DENİZLİ BU MARATONLA ‘ULUSLARARASI VİTRİN’DE!

EKOPOLİTİK - Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen ve Pamukkale’nin eşsiz doğasını Hierapolis Antik Kenti ile buluşturan Lykos Yarı Maratonu’nun 2.’si için uluslararası tanıtım atağı hız kesmeden sürdürülüyor. Aynı zamanda Denizli’nin turizm potansiyelini küresel ölçekte tanıtmayı da amaçlayan organizasyon, Avrupa’nın önemli şehirlerinde adından söz ettiriyor.

Tanıtım turunun ilk duraklarından biri olan Barcelona’da (Şubat) gerçekleştirilen etkinliklerin ardından maraton ekibi, Prag’da (Mart) düzenlenen yarı maraton kapsamında EXPO alanında yerini aldı. Burada açılan stant aracılığıyla dünyanın dört bir yanından gelen koşucularla birebir temas kurularak organizasyonun tanıtımı yapıldı. Lykos Yarı Maraton şimdi de Paris Maraton EXPO alanında açtığı tanıtım standı ile boy gösterdi.

LYKOS YARI MARATONU AVRUPA YOLLARINDA

Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen ve Pamukkale’nin eşsiz doğasını Hierapolis Antik Kenti ile buluşturan Lykos Yarı Maratonu, uluslararası tanıtım atağını hız kesmeden sürdürüyor. Denizli’nin turizm potansiyelini küresel ölçekte tanıtmayı amaçlayan organizasyon, Avrupa’nın önemli şehirlerinde adından söz ettiriyor. Tanıtım turu boyunca Avrupa’nın en önemli maraton ve yarı maratonları için açılan ülke “Sports Marathon EXPO” alanlarındaki Lykos Yarı Maraton stantlarında dünyanın dört bir yanından gelen koşucularla birebir temas kurularak organizasyonun tanıtımı yapılıyor. Tanıtım çalışmalarının bu önemli merkezlerde de devam edeceği ve organizasyonun uluslararası bilinirliğinin daha da artırılmasının hedeflendiği ifade ediliyor.

LYKOS 2026'DA HEDEF; 35 BİN KAYITLI KOŞUCU!

25 Ekim 2026’da gerçekleştirilecek Uluslararası Lykos Yarı Maratonu 2’nin bütün tanıtım faaliyetleri “35 bin kayıtlı sporcu katılımı” için yapılıyor. Denizli böyle bir uluslararası buluşma ile Lykos Maratonu’nu Dünyanın en büyük 5 yarı maratonu arasına sokmayı hedefliyor. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Bülent Bozbaş'ın sosyal medya hesabı üzerinden konuyla ilgili yaptığı çağrı da adeta bu iddianın ve tanıtım faaliyetlerinin teyidi oldu. Bülent Bozbaş, "Barselona'da 36 bin, Prag’ta 17 bin koşucunun buluştuğu Prag yarı maraton EXPO'ları ile 55 bin kayıtlı sporcunun yarıştığı Paris Maratonu ve Paris-Semi Maratonu’nda da stand açtık. Burada hem şehrimizi ve organizasyonumuzu uluslararası sporcularla buluşturuyor; hem destinasyonumuzu tanıtıyor, hem de yarışımızın hikayesini anlatıyoruz. Biz de bu yıl 35 bin kişi ile Lykos'ta buluşalım istiyoruz" dedi.

ÇAVUŞOĞLU "KOLLARI DÜNYA KENTİ DENİZLİ İÇİN SIVADIK!"

Öte yandan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu Uluslararası Lykos Yarı Maratonu’nun; 2.’si için kolları bir yıl önceden sıvandıklarını anlattı. Başkan Çavuşoğlu ve Büyükşehir Yönetimi çok daha profesyonel ve daha fazla uluslararası katılımlı bir organizasyon için şimdiden planlama çalışmalarına başlarken, Barselona Yarı Maratonu'na stand açılmasının ardından Prag Yarı Maratonu ve Paris Maratonu’na araştırma ve incelemeler için iki ayrı heyet gönderdiklerini ve bu etkinliklerde stand açarak tanıtım çalışmaları yaptıklarını söyledi. Kısacası Lykos Yarı Maratonu 2, 25 Ekim 2026 Pazar günü uluslararası yoğun bir katılımla Pamukkale travertenlerinin mucizevi manzaraları ve Hierapolis Antik Kenti'nin 2 bin yıllık tarihi atmosferinde gerçekleştirilecek. Ve katılımcılara aynı anda görsel bir şölen de sunacak.

LYKOS YARI MARATON ÖNCE BARSELONA MARATONU VE YARI MARATONLARINDA SAHNE ALDI!

