Ekonomi Haber - Bu yıl 106 stant ile Hometex Fuarı’nda yerini alan Denizlili firmalar dikkat çekerken, SaXcell CMO’su Süleyman Kocasert fuara dair açıklamalarda bulundu. Kocasert, “HOMETEX, Heimtextil’den sonra sektörün en önemli fuarlarından biri. Türkiye; Türki Cumhuriyetler, Doğu Avrupa, Balkanlar ve Körfez ülkeleri için önemli bir cazibe merkezi konumunda” dedi.
“SEKTÖR DARBOĞAZDAN GEÇİYOR”
Dünyada yaşanan savaşlar ve bölgesel krizlerin tekstil sektörünü doğrudan etkilediğini ifade eden Kocasert, lojistik ve tedarik zincirlerinde ciddi kırılmalar yaşandığını söyledi. Fuarda 40 ülkeden 150’nin üzerinde katılımcının yer aldığını belirten Kocasert, “Sadece ev tekstili değil, genel anlamda tekstil sektörü zor bir dönemden geçiyor. Körfez bölgesindeki sıcak gelişmeler olmasaydı bu fuar çok daha güçlü ticari sonuçlar doğurabilirdi” diye konuştu.
“MARKALAŞAN FİRMALAR DAHA HAREKETLİ”
Fuardaki stant kalitesinin oldukça yükseldiğini vurgulayan Kocasert, kendi markasını oluşturan ve koleksiyon geliştiren firmaların daha yoğun ilgi gördüğünü belirtti. Kocasert, “Kendi markasıyla hazır ürün satan firmaların daha hareketli olduğunu görüyoruz. Bu nedenle markalaşmanın ve özgün koleksiyon oluşturmanın önemini özellikle vurguluyoruz” ifadelerini kullandı.
“DENİZLİ HER MASADA VAR”
Denizli’nin ev tekstilindeki gücüne dikkat çeken Kocasert, şehrin dünya ölçeğinde önemli bir üretim merkezi olduğunu söyledi. “Denizli bugün Avrupa’nın en büyük ev tekstili üretim merkezlerinden biri. Dünyada ise ilk 5 içerisindeyiz. Denizli’nin adı artık sektörün olduğu her masada konuşuluyor” dedi.
“KRİZLER TÜRKİYE’YE AVANTAJ SAĞLIYOR”
Pakistan ve Bangladeş gibi üretim merkezlerinde yaşanan sorunların Türkiye’ye yönelimi artırdığını belirten Kocasert, hızlı üretim ve teslimat avantajına dikkat çekti. Kocasert, “Kriz dönemlerinde markalar Türkiye’ye yöneliyor. Pandemi döneminde de bunu yaşamıştık. Ancak bunun kalıcı mı yoksa geçici bir talep kayması mı olduğunu iyi analiz etmek gerekiyor. Temkinli olmakta fayda var” dedi.
“TÜRKİYE LOJİSTİKTE STRATEJİK ÜS OLABİLİR”
Türkiye’nin coğrafi avantajına dikkat çeken Kocasert, yeni finansal düzenlemelerle İstanbul’un bölgesel bir yönetim merkezi olabileceğini söyledi. “Türkiye hem Avrupa’ya hem Asya’ya açılan stratejik bir merkez” diyen Kocasert, “Mısır’a birkaç günde konteyner ulaşabiliyor, Avrupa’ya ise tırlar 5-6 gün içinde teslimat yapabiliyor. Lojistik anlamda çok güçlü bir avantajımız var. Limanların daha etkin kullanılması ve İpek Yolu bağlantılı hızlı tren projelerinin hayata geçirilmesi ihracata ciddi katkı sağlayacaktır” diye konuştu.