli’de çekmeyi arzuladığını ancak teknik ve prodüksiyonel nedenlerle çekimlerin Muğla’da gerçekleştirildiğini söyledi. Yüksel Aksu, Denizli’ye verdiği sözün devam ettiğini vurguladı. Ve “Bu filmin Denizli’nin filmi olmasını isterdim. Bir gün Denizli’de bir film çekmek istiyoruz. Bu sözüm baki ve arkasındayım” dedi.

DENİZLİ; YÜKSEL AKSU’DAN BİR “EMANET ÇEYİZ” FİLMİ BEKLİYOR!

Sevilen yönetmenin bu sözleri de Denizli’nin ve Denizli’li sinemaseverlerin beklentisini doğal olarak yükseltti. Denizli’nin önde gelen kültür sanat insanları ise böyle bir film için Denizlili Yazar Kemal Yalçın'ın 1998 Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülü, 1998 Kültür Bakanlığı Roman Başarı Ödülü ve 1999 Türkiye-Yunanistan Dostluk ve Barış Ödülü alan "Emanet Çeyiz; Mübadele İnsanları" isimli romanındaki çarpıcı hikayenin biçilmiş kaftan olduğunu öne sürüyorlar.

Kemal Yalçın'ın ödüllü "Emanet Çeyiz Mübadele İnsanları" isimli romanının beyaz perdeye uyarlanması ve film yapılması için ilk girişimler 2021 ve 2022 yıllarında yapıldı. Kitabın yazarı Denizli Honaz’lı Kemal Yalçın'ın verdiği bilgiye, "Emanet Çeyiz Mübadele İnsanları" romanı, Türk, Alman ve Yunan ortak yapımı olacağı ve Yönetmen Gülsel Özkan tarafından Future Desing Company film şirketi ile film sözleşmesinin 25 Kasım 2021 tarihinde imzalandığı bildirilmişti. Filmin senaryosu dört Alman senarist tarafından altı ay içinde Almanca olarak yazılacak. Ardından Türkçe, Yunanca ve İngilizce'ye çevrilmesi ve filmin Türkiye, Yunanistan, Almanya ve dünya sinemalarında gösterilmesi planlanıyordu. Ancak araya giren korona salgını ve “pandemi” nedeniyle romanın filme olması bir türlü gerçekleştirilemedi.

‘EMANET ÇEYİZ' BİR DENİZLİ FİLMİ OLARAK ÇEKİLMELİ

Kemal Yalçın'ın Yunanca ve çok sayıda dile çevrilen romanı 1998 Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülü, 1998 Kültür Bakanlığı Roman Başarı Ödülü ve 1999 Türkiye-Yunanistan Dostluk ve Barış Ödülü aldı. "Emanet Çeyiz Mübadele İnsanları" isimli roman 1920-24 arası Mübadele günlerini anlatıyor. Denizli'nin Honaz ilçesinde, Rum aileler Türk komşularıyla vedalaşıyor. Minoğlu ailesinin kızları Sofiya ve Eleni, yıllarca el emeği, göz nuru döktükleri çeyizlerini yanlarına alamaz. İki çuvala koyarlar ve komşuları Gacaroğlu ailesine bırakırlar: “Bir şey olur dönersek alırız. Dönmezsek ihtiyacı olan birine verirsiniz” derler. Ancak mübadiller Selanik’in Grabena bölgesinden bir türlü geri dönemezler. Bundan tam 78-80 yıl sonra, Gacaroğlu Ayşe'nin torunu Kemal Yalçın, Yunanistan'da beş yıl süren bir araştırma yaparak Sofiya ve Eleni'nin torunlarını bulur ve emaneti teslim eder. Bu emanet çeyizin öyküsünü kitaplaştıran Yalçın, Ege’nin iki yakasındaki mübadele insanlarının dramını anlatarak Türk ve Yunan Halkları’nın dostluğuna büyük katkı yapmıştı.

EMANET ÇEYİZ'İN ÖYKÜSÜ

Evet, Denizli’li Belgesel Romancı ve Belgeci Yazar Kemal Yalçın’ın en önemli eseri "Emanet Çeyiz", Denizli’nin Honaz Köyü’nde yaşayan bir Rum ailenin, Mübadele nedeniyle Yunanistan'a giderken Türk komşularına bıraktığı kızlarının çeyizinin, yaklaşık 80 yıl sonra aileye geri veriliş öyküsünü anlatıyor. Kemal Yalçın, dedesine emanet edilen çeyizi teslim etmek üzere Minoğlu ailesinin izini sürerken, 15 Rum ve 15 Türk mübadilin yaşam öyküsünü ve duygularını kendi ağızlarından aktarıyor. İşte bu iki ülkeli mübadil öyküsü “Bir Denizli Filmi Olmalı” diyenlerin sayısı hiç de az değil. Beklentiler de dönem filmleri ustası ünlü yönetmen Yüksel Aksu üzerinde yoğunlaşıyor.