Ben bu gece mayısın beşiyim/ Ah benim güzel abim, uzun abim, uçurum çiçeği abim/ Ah benim giden abim.../ Türkülere, dağlara/ Ah benim giden abim; türkülere, çocuklara/ Ben bu bahar çok değiştim be anne.. Ben bu bahar burada değilim/ Ben bu bahar hayatın pencerelerinden kaçıp/ Bir ilmiği çözer dönerim..”
AH BENİM UZUN ABİM, GİDEN ABİM!
Yukarıdaki bu sözler İzmir’li sanatçı, müzik adamı, hukukçu ve yazar Hüsnü Arkan’ın “5 Mayıs” isimli şarkısına ait. Deniz Gezmiş ve de arkadaşları; Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için yapılmış bir parça. En çok da “Ah benim güzel abim, uzun abim, uçurum çiçeği abim/ Ah benim giden abim, türkülere, dağlara” dizeleri yakıcı ve çarpıcı etki yapıyor “Cevahir Kalplerimize.”
BİZ DENİZ’E YAKIN OTURUYORUZ!
Sohbetlerde; “Denize nazır olmasa da denize yakın bir evde oturuyoruz” denir ya hani. Bakmayın benim Denizli eksenli yazılar kaleme aldığıma. Ben de İzmir Güzelbahçe’de ikamet ediyorum ve dört yıldır “denize yakın oturuyorum.” Yani; “Deniz’e yakın oturmanın dayanılır ağırlığını” yoğun bir şekilde yaşıyorum. Tabii ki bu bildiğimiz deniz; Akdeniz veya Ege Denizi değil. Söz ettiğimiz deniz 54 yıl önce idam edilen “Deniz-Yusuf-İnan’ın” Deniz’i. Yani Deniz Gezmiş’i. Bugün Mayıs’ın 6’sı. Bugün “baharı, yeni ve güneşli günleri müjdeleyen”, inanışa göre; Hızır Peygamber’in bereketi ile İlyas Peygamberin denizlerden gelen ılık dayanışma rüzgarını buluşturan Hıdırellez Bayramı. 6 Mayıs 2026 tarihinin başka bir anlamı daha var. Yine bu 6 Mayıs; Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edildikleri o kara tarihi ve karanlık günü anlatıyor. Üç Fidan’ın suçsuz yere idam edilmelerinin üzerinden tam 54 yıl geçmiş. Bizim “Denize Yakın” oturmamızın ironik çakışması da işte bundan kaynaklanıyor. Bundan dört yıl önce; 6 Mayıs 2022’de Güzelbahçe’de 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan anısına “Üç Fidan Anıtı” açıldı. Güzelbahçe’nin o dönem Belediye Başkanı olan Mustafa İnce 68 kuşağının devrimci liderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan' ı tasvir eden anıtı Seferihisar yol ayrımında Kahraman Dere Mahallesi’nin girişinde hayata geçirdi. (Güzelbahçe’nin CHP’li yeni Başkanı Mustafa Günay da o zaman Başkan Yardımcısıydı) Şimdi bu anıt, “gündüzleri güneşte, geceleri yıldızların altında”, Güzelbahçe Yeşil Vadi kavşağı’nda; (geceleri ışıklandırılmış bir şekilde) her 6 Mayıs’ta üç fidan anmalarında dolup taşıyor. Biz de “Deniz’e yakın oturmanın dayanılmaz hafifliği” ile “Deniz-İbo-Çayan, Savaşa Devam!” demekten kendimizi alamıyoruz.
NECDET ADALI’DAN HIDIR ASLAN’A; İNCE VE ACI BİR YÜREK SIZISI
Her 6 Mayıs’ta yüreğimiz “Üç Fidan” ile ve Ege’de idam sehpalarında hayattan koparılan devrimcilerle çarpar ve ince bir ağrı ile sızlar. Önce 12 Eylül 1980 sürecinde ilk idam edilen isim olan ve adı Denizli ile anılan Necdet Adalı düşer aklımıza. Daha sonra da Ege Bölgesi cezaevlerinde darağacına gönderilen devrimciler dizilir anılarımıza. 1982 yılında İzmir Buca Kapalı Cezaevi’nde idam edilen; İbrahim Ethem Coşkun, Seyit Konuk, Necati Vardar ile 1984 yılında Buca Kapalı Cezaevi’nde idam edilen İlyas Has ve Burdur Kapalı Cezaevi’nde infaz edilen Hıdır Aslan. Onların hepsi Ege Cezaevlerinde idam edilmiş ve yaşamdan koparılmış genç fidanlardır.
