Denizli Haber-Denizli İhracatçılar Birliği tarafından kayda alınan ihracat ise nisan ayında yüzde 30,7 artışla 367 milyon dolar olarak açıklandı. Ocak-nisan döneminde Denizli ihracatı yüzde 6,9 artışla 1 milyar 601 milyon dolar oldu. Mart ayında bayram nedeniyle yaşanan iş günü kaybı ve jeopolitik gerilimlerin oluşturduğu olumsuzlukların ihracat ivmesini geçici olarak yavaşlattığı belirtilirken, nisan ayında bu etkinin dengelendiği ifade edildi. Takvim etkisi ve parite avantajının da ihracat artışına katkı sağladığı vurgulandı.

SEKTÖRLERDE ÇİFT HANELİ ARTIŞ
Nisan ayında Denizli’nin önde gelen sektörlerinde dikkat çeken artışlar kaydedildi. Tekstil ve konfeksiyon ihracatı yüzde 20,5 artışla 129 milyon dolara, elektrik-elektronik ihracatı yüzde 31,7 artışla 109 milyon dolara ulaştı. Demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 38 artışla 83 milyon dolar olurken, tarım ihracatı yüzde 27,1 artışla 37 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 26,5 artışla 28 milyon dolar olarak gerçekleşti. Tüm ana sektörlerde yaşanan artış dikkat çekerken, son dönemde daralma yaşayan tekstil-konfeksiyon sektörünün yeniden çift haneli büyüme yakalaması memnuniyetle karşılandı.
EN FAZLA İHRACAT İNGİLTERE’YE
Nisan ayında Denizli’nin en fazla ihracat yaptığı ülke yüzde 51 artış ve 72 milyon dolarla İngiltere oldu. İtalya yüzde 30,5 artışla 41 milyon dolarla ikinci sırada yer alırken, ABD’ye ihracat yüzde 32,7 artışla 36,4 milyon dolar oldu. Almanya 36,3 milyon dolarla dördüncü sıraya gerilerken, Hollanda yüzde 20,5 artışla 25 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. İlk 10 ülkenin tamamında çift haneli artış kaydedildi.
“KÜRESEL İMALAT PMI SAVAŞIN ETKİSİYLE HAFİF DÜŞÜŞ GÖSTERDİ”
Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu, ihracat rakamlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Başkan Uğurlu, “İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Küresel İmalat PMI verileri mart ayında 51,3’e geriledi. Savaşın ilk etkilerinin gözlendiği alanların başında tedarik zincirleri, girdi fiyatları ve beklentiler yer aldı. Tedarikçi teslim süreleri artarken girdi maliyetlerinde de hızlı artışlar yaşandı. Türkiye İmalat PMI ise Mart ayında 1,4 puan düşüşle 47,9’a geriledi. Üretim, yeni siparişler, istihdam ve satın alımlarda düşüşler hızlanırken, özellikle girdi maliyetlerinde enflasyonist baskılar arttı. Küresel ölçekte artan belirsizlikler, ihracatçılarımız açısından öngörülebilirliği zorlaştırıyor. En kısa sürede daha istikrarlı ve öngörülebilir bir küresel ticaret ortamına dönülmesini temenni ediyoruz” dedi.0
“DÖVİZ DÖNÜŞÜM DESTEĞİ SÜRESİ 31 TEMMUZ 2026’YA KADAR UZATILDI”
Başkan Uğurlu, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerinin Türk lirasına dönüşümünü destekleyen uygulamanın süresi 30 Nisan 2026 tarihinde sona eriyordu. 1 Mayıs 2026 tarihli resmi gazete söz konusu desteğin süresi 31 Temmuz 2026 tarihine kadar uzatıldı. Kur istikrarı, maliyet yönetimi ve nakit akışı açısından firmalara bir nebze de olsa nefes olan bu uygulama; üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasına destek oluyor. Mevcut küresel ekonomik koşullar, artan maliyet baskıları ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar dikkate alındığında, söz konusu desteğin devam ettirilmesini ihracatçılar açısından olumlu olarak değerlendiriyoruz. Bu önemli desteğin devam ettirilmesinde emeği geçen tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ediyor, ihracatçılarımız için hayırlı olmasını diliyorum. Ancak, söz konusu desteğin her ne kadar önemi büyük olsa da özellikle emek-yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunabilmesi adına destek oranının en az yüzde 5 olarak uygulanmasının daha etkin olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

İHRACAT VE ÜRETİME GÜÇ KATACAK YENİ VERGİ DÜZENLEMESİ
“Ülkemizin üretim ve ihracat odaklı büyümesine katkı sağlayacak önemli bir adımla yeni vergi düzenlemesi getirildi” diyen Başkan Uğurlu, “Düzenleme kapsamında ihracatçı firmalar için kurumlar vergisi oranı yüzde 14’e, imalatçı ihracatçılar ise kurumlar vergisi oranı yüzde 9’a indirildi. Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler ve konjonktürel belirsizliklerin ticaret üzerindeki etkilerinin hissedildiği bu dönemde, söz konusu adımın uluslararası pazarlarda rekabetçiliğimizi artırmak adına önem taşıdığına inanıyorum. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın son Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini beklentilere paralel şekilde yüzde 37’de sabit tutma kararı aldı. Piyasalar açısından temkinli duruş sürüyor. Enflasyonla mücadele önceliği korunurken, finansal istikrarın gözetildiği bu süreçte faizlerin mevcut seviyesinde tutulması, özellikle kredi maliyetleri ve finansmana erişim açısından reel sektör üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. İhracatçılarımızın rekabet gücünün korunabilmesi, üretim ve yatırım iştahının desteklenmesi adına, önümüzdeki dönemde finansman koşullarının daha öngörülebilir ve erişilebilir hale gelmesini bekliyoruz. Bu çerçevede, para politikasında atılacak adımların reel sektör üzerindeki etkilerinin de dikkate alınmasının büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Tüm bu gelişmeler ışığında, Denizli olarak üretim gücümüz, ihracat tecrübemiz ve değişen küresel koşullara hızlı uyum kabiliyetimizle yolumuza kararlılıkla devam ediyor, yılın geri kalanında daha güçlü bir performans ortaya koymayı hedefliyoruz” diye konuştu.