Denizli Büyükşehir Belediyesi organizasyonu ile ilki geçen yıl (2025 Ekim ayında) gerçekleştirilen Lykos Yarı Maratonu (Lykos Half Marathon) öce Barselona’da Dünya’nın en büyük spor fuarı olan ExpoSports’ta tanıtılrdı. Denizli; 36 bin kayıtlı sporcu katılımı ile 15 Şubat 2026 Pazar günü (bu Pazar) saat 08:30'da İspanya'nın Katalan Bölgesi Barselona kentinde yapılan Barselona Yarı Maratonu ve 15 Mart 2026’da gerçekleştirilen Barselona Maratonu (Zürih Marato Barcelona) öncesinde her yıl geleneksel olarak açılan Dünya’nın bir numaralı spor fuarı (ExpoSports Zürih-Barcelona)’da Denizli Büyükşehir’in açtığı “Lykos Half Marathon” Standı ile Dünya Vitrini’ne çıktı. Barselona ExpoSports Fuarı'nda açılan Denizli Lykos Yarı Maratonu Standı büyük ilgi gördü. Stantta dağıtılan Serinhisar Leblebisi paketleri de adeta kapışıldı.

PRAG YARI MARATONU'NDA LYKOS RÜZGARI

Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin 25 Ekim 2026'da gerçekleştirilecek Lykos Yarı Maratonu 2’nin hazırlıkları uluslararası alanda da çok iddialı bir şekilde devam ediyor. Dünyanın alanında en büyük fuarı olan Barselona ExpoSports'ta açtığı tanıtım standından sonra Denizli Büyükşehir Lykos Yarı Maratonu’nun 2.’si öncesi bu kez de Prag'da düzenlenen uluslararası etkinlikte Türkiye'den tek temsilci olarak tanıtıldı. Bu yıl Lykos Yarı Maratonu'nun tanıtımı, dünyanın önde gelen koşu etkinliklerinden biri olan Prag Yarı Maratonu'nda gerçekleştirildi. Farklı yüzey özelliklerine sahip parkuruyla hem rekabetçi hem de keyifli bir yarış deneyimi sunan Lykos Yarı Maratonu, henüz ilk yılında sportif başarısının yanı sıra Denizli'nin tarihî ve turistik değerlerini uluslararası platformda tanıtmak için güçlü bir araç haline geldi. Yaklaşık 17 bin sporcunun katıldığı Prag Yarı Maratonu'nun Expo fuar alanında açılan tanıtım stantları arasında Lykos Yarı Maratonu, Türkiye'den katılan tek organizasyon olarak büyük ilgi gördü. Uluslararası spor camiasından yoğun talep alan stantta, Denizli'nin turizm potansiyeli ve maraton parkuru hakkında detaylı bilgiler ziyaretçilere aktarıldı.

LYKOS YARI MARATON ŞİMDİ DE PARİS’TE

Evet, Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve Pamukkale'nin eşsiz doğası ile Hierapolis antik kentini buluşturan Lykos Yarı Maratonu, uluslararası tanıtım faaliyetleri kapsamında Avrupa turuna devam ediyor. Barcelona ve Prag durakları sonrası sıradaki durak Paris Maratonu’nu öncesi (Paris EXPO’da) stand açan Denizli Büyükşehir Belediyesi “kentin kültürel ve doğal zenginliklerini dünyaya tanıtmayı” hedefinde yoluna devam ediyor. Lykos Yarı Maratonu’nun, Prag'dan sonraki durağı Paris’te de tanıtım çalışmaları hız kesmeden sürüyor. Tanıtım çalışmalarının bu önemli merkezde de devam edeceği ve organizasyonun uluslararası bilinirliğinin daha da artırılmasının hedeflendiği ifade ediliyor. Özetle; UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Pamukkale travertenleri ile Hierapolis Antik Kenti arasında koşulan Lykos Yarı Maratonu, yalnızca bir spor etkinliği olmanın ötesine geçerek tarih ve doğayı bir araya getiren özgün bir deneyim sunuyor. Bu yönüyle hem spor turizmine katkı sağlıyor hem de Denizli’nin kültürel mirasını dünya sahnesine taşıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Pamukkale “travertenleri ve (büyük nekropolü ile ünlü) Hierapolis antik kenti arasında koşulan maraton, sporcu ve katılımcılara tarih ve doğayı bir araya getiren özel bir deneyim sunuyor.

SONUÇ; “DENİZLİ DÜNYA SAHNESİNE KOŞUYOR!”

Sonuç itibariyle bazen bir şehir kaderini; bir fabrika bacasıyla, bazen bir üniversite kampüsüyle, bazen bir festivalle, bazen de bir spor organizasyonuyla değiştirir. Denizli şimdi tam da böyle bir eşikte duruyor. Geçen yıl ilk kez düzenlenen Lykos Yarı Maratonu’nun ardından, bu kez gözler maratonun ikincisinin yapılacağı 25 Ekim 2026'ya ve bu tür maratonların dünya örneklerine çevrildi. İspanya’da, Çekya ve Fransa’da açılan “Lykos Half Marathon” standları bu hazırlığın sadece bir parçası idi. Burada organize edilen sıradan bir tanıtım köşesi değil; bu iddialı, hedefi olan, mesajı net bir duruşun ifadesi. Bu iş sadece bir spor etkinliği meselesi değil. Bu iş, bir şehir vizyonu meselesi. Denizli, spor dünyasının kalbi nerede atıyorsa o kalbin attığı yerde “Ben de varım” diyor.