SORUŞTURMALAR BİZİ YILDIRAMAZ, ‘ÜÇ FİDAN ANITI” BURADA KALACAK!
Öte yandan CHP Güzelbahçe İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen “Deniz’ler Anması” büyük ilgi ve katılımla gerçekleştirildi. Atatürk Mahallesi Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan halk ‘Kahraman Dere’deki Üç Fidan Anıtı’na kadar sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdi. Anma Üç Fidan Anıtı önünde devam ederken Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay burada bir konuşma yaptı. Günay, “Acısını hiçbir zaman unutamayacağımız devrimci yoldaşlarımız Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı, “Atatürk'ten Denizlere Tam Bağımsız Türkiye” haykırışıyla andık. Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanlığımızın düzenlediği etkinlikte, Atatürk Mahallesi Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı önünden Üç Fidan Anıtı’na kadar sessiz yürüyüş gerçekleştirdik. Ardından İlçe Başkanımız Devrim Seyrek, Korhan Özgören ve Görkem Bozyel’in seslendirdiği birbirinden değerli türküler eşliğinde Denizleri bir kez daha özlemle andık. Gecenin sonunda anıtları önüne bıraktığımız karanfillerle; mücadeleye, ‘Tam Bağımsız Türkiye' idealine olan bağlılığımızı dile getirdik.
Bu anlamlı gecede bizlerle olan CHP İl Başkanımız Çağatay Güç’e, il yöneticilerimize, ilçe başkanlarımıza ve tüm devrimci yoldaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Tek Yol Devrim!” dedi.
CHP'Lİ BAŞKAN'DAN 6 MAYIS SLOGANI; TEK YOL DEVRİM!
Kortejin en önünde “Atatürk'ten Denizlere Tam Bağımsız Türkiye” pankartının ardında yürüyen Güzelbahçe Belediye Başkanı Günay anıt önünde yaptığı konuşmada; “Buraya bu anıtı yaptığımız için hakkımızda soruşturmalar açıldı. Kaldırın, denildi. Biz bu anıtı asla kaldırmayacağız. Üç Fidan; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan burada sonsuza kadar yaşatılacak. Onların başlattığı bağımsızlık yürüyüşünü biz sürdürüyoruz. Bu yürüyüş iktidar yürüyüşüdür. Atatürk’ten Denizlere iktidar yürüyüşüdür. Tek yol devrim!” dedi.
İSRAİL'E İLK "DUR" DİYEN ONLAR OLDU!
“En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de Devrim,/ O, onun en güzel yüz metresini koştu/ En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak.../ En hızlısıydı hepimizin,/ En önce göğüsledi ipi.../ Acıyorsam sana anam avradım olsun,/ Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!” (Can Yücel; Bizim Deniz)
BİZİM DENİZ 54 YIL SONRA HALEN 25 YAŞINDA!
Bugün günlerden 6 Mayıs… Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın yani; “Bağımsız Türkiye için” en uzun koşunun en güzel yüz metresini koşan Üç Fidan’ın idam edildikleri o Hıdırellez gününün (5-6 Mayıs 1972) üzerinden tam 54 yıl geçti. Can Yücel’in More Nostrum (Bizim Deniz) şiirinde en yalın haliyle anlattığı Deniz Gezmiş’in başlattığı bu koşu halen bu ülke topraklarında en canlı ve yakıcı haliyle sıcaklığını koruyor. Üç Fidan’ı ve Deniz Gezmişi en iyi anlatan şair nasıl ki Can Yücel ise, yine “Deniz” adını yüreklere ve nesillere kazıyan bir şarkı ya da ağıt da; söz, beste ve müziği Hüseyin Karakuş’a ait olan “Adı Deniz Olmalı!” müzik albümüdür. Bu şarkı; Adı Deniz Olmalı, diye başlar. Ve yürekleri acı ile, sızı ile işler.
