Denizli Haber - 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’na katılan Emekli Deniz Astsubayı Gazi Turgut Bozkurt, 52 yıl sonra yaşananların perde arkasını drttv.com’a anlattı. Kıbrıs Barış Harekatı’na 18 yaşında Deniz Astsubay rütbesiyle katılan 70 yaşındaki Bozkurt, 20 Temmuz'da gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı'nda TCG Kocatepe (D-354) Gemisinde görev yaptı. Emekli Deniz Astsubayı Turgut Bozkurt, 52 yıl sonra yaşananların perde arkasını, denizde verdikleri can pazarını ve 54 şehidin anısına Mersin’de yükselen anıtın hikâyesini anlattı.
"18 YAŞINDA YENİ MEZUN BİR ASTSUBAYDIM"
1974 yılında henüz 18 yaşında gencecik bir astsubay olarak Mersin'de nöbette olduğunu belirten Gazi Turgut Bozkurt, harekât öncesi ve olay anında yaşanan iletişim kopukluğunu şu sözlerle aktardı: "16 Temmuz'da Nikos Samson darbesi olduğunda Mersin'de Kıbrıs için nöbetteydik. İlk gün çıkarma gemilerimizle birlikte bombardıman yapıldı, sahalar temizlenmeye çalışıldı. Arkasından bazı gemilerimiz Mersin’den takviye birlik almak için geri döndü. Biz Rum kesiminden ve Yunanistan'dan gelebilecek olası müdahaleleri engellemek için nöbette kaldık” dedi.
KOPUK İLETİŞİM VE "DOST ATEŞİ" DEHŞETİ
Yunanistan'ın adaya 9 gemilik bir konvoyla yardıma geldiği yönünde bir istihbarat karmaşası (dezinformasyon) yaşandığını belirten Turgut Bozkurt, havacılar ile denizciler arasındaki iletişim kopukluğunun felaketi getirdiğini ifade etti: "Bizi Adana’daki Kolordu gönderdi. Hava Kuvvetleri de aynı gemilere uçak gönderiyor ama onları Ankara yönlendiriyor. 'Denizde gemimiz yok' yanıtı alınınca uçaklarımız geldi. Şanssızlığımız; Türk ve Yunan gemilerinin her ikisinin de ABD yapımı eski gemiler olmasıydı. Gemilerin profilleri birebir aynıydı. Bizim radarlarımız gelenlerin Türk uçağı olduğunu gördü ama Ankara'daki bilgi eksikliği yüzünden 'Vurun' emri verildi. Saat 14.00 sularında kendi pilotlarımız bizi bombalamaya başladı. Gemimizin kazan dairesi vuruldu, elektrikler gitti, hareket kabiliyetimizi kaybettik. 21 Temmuz’da gemiyi terk emri verildi."
DENİZDE 72 SAATLİK CAN PAZARI VE MUCİZE KURTULUŞ
Geminin vurulmasının ardından çıkan yangınlarda filikaların zarar gördüğünü ve 22 kişiyle küçük bir bota sığınmak zorunda kaldıklarını belirten Turgut Bozkurt, “19 Temmuz'dan beri uykusuz ve susuzduk. Sabaha karşı denizde müthiş bir fırtına ve çırpıntı çıktı. Yorgun ve tecrübesizdik, botumuz devrildi, ters kepçe olduk. Denizde müthiş bir panik yaşandı. Yüzerek başka bir bota ulaştık, ip teşkilatına (şeytan çarmıhı) tutunduk. Ne yazık ki İsmet Dülgeroğlu abimiz orada şehit oldu. Öğleye doğru hava durunca botu ters çevirip içine oturduk. 3’ü şehit oldu. 19 kişi kaldık” dedi. 3 gün boyunca denizde yaşam mücadelesi verdiklerini söyleyen Gazi Bozkurt, kendilerini önce bir İngiliz keşif uçağının fark ettiğini, ardından İngiliz gemisi tarafından kurtarılarak helikopterle Rum bölgesindeki bir hastaneye kaldırıldıklarını söyledi. Ateşkes ilan edildikten sonra İngilizler aracılığıyla TCG Berk gemisine, oradan da Mersin Limanı'na iade edildiklerini belirtti.
"54 ŞEHİDİMİZİN SUDA MEZARI BİLE YOKTU, ANITINA KAVUŞTUK"
Yıllar sonra yaşanan ahde vefa sürecine de değinen Turgut Bozkurt, Mersin'de açılışı yapılan anıtın önemini vurguladı: "İsmet abim dahil 54 şehidimizin maalesef bir mezarı bile yoktu. Sadece denizden çıkarılan çakmağı, kimliği kalmıştı. Mersin Deniz Müzesi'ne TCG Kocatepe Anıtı'nı yaptık. 54 şehidimizin ismi oraya kazındı. Haziran ayında şehit eşleri ve çocuklarıyla buluşup anıtın açılışını yaptık. Artık başında dua edebileceğimiz bir anıtımız var."
"MAVİ VATAN’IN TEMELİ KIBRIS'TA ATILDI"
Sözlerini Kıbrıs’ın jeopolitik önemine ve milli savunma sanayisinin gerekliliğine dikkat çekerek tamamlayan Emekli Deniz Astsubayı Turgut Bozkurt: "Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 'Kıbrıs Anadolu'nun bağrına uzanan bir hançerdir' diyerek Doğu Akdeniz'i işaret etmiştir. Bugün 'Mavi Vatan' diyorsak bunun mihenk taşı Kıbrıs’tır. Kıbrıs olmasa Antalya Körfezi’ne hapsedilirdik. 1974'te Ecevit ve Erbakan’ın cesaretiyle deniz aşırı bir harekât yapıldı. O dönem bize uygulanan ambargolar, bugün kendi milli uçaklarımızı ve gemilerimizi yapmamızın önünü açtı. Milli olmanın önemi o gün anlaşıldı. Bahriye’de 26 yıl görev yaptıktan sonra 2000 yılında emekli oldum, 30 sene milletime hizmet ettim” dedi.