Denizli; Nisan 2024 tarihinden bu yana yeni büyükşehir yönetiminin başat mottosu “sanat şehri Denizli” belgisi ile ‘mutlu insanlar kenti’ yaratımına kafa yoruyor ve çalışmaları ile hizmetlerinin tamamında “önce insan” diyerek insan merkezli bir yolda yürüyor. Son (on) yıllarda bütün dünya siyasi, ekonomik ve yönetsel anlamda adeta “deliler boşandı” ya da “yeni dünya düzensizliği” sistem ve rejimleri yaşarken, Denizli yerel yönetimi ısrarla “kültür- sanat ve mutlu insanlar şehri” diyor ve pratikte bu yönde yoğun proje ve etkinliklere imza atıyor. İşte tam da bu noktada ünlü düşünür Albert Camus’un yukarıdaki sözü karşımıza çıkıyor ve bize yüksek bir sesle haykırıyor. "Politika ve sanat, dünyanın düzensizlikleri karşısında başkaldırmanın iki ayrı yüzüdür."
Şimdi hep birlikte Denizli kentinin (işi sadece politikaya ve politikacıya bırakmayan) bizi doğrulayan yoğun “kültür-sanat programına” bir göz atalım.
AMATÖR TİYATROLAR BAŞKENTİ’NDE FESTİVAL VAR!
38.Uluslararası Amatör Tiyatro Festivali, Denizli’de bu yıl da yoğun katılım ve renkli görüntülerle başladı. Denizli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 17 Mayıs’a kadar devam edecek olan (9-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında) festival, 4’ü yurtdışından olmak üzere toplam 28 tiyatro grubunu Denizlililerle buluşturuyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 38. Uluslararası Amatör Tiyatro Festivali renkli yoğun ilgi çeken bir kortej yürüyüşü ile başladı. Denizli Valiliği yanındaki Atatürk Anıtı önünde başlayan programa, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Ali Marım, Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, davetliler ve tiyatro grupları katıldı. Denizli Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğinde başlayan kortej yürüyüşü, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı boyunca ilerleyerek Delikliçınar Meydanı’nda son buldu.
Kent sakinlerinin yoğun ilgi gösterdiği yürüyüşte sokaklar adeta “açık hava sahnesine” dönüştü. Karabağlar Belediyesi Kent Tiyatrosu Çağdaş Sirk Sanatları Atölyesi ekibinin tahta bacak gösterileri, akrobatik performansları ve kostümlü karakterleri korteje ayrı bir renk kattı. Yerli ve yabancı tiyatro grupları da yürüyüş boyunca yaptıkları performanslarla festivale davet çağrısı yaparken, festivalde oyunlarını sahneleyecek ekipler arasında toplumcu, muhalif, enteresan ve ilginç isimleri ile dikkat çeken gruplar da vardı. “Datça Feminist Tiyatro Kollektifi, Doğa Tiyatrosu, Kadro Kollektif, Kavla Tiyatro, Mevzu Tiyatro, Pervasız Tiyatro, Velhasıl Tiyatro, Sosyal Tiyatro ve Sol Kültür Tiyatro Topluluğu” bu tiyatro gruplarından bazıları idi.
SAHNEDE; SOL KÜLTÜR TİYATRO TOPLULUĞU!
Sol Kültür Tiyatro Topluluğu kortej yürüyüşünde var, ancak festivalde oyun sergilemiyor. Grubun “Koku” isimli oyunu Denizli Büyükşehir Kongre Kültür Merkezi’nde Fatma Yıldız Salonu’nda 23 Mayıs’ta sahnede olacak. Yönetmen Nesil Karaman Taylan’ın oyunu; “Bir toplum çürürken, insan da kokuşur” temalı bir oyun. Öte yandan topluluk festival ile ilgili; “Denizli Büyükşehir Belediyesi Uluslararası Tiyatro Festivali yürüyüş kortejinde Sol Kültür Tiyatro Topluluğu olarak yer aldık...” paylaşımı yaptı.
VE SAHNEDE MUHALEFETİN DİLİ
Festival kortejinde yer alan Sol Kültür Tiyatro Topluluğu fiilen festival kapsamında oyun koymasa da, “Koku” adlı yapımıyla seyirci karşısına çıkacak olması muhalefetin dilini Denizli’de sahneyle buluşturması demek olacak. Yönetmenliğini Nesil Karaman Taylan’ın yaptığı oyun, “Bir toplum çürürken insan da kokuşur” fikri üzerinden toplumsal çözülmeye dikkat çekiyor. Topluluğun sosyal medya üzerinden yaptığı kısa açıklama ise politika ile sanatın kamusal alandaki varlığına işaret ediyor.
