Gündem Haber- Geleneksel değerleri modern tasarımlarla harmanlayan Taşkıran, eserleriyle kültürel mirası yaşatmayı amaçladığını söyledi.Festival alanında sergilenen çalışmalar arasında ipek kozasından hazırlanan broşlar, kolyeler, teraryumlar, dekoratif tablolar, gelin ve nişan çiçekleri ile özel günlerde kullanılan süsleme ürünleri yer aldı. Ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği stantta, ürünlerin hikâyeleri ve taşıdıkları kültürel anlamlar da anlatıldı.Sergisinin en dikkat çekici çalışmalarından birinin Mor Cepken temalı broşlar olduğunu belirten Taşkıran, bu geleneğin geçmişte Anadolu'da kadınların yaşadıkları sorunları topluma duyurmak için kullandıkları önemli bir iletişim aracı olduğunu ifade etti.
"Cepkeni gören herkes kadının bir sorun yaşadığını anlardı"
Mor Cepken'in yalnızca bir kıyafet değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın ve kadın haklarına verilen değerin sembolü olduğunu dile getiren Taşkıran, "Annelerimizin kız çeyizlerine koyduğu Mor Cepken, kadınların yaşadığı sıkıntıları sessiz bir şekilde topluma duyurmasını sağlayan önemli bir gelenekti. Kadın evinde mutsuz olduğunda, eşinden ilgi görmediğinde ya da şiddete maruz kaldığında bu cepkeni giyerek köy meydanına çıkardı. Cepkeni gören herkes kadının bir sorun yaşadığını anlardı. Bunun üzerine köy halkı devreye girer, erkeğe çeşitli sosyal yaptırımlar uygulanırdı. Selam verilmez, sohbetine alınmaz, toplum içerisinde yalnız bırakılırdı. Amaç aile içerisindeki huzurun yeniden sağlanması ve kadının yaşadığı mağduriyetin giderilmesiydi" dedi.
Kadının Mor Cepken'i üzerinden çıkarmasının sorunların çözüldüğü anlamına geldiğini belirten Taşkıran, "Eğer kadın cepkeni çıkarıyorsa evlilik yeniden huzur içinde devam ederdi. Ancak çıkarmıyorsa bu durum evliliğin sona ereceğinin göstergesi olurdu. Atalarımız bize bir rengin bile ne kadar güçlü anlamlar taşıyabileceğini göstermiş. Aynı zamanda toplumun kadınlara karşı ne kadar duyarlı olduğunu da bu gelenekten anlayabiliyoruz" diye konuştu.
"Tasarımları geçmişle günümüz arasında bir köprü kuruyor"
Bu kültürel mirastan etkilenerek Mor Cepken'i sanat çalışmalarına taşıdığını ifade eden Taşkıran, hazırladığı broşlarda mor rengin anlamını yaşatmaya çalıştığını söyledi. İpek kumaş ve ipek kozasını bir araya getirerek hazırladığı tasarımların geçmişle günümüz arasında bir köprü kurduğunu belirten sanatçı, geleneksel sanatları çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden yorumladığını dile getirdi.
İpek kozasının genellikle tekstil ve kumaş üretiminde kullanıldığını hatırlatan Taşkıran, kendisinin bu doğal malzemeyi farklı alanlarda değerlendirdiğini anlatarak, "İpek kozasını aksesuar yapımında kullanıyorum. Aynı zamanda tablolar, duvar süsleri, teraryumlar, gelin ve nişan çiçekleri, nişan tepsileri gibi birçok üründe değerlendiriyoruz. Günümüzde kullanılan hediyelik eşyalarla entegre ederek hem geleneksel bir sanatı yaşatıyor hem de doğal ürünlerin kullanımını artırmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
İpek kozasından ürünler
Yapay malzemeler yerine doğaya zarar vermeyen doğal ürünlerin tercih edilmesini önemsediklerini vurgulayan Taşkıran, ipek kozasından hazırlanan çiçek ve süsleme ürünlerinin son yıllarda daha fazla ilgi görmeye başladığını söyledi. Özellikle teraryumlar, broşlar, kolyeler ve nişan organizasyonlarında kullanılan ürünlerin en çok talep gören çalışmalar arasında yer aldığını belirten sanatçı, ziyaretçilerin ürünleri ilk gördüklerinde şaşkınlık yaşadıklarını ancak hikâyesini öğrendikten sonra büyük ilgi gösterdiklerini kaydetti.
Kültürel değerlerin unutulmaması için sanatın önemli bir araç olduğunu ifade eden Taşkıran, Germiyan Festivali gibi organizasyonların geleneksel el sanatlarının tanıtılması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Festival boyunca çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayan sanatçı, hem ipek koza sanatını hem de Mor Cepken geleneğinin taşıdığı toplumsal mesajı yeni nesillere aktarmaya devam edeceğini belirtti.