Ekonomi

Made İn EU Nedir? Denizli ihracatı artar mı? DENİB Başkanı Osman Uğurlu açıkladı!

Avrupa Birliği’nin gündemindeki “Made in EU” düzenlemesi, üretimin Avrupa içinde yeniden güçlendirilmesini hedefleyen bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Peki bu düzenleme ne anlama geliyor, neyi değiştirecek ve Türkiye ile Denizli ihracatına etkisi olacak mı? Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu konuyu değerlendirdi.

Ekonomi Haber - Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu, Avrupa Birliği’nin gündeminde yer alan “Made in EU” düzenlemesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uğurlu, küresel ekonomide ve özellikle Avrupa Birliği içinde sanayi üretiminin önemli ölçüde gerilediğine dikkat çekerek, üretim payının yüzde 20’nin altına düştüğünü ifade etti. Bu tabloyu tersine çevirmek için çeşitli adımlar atıldığını belirten Uğurlu, “Made in EU” düzenlemesinin de bu kapsamda değerlendirildiğini söyledi. Söz konusu düzenlemenin Avrupa’nın üretim kapasitesini yeniden güçlendirme amacı taşıdığını vurgulayan Uğurlu, mevcut çabaların önemli olmakla birlikte yeterli olmadığını dile getirdi.

“TİCARET ORTAKLARINA POZİTİF ETKİSİ OLACAK”

“Made in EU düzenlemesinin özü, sanayi üretimini nasıl artırabiliriz, ihracatı nasıl ivmelendirebiliriz” diyen Başkan Uğurlu, “Avrupa Birliği kendi üyeleri arasında sanayi üretimini ve ihracatını hızlandırmak istiyor. Bu önemli gerçekten… Çünkü AB içinde sanayi üretimi %20’nin altına düştü biliyorsunuz. Avrupa’daki sanayiciler de üretmekte ve rekabet etmekte zorlanıyorlar artık. Made in EU düzenlemesi ne getirmek istiyor; 1- Kamu alımlarında Avrupa üretimine öncelik vermek, 2- Kamu alımlarında yerel içerik zorunluluğu getirmek, 3- Stratejik sektörlerde kamunun sanayi yatırımını arttırmak ve Avrupa tedarik zincirlerini oluşturmak. Bu arada ifade etmeliyiz ki Made in EU düzenlemesinin yalnızca AB’ye değil AB’nin ticaret ortaklarına da etkisi pozitif olacak. Hangi ticaret ortaklarına? güvenilir ortaklara. Arasında biz de varız, Türkiye de var. AB komisyon sözcüsü Türkiye’nin de bu ortaklardan biri olabileceğini söyledi geçtiğimiz ay. Bu açıklama hem ülkemiz hem Denizlimiz için çok olumlu. Biliyorsunuz Denizli ihracatında AB'nin payı (2025): %50,1” dedi.

“TÜRK MALLARI AB İÇİNDE ARTIK YEREL MAL SAYILACAK”

Düzenlemenin nasıl işleyeceği konusunda da bilgiler veren Uğurlu, “Made in EU kapsamında, Türkiye’de üretilen mallar da AB’nin kamu alımlarında yerel mal statüsünde işlem görebilecek. AB yeni düzenlemeyle kamu ihalelerinde AB içindeki şirketlerden alım zorunluluğu getirdiğinde, Türk malları yerel bileşen olarak değerlendirilecek. Bu durum Türk mallarının AB’de kamu pazarında piyasa kaybını engellemesinin yanında, AB içinde tedarik zincirinde Türk mallarının sayısı artacak, pazar payımız daha da genişleyecek. Yani Türk malları AB içinde artık yerel mal sayılacak. Aynı zamanda gümrük Birliği’nin revizyonu için de zemin hazırlanmış olacak. Bunu başarabilirsek, ekonomik büyüme anlamında başka bir vizyondan bahsederiz” ifadelerini kullandı.

DÜZENLEME KAMU İLE SINIRLI MI?

Düzenlemenin kamu ile sınırlı olduğunu ifade eden Başkan Uğurlu, “Düzenleme kamu ile sınırlı, fakat ihracatçı şehirler-sektörler ve pek tabi ki bizim gibi ülkeler için çok büyük bir fırsat. Özellikle bazı sektörlerde, mesela AB otomotiv piyasası için rakiplerimize baktığımızda; bu düzenlemenin üretimi önemli ölçüde Türkiye’ye kaydırmak için uygun bir zemin oluşturacağını düşünüyoruz. İşin daha da özü ne derseniz, AB, sanayisini Çin mallarından korumaya çalışıyor ve bu süreçte Çin mallarının yerini kısmen de olsa Türk mallarının alması onların da istediği bir süreç ve sonuç. Burada dolaylı bir etki de oluşacak, Türkiye’de üretip ihraç etmek için daha fazla doğrudan yabancı yatırım çekiyor olacağız” diye konuştu.

TÜRK MALLARI AYNI AB YERLİ MALI GİBİ Mİ OLACAK?

Her işin bir kuralı ve kaidesi olduğunu söyleyen Uğurlu, “Bu düzenleme ile Türk Malları aynen AB yerli malı gibi olacak diyemeyiz. Yani Türk mallarının doğrudan Made in EU damgası alması anlamına gelmiyor. Türk mallarının bu kapsamda yer alabilmesi için taslakta yer alan şartları sağlaması gerekiyor. Bu şartlar içinde en önemlisi de düşük karbonlu üretim. Dolayısıyla, bu düzenleme Türkiye’de ihracat ve buna bağlı olarak döviz kuru istikrarı, cari açığın azalması ve ekonomik büyüme için fırsatlar sunsa da bu etkiler sanayi üretimimizin düşük karbonlu olmasına bağlı. Türkiye sanayisinin yeşil dönüşüme ve karbonsuzlaşmaya uyumu daha da önemli hale geldi. Bu konuya dair faturalar da 1 Ocak 2026’dan itibaren kesilmeye başlandı” dedi.