Mahalle kültürünü ararken

Bazen eski günlerden konu açıldığında birçok kişinin yüzünde tebessüm belirir. Sohbetlerde, bir portakal kokusunda, tadılan yemekte geçmiş bize kendini yeniden anımsatır.

Mahallelerde insanların kurduğu içten bağlar, bize yaşama biçimini özletir. Eskiden herkes birbirini tanır, çocuk sesleri sokaklarda yükselir, kapı önlerinde sohbetler edilir ve kimin ihtiyacı varsa komşular birbirine destek olurdu. İnsanlar arasında görünmez bir bağ ve güç vardı.

Bugün ise hayatın temposu içinde birçok şey değişti. Teknoloji değişti, yaşam şekli değişti, insanlar da bu doğrultuda değişikliğe uyum sağlayarak hayatına devam ediyor. Birbirimize yakın oturduğumuz evlerde, komşularımızla birbirimize uzak yaşıyoruz. Birbirimizin derdinden, sıkıntısından ya da mutluluğundan bihaber olabiliyoruz.

Günün büyük bir kısmını ekranlar karşısında geçirerek, çevremizdeki kişilerle ekranlar aracılığıyla iletişim kurarken, gerçek iletişimden uzak kalabiliyoruz. Duyguların yerini emojiler, sohbetlerin yerini ise görüntülü konuşmalar aldı. Zamanın geriye dönmesi mümkün değil ama özlenen duyguları yeniden yaşatabilmek mümkün. Bir selam vermek, ihtiyacı olan birine destek olmak, komşumuzun halini hatırını sormakla başlayabiliriz. Güçlü toplumlar, güçlü iletişimle ilerler. Güven, emek, birlik, beraberlik ve dayanışma ile geleceğe iyilik tohumlarını ekebiliriz. Eskilerden özlem duyduğumuz birçok şeyi bugüne taşıyabilir ve bugünümüze mutluluk katabiliriz. Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, geçmişe özlem duymaktan çok, geçmişten gelen bu değerleri geleceğe taşımaktır.

Mahalleyi mahalle yapan; birbirine selam veren, birbirinin derdiyle ilgilenen ve aynı yaşamı paylaşan insanlardır. Güçlü bir toplumun temeli de işte bu insan ilişkilerinin üzerine kuruludur.