Ekonomi Haber - Kamuoyuna yansıyan mart ayı ekonomik verileri üzerine Hekimsen’den yazılı açıklama yapıldı. Araştırmadan verilerin paylaşıldığı açıklamaya göre, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık harcama 34 bin 302 TL’ye ulaştı. Şubat ayında 33 bin 328 TL olan açlık sınırı, bir ayda yaklaşık 974 TL arttı. Aynı dönemde, gıda dışı temel ihtiyaçların da eklenmesiyle hesaplanan yoksulluk sınırı ise 111 bin 734 TL’ye yükseldi. Böylece yaşam maliyetindeki aylık artış yaklaşık 3 bin 172 TL oldu.
Gıda enflasyonu yüzde 2,92
Açıklamada, "Mart ayında gıda fiyatlarındaki artış oranı yüzde 2,92 olarak hesaplandı. Şubat ayındaki yüzde 3,62’lik artışa göre hızda sınırlı bir düşüş yaşansa da, gıda fiyatlarındaki yükselişin sürdüğü dikkat çekti. Uzmanlar, artış hızındaki bu yavaşlamaya rağmen fiyat seviyesinin yüksek kalmasının, özellikle sabit gelirli kesimler üzerindeki baskıyı azaltmadığını vurguluyor" denildi.
Kişi başı gıda harcamaları 10 bin TL’ye dayandı
Açıklamada, Mart 2026 yılı itibariyle aylık kişi başı gıda harcamaları verilerine de yer verildi. Bu veriler, "yetişkin erkek 10 bin 13 TL, yetişkin kadın 8 bin 648 TL, 10 yaş kız çocuğu 7 bin 912 TL, 7 yaş erkek çocuğu 7 bin 728 TL" olarak ifade edildi. Açıklamada, "Bu veriler, özellikle çocuklu ailelerde beslenme maliyetinin hane bütçesi üzerindeki yükünün giderek arttığını ortaya koyuyor" ifadelerine yer verildi.
En yüksek artış süt ve sebze-meyvede
En yüksek artışın süt ürünleri ile sebze-meyvede yaşandığının bildirildiği açıklamada, "Süt ve süt ürünlerinde yüzde 5,35, sebze ve meyvede yüzde 4,30 olduğu görüldü. Et, balık ve bakliyat grubunda artış yüzde 1,67 seviyesinde kalırken, ekmek ve tahıl grubunda artış yalnızca yüzde 0,25 ile sınırlı kaldı. Uzmanlara göre özellikle süt ürünleri ve sebze-meyve grubundaki artışlar, toplam gıda enflasyonunu yukarı çeken ana kalemler oldu" ifadelerine verildi.
Açıklamanın son bölümünde, Hekimsen’in şu görüşü yer aldı: "Asgari ücret, açlık sınırının altında kalmaya devam ediyor. Emekli maaşları açlık sınırının oldukça gerisinde bulunuyor. Kamu çalışanlarının önemli bir bölümü yoksulluk sınırının altında gelir elde ediyor. Bu durum, ücret artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Raporda, Türkiye’de yaşanan geçim sıkıntısının artık geçici değil, kalıcı ve yapısal bir sorun haline geldiği vurgulanıyor. Gıda fiyatlarındaki artışın kontrol altına alınamaması ve gelirlerin bu artışa paralel yükselmemesi nedeniyle, özellikle dar ve sabit gelirli kesimlerin yaşam şartları her geçen ay daha da zorlaşıyor. Ücret politikaları, vergi düzenlemeleri ve sosyal destek mekanizmalarının açlık ve yoksulluk sınırı verileri dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerekiyor."