BU SADECE BİR ORGANİZASYON DEĞİL, DENİZLİ'NİN MARKA İNŞASI!

Burada sorulması gereken soru şu: "Denizli neden bir spor destinasyonu olmasın?" Peki elinde ne var? Dünyada eşi az bulunan bir doğa harikası olan Pamukkale Travertenleri. Binlerce yıllık tarihiyle Hierapolis Antik Kenti. Böyle bir parkur, Avrupa’nın birçok kentinde yok. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun organizasyon için bir yıl önceden kolları sıvaması da önemli. Spor turizmi artık sıradan bir etkinlik planlaması değil; ciddi bir ekonomik strateji. Oteller, restoranlar, ulaşım sektörü, esnaf, alışveriş… Hepsi bu hareketlilikten pay alıyor. Kısacası bu bir “koşu” organizasyonu değil sadece. Bu, aynı zamanda Denizli’nin marka inşası.

DGC’DE YENİ DÖNEM DEĞİL, YENİ JENERASYON!

“Terzi kendi söküğünü dikemezmiş” diye bir söz vardır. İşte biz de bu köşe de geçtiğimiz gün bunun aynısını yaşadık. “Denizli'de Dipten Gelen Dalga; Genç Ve Yeni Jenerasyon İş Başında!” başlıklı yazımıza gazeteci arkadaşımız İrfan Atasoy’dan naçizane bir hatırlatma geldi. “DGC’yi de unutmayalım abi” diyordu. Söz konusu yazımız “Denizli’yi yönetenler” temalıydı ancak bir açıdan da haklı bir uyarıydı bu. Denizli’de Gazeteci ve Medya Camiası da değişiyor ve dönüşüyordu. Şimdi çoğu merhum olan ve aramızda bulunmayan; “eski DGC Başkanları; Erol Özbal’lar, Kemal Tartılacı’lar, Hüsnü Okumuş’lar, Sedat Acar’lar, Abdulgaffar Nemutlu’lar (ve başkan olmasalar da merhum; İsmail Aydın, Ferruh Ölmez, Muharrem Aydın, İsmail Ekmekçioğlu, Kenan Şahan, Erol Kes, Yaşar Akın) ile bizim kuşak gazeteciler; Bülent Öztürk'ler, Engin Ünal'lar, Muhammet Karaçay'lar, Emin Barıner’ler, Mesut Güler’ler, Ahmet Deda’lar, Mithat Yalçınkaya'lar, Önder-Ümit ve Altay Varol'lar, İskender (Atilla) Doğan'lar, Seval Uysal'lar, Bülent Çelik’ler, Nadir Güleç'ler, hatta Ferah Işık’lar ile Kadriye Sözeri’ler (Bu gruba Tevfik Tortamış ve ben de dahilim tabii ki) ve de Osman Nuri Boyacı’lar” artık önceki jenerasyonlar sınıfına girmiş eski dönemin (konvansiyonel) gazetecileriydi.

ZİYARETÇİ REKORU!

Yanlış anlaşılmasın; çoğu halen tecrübe ve deneyimleri ile mesleğe sımsıkı bağlı olan ve yazıp-çizen (ilk günkü gibi haberci) bu arkadaşlarımız tabii ki “yerel medya dünyasının tozlu arşivine” kaldırılmış isimler değiller. Ancak son Denizli Gazeteciler Cemiyeti seçimleri gösterdi ki bu kuşak değişimi, “alan açma hareketi” bizim meslekte de kendini gösterdi. Özkan Tokmak ve yeni yönetimi; Serkan Urgancı (eskiler sınırına yakın), Bahadır Kelci, Abdil Yaşaroğlu, Yalçın Bağbozan (eskiler sınırına yakın), Cennet Avcık, Nadir Güleç (eskiler sınırında), Mehmet Barunduk, Nihat Kaplan (eskiler sınırında) aslında DGC’de yeni dönemin ipuçlarını taşıyan bir profil oldu. İlginç olan şudur ki; Özkan Tokmak Başkanlığındaki yeni DGC Yönetimi görülmemiş bir şekilde tam üç aydır adeta ziyaretçi akınına uğruyor. Bu da bizim meslekte de “değişim-dönüşüm ve yeni olana özlemin” bir tezahürü olsa gerek… (Bu arada ilgili bu bölümde ismini atladığımız arkadaşlarımız ve meslektaşlarımız varsa eğer affola…)