2. DENİZLİ OPERA VE BALE GÜNLERİ BAŞLADI!
Kentte bahar ayları ile birlikte gelen ikinci önemli sanat etkinliği ise; 2. Denizli Opera ve Bale Günleri’ydi. Denizli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 2. Denizli Opera ve Bale Günleri, Homeros’un İlyada Destanı’ndan esinlenen epik “Troya” operasıyla kapılarını açtı.
Denizli Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen organizasyon, ikinci yılında da sanatseverleri nitelikli eserlerle buluşturmaya devam ediyor. Bestesi Bujor Hoinic’e ait olan ve İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen “Troya”, Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonu’nda izleyiciyle buluşarak büyük beğeni topladı. Programa Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Ali Marım, Genel Sekreter Bülent Bozbaş, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Barış Salcan, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt, İl Kültür ve Turizm Müdürü Adem Özel ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı.
BOZBAŞ’TAN “SANAT ŞEHRİ DENİZLİ” VURGUSU!
Açılış konuşmasını yapan Genel Sekreter Bülent Bozbaş, Denizli’nin yalnızca üretimle değil, kültür ve sanatla da anılan bir şehir olması için çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “Denizli’yi düşünen, hisseden ve sanatla yaşayan bir şehir haline getirmek istiyoruz” dedi. Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören etkinliğin bu yıl ikinci kez düzenlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getiren Bozbaş, organizasyonun önümüzdeki yıllarda daha da büyüyerek Türkiye’nin önemli kültür-sanat etkinliklerinden biri haline geleceğine inandıklarını ifade etti. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Barış Salcan ise Denizli Opera ve Bale Günleri’nin artık kentin kültürel kimliğine katkı sunan kalıcı bir organizasyona dönüştüğünü vurgulayarak, Denizli halkının sahne sanatlarına gösterdiği yoğun ilginin bu başarının en önemli göstergesi olduğunu söyledi. Öte yandan Denizlili vatandaşlar Troya Operası’na adeta akın etti. Troya, görkemli sahne düzeni, Truva Atı dekoru ve epik anlatımıyla tarih ile sanatı aynı sahnede buluşturarak izleyicilere unutulmaz bir deneyim yaşattı. Gecenin sonunda Başkanvekili Ali Marım tarafından Barış Salcan’a plaket takdim edildi. Cuma ve cumartesi günleri iki ayrı gösterimle devam eden etkinlik, sanatseverlerden yoğun ilgi gördü.
YERYÜZÜ KOROSU 13 MAYIS’TA 7 DİLDE AYNI GÖĞÜN EZGİLERİNİ SÖYLEYECEK!
Bu arada yine Denizli yerel yönetiminin (Denizli Büyükşehir) ön ayak olduğu Yeryüzü Korosu’nun “Aynı Göğün Ezgileri Konseri” 13 Mayıs Çarşamba günü Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi, Mehmet Gazi Salonu saat 20.30’da başlayacak. Koro Şefi PAÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yağcı’nın yöneteceği konserde “Yeryüzü Korosu sanatçıları ve konuk solistler Hakan Eyiden ile Emek Özşerik sahne alacak. “Türkçe, Arapça, Farsça, Kürtçe, Makedonca, Rumca, Lazca” farklı 7 dilden türkü ve ezgilerin yorumlanacağı etkinlik ücretsiz olacak. Konser davetiyelerine müzikseverler Denizli Büyükşehir Belediyesi E-Bilet platformu üzerinden (ücretsiz) ulaşılabiliyor. Bu arada çalışanlar ve özellikle emeklilerden oluşan Yeryüzü Korosu PAÜ Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı Ufuk Yağcı tarafından oluşturulan bir koro. (Ve unutmadan; bizim eski koro üyesi sadıç Yurttan Göksen’in sevgili eşi Gülten Göksen de bu koronun başarılı bir üyesi, hatırlatması bizden) Öte yandan “Sanat Şehri Denizli” her daim gündeminin ilk maddelerinden biri olan Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, “Aynı Göğün Ezgileri Konserinde birbirinden özel eserler aynı sahnede buluşacak. Yeryüzü Korosu ve değerli sanatçıların sahne alacağı bu özel gecede ezgiler, melodiler ve güçlü yorumlar sanatseverler ile buluşacak. Tüm Denizli halkını bu konseri hep birlikte izlemeye davet ediyorum” dedi.
