Sağlık Haber - PAÜ Hastaneleri Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nil Güler yaptığı açıklamada şunları ifade etti: “Hemofili hastalığı genetik bir hastalık olup, pıhtılaşma proteinlerinin eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Faktör 8 eksik olduğunda Hemofili A, Faktör 9 eksik olduğunda ise Hemofili B olarak tanımlanmaktadır. Çocukluk döneminde emekleme ve yürümeye başlama sırasında oluşan morluklar ve eklem şişlikleri ile kendini gösterebildiği gibi, sünnet gibi cerrahi işlemler sonrasında uzamış kanamalar ile tanı alan hastalar da bulunmaktadır. Tekrarlayan eklem kanamaları zaman içerisinde eklem hasarına yol açabilmektedir. Hemofili doğuştan gelen bir hastalık olmakla birlikte, eksik olan pıhtılaşma faktörlerinin haftada 2-3 kez yerine konması ile eklem kanamaları ve buna bağlı gelişebilecek deformasyonlar büyük ölçüde önlenebilmektedir. ‘Koruyucu tedavi’ olarak adlandırılan bu yaklaşım sayesinde hastalar günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilmekte, travma durumlarında uygulanan tedavi ile kısmen korunabilmektedir. Ancak büyük travmalar ve ciddi kanamalarda ek faktör uygulaması gerekmektedir. Günümüzde hemofili hastaları için ileri teknoloji ile geliştirilmiş ilaçlar ve gen tedavisi seçenekleri bulunmaktadır. Koruyucu tedavide kullanılan ilaçların gelişmesi ile birlikte aylık uygulanabilen formlar da kullanılmaya başlanmıştır. Hangi tedavinin uygun olduğu her hasta için bireysel olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle hastaların düzenli olarak hematoloji poliklinik kontrollerine gelmeleri, kanama durumlarını bildirmeleri ve faktör inhibitör düzeylerini yılda bir veya iki kez kontrol ettirmeleri gerekmektedir.”
“Hemofili hastalarında en önemli konu, kanama riskini artıran durumlardan kaçınmaktır”
Hemofili hastalarının kanama korkusu nedeniyle ağız ve diş bakımını ihmal etmemeleri gerektiğine değinen Prof. Dr. Güler sözlerine şöyle devam etti: “Diş hekimlerinin önerdiği yumuşak diş fırçaları ile düzenli ağız bakımı yapılmalı ve periyodik diş kontrolleri aksatılmamalıdır. Diş çekimi gibi işlemler öncesinde ise ek faktör tedavisi uygulanmalı ve faktör inhibitör düzeyleri mutlaka değerlendirilmelidir. Hemofili Federasyonu tarafından düzenlenen Hemofili Gençlik Çalıştayı, 28 Mart 2026 tarihinde Denizli’de, Pamukkale Hemofili ve Diğer Kan Hastalıkları Derneği ev sahipliğinde gerçekleştirilmiştir. Çalıştaya çok sayıda hemofili hastası ve ailelerinin yanı sıra, alanında deneyimli öğretim üyeleri katılmıştır. Çalıştay süresince hastalar ile hekimlerin bir araya geldiği, sorunların karşılıklı olarak ele alındığı verimli bir ortam sağlanmıştır. Hastalardan alınan geri bildirimlerde, benzer hastalığa sahip bireylerle bir araya gelmenin ve daha deneyimli hastaların yaşam süreçlerini gözlemlemenin önemli bir motivasyon kaynağı olduğu ifade edilmiştir. PAÜ Hastaneleri bünyesinde hem çocuk hem de erişkin hemofili hastalarının takibi yapılmakta olup, cerrahi işlemler ve kanama durumlarında planlı ve dikkatli bir yaklaşımla hastalara hizmet verilmeye devam edilmektedir.”