Denizli Haber - Her yıl Almanya’nın Frankfurt kentinde geleneksel olarak düzenlenen ev tekstili dünyasının en prestijli buluşma noktası olan Heimtextil Fuarı, bu yıl da Denizli tekstilinin gövde gösterisine sahne oldu. Fuarı değerlendiren Denizli Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği (DESİAD) Başkanı Nuri Turgut, küresel ekonomik dalgalanmalara ve vize engellerine rağmen Türk tekstilcisinin "yeni coğrafyalar" için mücadelesini sürdürdüğünü vurguladı.
“UMUT EN BÜYÜK SİLAHIMIZ”
“Heimtekstil uzun yıllardır Denizli tekstili için, Denizli ev tekstili için önem arz eden bir organizasyon. Zaman içerisinde Heimtextil biraz kan kaybetti. Yaşanan konjonktür, pandemi de başlayan dalgalanmalar, dünyadaki belirsizlikler, dünya ticaretindeki dalgalanmalar ve Avrupa’nın özellikle Almanya’nın vize politikası buraya olan katılımcı, ziyaretçi sayısını düşürdü. Türkiye 10 sene önce 320 kurumla karılıyordu. Bu yıl ise bu rakam 200’e düştü. Geçen sene Denizli’den katılan Denizli firması 70’lerdeydi bu sene ise 57’ye düştü. Önceki yıllarda ziyaretçi sayısı ilk günlerde 150 bin olur, geçen sene bu rakam 70 bindi. Bu olumsuzlukların karşısında gene de bu fuarı kovalamaya devam ediyoruz. Çünkü umut en büyük silahımız. Ve elimizden geleni her şeyi sonuna kadar yapacağız.” dedi.
YÜKSEK MALİYETLERE KARŞI "MALİYETİNE SATIŞ" STRATEJİSİ
Döviz kuru ve artan işçilik maliyetlerinin rekabet gücünü zorladığını, yeni kapılar açmak için fedakârlık yaptıklarını belirten Turgut, “Biz beklentiyi düşük tutarak gelmiştik. Beklentimizin üzerinde. Elbette ki hazırlıklarımızı yaptık. Çeyiz bohçamızı hazırladık. Ürünlerimiz renklerimiz tasarımlarımız farklı coğrafyalar hatta fiyat politikası olarak en büyük handikabımız da uygulanan döviz kuru ve işçilik maliyetlerin yarışamaz olduğu en büyük problemimiz fiyatı da aşabilmek için uygun fiyatlar vermek yerine göre yeni müşteriler yeni coğrafyalarda yeni kapılar açabilmek için maliyetine fiyat vermek şeklinde çalışmamız söz konusu. İnşallah bütün bunların karşılığında Denizli tekstili için güzel sonuçlarla herkes valizinde siparişlerle döner diye umut ediyoruz” ifadelerini kullandı.
KÜRESEL SİYASETE SERT ELEŞTİRİ: "VAHŞİCE BİR SALDIRI VAR"
Dünya genelindeki siyasi gerilimlerin ekonomiyi doğrudan tetiklediğini belirten Nuri Turgut, “Genel çerçevede memnunuz. Fakat dünya konjonktürünün gidişi insanı bazen umutsuzluğa sevk ediyor. Atlas okyanusunda Amerikan askerlerinin Venezuela gemilerine el koyması korsanlıktan başka neyi izah eder dedik. Adam yetmedi cumhurbaşkanlığı köşküne gidip cumhurbaşkanlarını aldı götürdü. İran ile ilgili olanları yaşananları gözlemliyoruz. Grönland Avrupa’ya bir gözdağı veriyor. İran halkına direnin destek yolda diyor. Bütün bunlar bir çaresizliğin işareti mi? Yaklaşmakta olan kaosun işareti mi? Zirveye ulaşmış doyumsuzlukların işretleri mi? ne olursa olsun dünyayı sıkıntıya sokan belirsizliği artıran geleceği ilişkin çok daha dikkatli olmamızı gerektiren gelişmeler. Siyaset ve ekonomi iç içe acayip tetikliyor. Siyasi gelişmelerin olma sebebi Amerikan ekonomisinin içinde bulunduğu açmaz. Bu açmazı açabilmek için gelir kaynakları oluşturmak zorunda bunun hukuka uygun olup olmaması insan haklarına uygun olup olmaması hiçbir önemi arz etmiyor. Vahşice saldırıyor. Bütün bunların dışında biz kendi işimizi yapmaya çalışıyoruz. Daha dikkatli olmak zorundayız ama gelecek anlamında 2026 bizim için umut dolu bir yıl” dedi.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE ZENGİN KATALOG VURGUSU
Cotton Box olarak fuara çok özel koleksiyonla katıldıklarını belirten Turgut, “Biz sene de iki koleksiyon hazırlayıp çıkıyoruz. Bunun dışında da sürekli yeni, ürün takviye ederek geliyoruz. Bu bölgede Avrupa ağırlıklı müşteriler olduğu için Avrupa kültürüne hitap edecek desenlerden ve renklerden yeni ürünler çıkardık. Bu yeni ürünleri müşterilerin beğenisine sununduk. Sadece düz basit dokumların dışında çok daha farklı sürdürebilirlik temelinde geri dönüşümleri barındıran çevreye duyarlı, sağlıklı ürünlerle beraber normal baskılı grupta da Avrupa kültürüne yansıtan Avrupa kültürüne hitap eden desenlerle pek çok ürünler getirdik. Zaten idamız şu; Biz en zengin katolağa ve en geniş çeşide sahibiz. Bunu takip etmeye devam ediyoruz. Burada da müşterilere bunları sunduğumuzda bunun haklı gururunu yaşıyoruz. Kendileri diyorlar ki hakikatten bu işin hakkını veriyorsunuz. Herkes kendi coğrafyasına kendi ülkesine kendi kültürüne uygun renk desen çizgi buluyor” diye konuştu.