DENİZ DEDİM ADINA, ADI DENİZ OLMALI
“Adı Deniz Olmalı; bir çocuğumuz olursa/ adı deniz olmalı,/ ister kız ister erkek/ farketmez hiç biri/ fakat bakışları fark etmeli/ güneş gibi olmalı/ aydınlatmalı her tarafı/ her bir yandan bir bir/ bir çocuğumuz olursa/ adı deniz olmalı/ deniz kadar engin, deniz kadar coşkun/ deniz kadar sıcak, deniz kadar güzel/ bir çocuğumuz olmalı/ adı deniz olmalı/ deniz dedim adına, adı deniz olmalı...” (Hüseyin Karakuş)
Şimdi de “Adı Deniz Olmalı” şarkısını (ağıt) dinledikten sonra yeni bir yazı ile kağıda döken yazar; Erdal Kişioğlu’ndan şiirin bugüne uyarlanmış yorumunu dinleyelim; “Bir çocuğumuz olursa adı Deniz olmalı!/ Kavgası kundaktaki çocuk, bastonlu Ahmet Amca için;/ Köylü Hasan, madenci Orhan, şoför Burhan için olmalı…/ Haksızlığa karşı haykırmalı, boğuşmalı…/Elinde orağı, çekici; başında kızıl yıldızlı beresi olmalı…/ Ve özgürlüğün adını dağa taşa yazmalı!”
Denizler Anması'nda "Tek Yol Devrim" demekten kendini alıkoyamayan "CHP'li Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay Ege'de yalnız değildi. Denizli Büyukşehir Belediye Başkanı ve Ege Belediyeler Birliği Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu da 6 Mayıs'ta dünyaya gelen ilk çocuğuna "Deniz" adını koymuştu.
BABALARDAN OĞULLARA; ECEVİT’TEN DENİZ’LERE!
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun babası Mehmet Çavuşoğlu onun adını Kıbrıs Fatih'i Karaoğlan yani CHP’nin efsane liderlerinden Bülent Ecevit’e olan sevgisinden dolayı “Bülent” koyarken, Başkan Çavuşoğlu da 6 Mayıs 2008’de doğan ilk çocuğuna (büyük oğlu) üç fidan anısına “Deniz” adını verdi. CHP Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu adını “Kıbrıs Fatihi, 16. dönem Başbakanı ve CHP'nin Efsane Genel Başkanı (3. Genel Başkan) Bülent Ecevit'ten aldı. 1 Ağustos 1974’te 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’ndan 10-11 gün sonra doğan Çavuşoğlu’na annesi Kerime ve babası Mehmet Çavuşoğlu Ecevit’in ön adı Bülent ismini verdi. (Baba Mehmet Çavuşoğlu Ecevit’i çok severdi ve oğlunun adının Bülent olmasını istemişti) Bülent Nuri Çavuşoğlu Nilgün Çavuşoğlu ile evlendi. Nilgün-Bülent Çavuşoğlu çiftinin Deniz Çağan ve Mehmet Boran adında iki erkek çocukları oldu. Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun babası Mehmet Çavuşoğlu onun adını Kıbrıs Fatih'i Karaoğlan yani CHP’nin efsane liderlerinden Bülent Ecevit’e olan sevgisinden dolayı Bülent koyarken, Başkan Çavuşoğlu da 6 Mayıs 2008’de doğan ilk çocuğuna (büyük oğlu) üç fidan anısına “Deniz” adını verdi. Deniz Çağan Çavuşoğlu…
BAŞKAN ÇAVUŞOĞLU’NUN “BİR OĞLU OLDU, ADINI DENİZ KOYDU!”
Evet, 6 Mayıs’lar uzun süredir Başkan Çavuşoğlu için iki nedenden dolayı çok önemliydi. “Denizler’in bitmeyen bağımsız Türkiye Yolculuğu ve oğlu Deniz Çağan da dahil binlerce Deniz’in var olmaya devam edeceği gerçeği.” İşte, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun her 6 Mayıs’ta (5-6 Mayıs 2019) yaptığı paylaşım; “6 Mayıs oğlum Deniz Çağan’ın doğum günü. 6 Mayıs 1972’de Denizleri idam edenler sanmışlardı ki bu iş bitecek. Ama göremedikleri bir şey vardı, o da bugün binlerce Deniz’in var olduğu ve var olmaya devam edeceği gerçeğiydi. Oğluma nice yıllar. Deniz, Yusuf, Hüseyin’e de binlerce selam…”
İSRAİL’E KARŞI İLK EYLEM 55 YIL ÖNCE ONLAR’DAN!