BU KONSERDE BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ VAR!
Evet, Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yağcı yönetimindeki koronun farklı kültürleri aynı sahnede buluşturması, etkinliği yalnızca bir konser olmaktan çıkarıp kültürel çoğulculuğun güçlü bir ifadesine dönüştürüyor. Çalışanlar ve emeklilerden oluşan koronun sahneye taşıdığı çok dilli repertuvar, bugün bize en çok ihtiyaç duyulan şeylerden birini hatırlatıyor: birlikte yaşama kültürü.
BU SERGİ KAÇMAZ!
Merkezefendi Halk Eğitim Merkezi tarafından organize edilen ve Emel Ekinci Keysan’ın öğrencisi kursiyerlerin resimlerinden oluşan “Rengarenk Hikayeler” Resim Sergisi Denizli Büyükşehir Belediyesi Turan Bahadır Sergi Salonu’nda kent halkının beğenisine sunuldu. Açılışı Merkezefendi Kaymakamı ve Halk Eğitim Müdürü Harun Maden tarafından yapılan sergide Emel Ekinci Keysan’dan eğitim alan 23 kursiyerin “suluboya, yağlıboya ve akrilik boya” ile yapılmış 75 tablosu sergilendi. 15 Mayıs tarihine kadar açık kalacak olan sergi büyük ilgi görürken, kursiyerler tarafından da “Merkezefendi Halk Eğitim Merkezi’nin organize ettiği Karma Resim sergimizi dostlarla, ziyaretçilerle sıcak ve güzel bir ortamda gerçekleştirdik. Emel hocamıza, katkı koyan tüm arkadaşlara ve açılışımıza katılan ziyaretçilerimize sonsuz teşekkürler” şeklinde paylaşım yapıldı.
EKREM KILIÇ VE İLHAN KENDİR’E DİKKAT!
Bu sergide; toplumcu sanat çalışmaları ile tanınan ve adeta “unutulmayanlar portre resimler serisi” ile de dikkat çeken İlhan Kendir ile politik eleştirel eserleri ile öne çıkan karikatürist Ekrem Kılıç’ın da tablo ve eserleri vardı. “Rengarenk Hikayeler Resim Sergisi” organizasyonunda yer alan çeşitli mesleklerden “çalışan ve emekli kursiyerler” (çiçeği burnunda ressamlar) ise şunlar; “Betül Bitlis, Ceyda Güneş, Dilber Gazezoğlu, Ekrem Kılıç, Emel Keysan, Fatma Karadağ, Günnur Savcı, Hacer Atabey, Huriye Nur Özen, İlhan Kendir, Kemal Özbudak, Keziban Toptaş, Metin Coza, Nazmiye Arıkan, Nesime İpek, Salih Özbudak, Serap Varol, Sevil Erdoğmuş, Sevinç Baki, Sezen Özger, Tuncay Bıyıkoğlu, Ülkan Sevim ve Zinnet Kozan.”
DENİZLİ’DE POLİTİKA VE SANAT ‘YENİ DÜNYA DÜZENSİZLİĞİ’NE BAŞKALDIRDI!
Özetle; son yıllarda dünyada yaşanan krizler, otoriterleşme eğilimleri, ekonomik çalkantılar ve toplumsal kutuplaşmalar birçok kentte kültür-sanat alanını geri plana iterken, Denizli’nin ısrarla “kültür, sanat ve mutlu insanlar şehri” vurgusu yapması oldukça dikkat çekici. Bu tablo, Denizli yerel yönetimlerinin yalnızca kültür-sanat organizasyonları ile değil; aynı zamanda çoğulcu, eleştirel ve toplumsal sanat anlayışına (ve politikalarına) da alan açtığını gösteriyor. Tam da burada Albert Camus’nün o sözü anlam kazanıyor: “Politika ve sanat, dünyanın düzensizlikleri karşısında başkaldırmanın iki ayrı yüzüdür.” Ve galiba bugün tam da buna, bu iki yoldan biri olan kültür sanata ihtiyaç var: “Daha fazla sanat, daha fazla söz, daha fazla sahne, daha fazla insan.” Sonuç itibariyle; “Daha fazla hayat ve bize göre de iyi yolda bizim Başkan Bülent…”