Denizli Haber - Komedyen Deniz Göktaş’ın yaptığı bir gösteriden sonra ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ ve ‘halkın kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamalarıyla tutuklanmasının ardından, Denizli Barosu bir açıklamada bulundu. Denizli Barosu sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, “İfade özgürlüğü; yalnızca toplumun benimsediği, rahatsızlık yaratmayan veya çoğunluk tarafından kabul gören düşünceler için değil; sarsıcı, sert, rahatsız edici ve tartışmalı ifadeler için de geçerlidir. Demokratik toplumların ayırt edici özelliği, tam da bu tür ifadelerin hukukun güvencesi altında bulunmasıdır. Mizah ve hiciv ise tarih boyunca toplumsal eleştirinin en önemli ifade biçimlerinden biri olmuş; değerlendirilirken kullanılan ifadelerin bağlamı, anlatım tekniği, gösterinin bütünü ve sanatsal niteliği birlikte ele alınmıştır.

Hiç kuşkusuz ifade özgürlüğü mutlak değildir. Hukuken korunan değerlere yönelik saldırılar yargısal denetime konu olabilir. Ancak bir ceza soruşturmasının yürütülmesi ile kişi özgürlüğünü ortadan kaldıran tutuklama tedbirinin uygulanması aynı hukuki değerlendirme kapsamında ele alınamaz. Tutuklama, ceza muhakemesinin en ağır koruma tedbiridir ve ancak son çare olarak başvurulabilecek istisnai bir tedbirdir. Kanunun aradığı kuvvetli suç şüphesinin yanında; kaçma tehlikesi, delilleri yok etme veya değiştirme ihtimali ya da tanıklar üzerinde baskı kurulması gibi somut olguların varlığı ortaya konulmadıkça kişi hürriyetinin sınırlandırılması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz” denildi.

“Masumiyet karinesi, hukuk devletinin temel taşıdır”

Açıklamanın devamında; “Kamuoyuna yansıyan bilgiler dikkate alındığında; soruşturmaya konu gösterinin uzun süredir aleni şekilde sergilenmiş ve yayımlanmış olması, maddi delillerin büyük ölçüde dijital kayıtlarla sabit bulunması, ayrıca şüphelinin yurt dışından kendi iradesiyle Türkiye’ye dönmüş olması karşısında, adli kontrol tedbirlerinin neden yetersiz kalacağı hususunun somut ve ikna edici gerekçelerle ortaya konulmasının hukuki zorunluluk olduğu kanaatindeyiz.

Denizli’de yaz ortasında yağmur sürprizi!
Denizli’de yaz ortasında yağmur sürprizi!
İçeriği Görüntüle

Ceza muhakemesinde koruma tedbirlerinin uygulanmasında ölçüt; kamuoyunda oluşan tartışmalar, toplumsal tepkiler veya suçlamanın niteliği değil; kanunda öngörülen somut şartların gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Aksi yaklaşım, tutuklamanın istisna olmaktan çıkarılarak fiili bir peşin cezalandırma aracına dönüşmesi riskini beraberinde getirir.

Masumiyet karinesi, hukuk devletinin temel taşıdır. Hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan herkes masumdur. Yargılama makamlarının görevi de bu ilkeyi gözeterek, temel hak ve özgürlükler ile kamu yararı arasında adil dengeyi sağlamaktır.

Denizli Barosu olarak; yargı bağımsızlığına ve devam eden yargısal sürece duyduğumuz saygıyı korurken, kişi özgürlüğünü sınırlayan tedbirlerin Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ceza muhakemesinin evrensel ilkeleri doğrultusunda zorunluluk, ölçülülük ve son çare olma esasları çerçevesinde uygulanmasının hukuk devletinin vazgeçilmez gereği olduğunu kamuoyunun bilgisine saygıyla sunuyoruz” ifadelerine yer verildi.

Muhabir: ÜMİT BİLGİÇ