Deniz Gezmiş’lerin idam günü 6 Mayıs’a giden o kahreden unutulmaz süreci kısaca anlatacak olursak; “16 Mart 1971'de Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan, 23 Mart'ta Hüseyin İnan yakalanmıştı. Bunun üzerine o dönemin devrimci örgütleri, THKP-C ve THKO, arkadaşlarının serbest bırakılması için bir dizi adam kaçırma eylemlerine girişti. 17 Mayıs 1971 günü Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi militanları Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı ve Hüseyin Cevahir, İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom'u kaçırdılar. Arkadaşlarının salıverilmesi için ‘24 saat süre verdiler.’ Talepleri karşılanmayınca 22 Mayıs 1971 günü başkonsolosu infaz ettiler. Türkiye’deki bu rehin olayı ikinci dünya savaşının en büyuk mağduru Yahudiler’in Filistin’de kurduğu korsan İsrail devletine karşı Dünya'da gerçekleştirilen en ciddi (ilk) eylemlerden biri oldu.
“71 SICAĞI; NURHAK” VE UNUTULMAZ 6 MAYIS 1972!
Bir kaçırma girişimi de; 31 Mayıs 1971 günü THKO militanlarının, cezaevindeki Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının serbest bırakılmasını sağlamak için Malatya Kürecik'te (Nurhak’larda) bulunan ABD Radar Üssü'nü basmaya giderken güvenlik güçleriyle çatışmaya girmeleri olayıdır. THKO militanları Malatya Kürecik'te bulunan ABD Radar Üssü'ne doğru yol alırken pusuya yakalandılar. Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan ve Kadir Manga, askerler tarafından öldürüldü. Mustafa Yalçıner ağır yaralandı, Hacı Tonak silahsız olduğu için çatışamadan ele geçirildi.
BULDANLI ŞİRİN CEMGİL (YAZICIOĞLU)
Metin Güngörmüş ile Ahmet Erdoğan ise çatışma alanından kaçmayı başardı. İşte bu olayda adı geçenlerden biri de; Denizli Buldan’ın tanınmış ailelerinden Yazıcıoğlu Ailesi’nin Hukuk Öğrencisi kızı Şirin Yazıcıoğlu (Cemgil) ile öğrenciyken evlenen ODTÜ Öğrencisi öğrenci gençlik lideri Devrimci Sinan Cemgil'dir. (Bugün Restore edilip koruma altına alınan tarihi Buldan Konakları’ndan olan Yazıcıoğlu Konağı’na 70’li yılların başında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının da Şirin Yazıcıoğlu Cemgil’le birlikte dönem dönem geldikleri ve kaldıkları şehir efsanesi de mevcuttur)
ÇİVRİL’Lİ HÜDAİ ARIKAN DA DENİZ, YUSUF, İNAN İÇİN CAN VERDİ!
Yaklaşık 1 yıl sonra 10 kişilik Mahir Çayan ve Arkadaşları Grubu 26 Mart 1972 günü Ünye Radar Üssünde çalışan birisi Kanadalı (John Law), ikisi İngiliz (Gordon Banner ve Charles Turner) olan üç teknisyeni kaçırdı. Yine pazarlık Deniz, Yusuf, İnan’ın serbest bırakılması ile ilgili bir pazarlıktı. 30 Mart 1972’de Kızıldere’de bir köy evinde muhtarın ihbarı ile sarılan (11 kişilik THKP C’li militan) Mahir Çayan ve arkadaşları bomba ve kurşunlarla katledildi. İçlerinden sadece Ertuğrul Kürkçü yaralı olarak kurtuldu. Ölen 10 devrimciden biri de Denizli Çivril’li Hüdai Arıkan’dı. Arıkan harp okulu mezunu bir teğmendi.