Denizli Haber - Paris Premier Vision Fuarı 2026’da yerini alan Denizlili firmalar ürünlerini görücüye çıkardı. Fuara katılım sağlayan SaXcell CMO’su Süleyman Kocasert, drttv.com'a açıklamalarda bulundu. Fuarın geçen yıla kıyasla daha hareketli geçtiğini belirten Kocasert, ziyaretçi ilgisinin yüksek olmasının sevindirici olduğunu söyledi. Türkiye’nin fuardaki konumuna dikkat çeken Kocasert, “Bir zamanlar katılımına onay verilmediğimiz bu fuarda bugün Türkiye önemli oyunculardan biri haline geldi” dedi.
"Türk tekstilinin geldiği noktayı görmek gurur verici”
Paris’in moda ve tekstil açısından tarihsel önemini vurgulayan Kocasert, “Paris, modanın, tekstilin ve konfeksiyonun merkezi. Trendlerin belirlendiği bir şehir. 2027 hatta 2028 sezonuna ait renkler, tasarımlar ve yenilikler bu fuarda ortaya çıkıyor. Tasarımcılar, alıcılar ve karar vericiler burada. Türk tekstilinin geldiği noktayı görmek gurur verici” ifadelerini kullandı.
2026 hareketli başladı
Fuar sonrası süreçlerin en az fuar kadar önemli olduğuna değinen Kocasert, Türkiye’nin önündeki fırsat ve riskleri şöyle özetledi: “Moda tasarım, desing, markalaşma, inovatif işleri standart tekstilde katma değerin içine katmak Türkiye’nin önündeki açarlardır. Çıkmazlar ise yoğun fiyat baskısı, özellikle ihracatçı için düşük kur politikası ve artan maliyetler finansa erişimin zorluğu oluyor. 2026 yılı Heimtextil ile birlikte 2025’e biraz daha hareketli başladı. Burada da bu mesajı veriyor. Önce şehrimiz ve ülkemiz ve sektör adına çok iyi bir fuar olur ve insanlar gülen yüzlerle memleketlerine dönerler.”
"Rakiplerimiz de hızlı yol alıyor"
Türkiye’nin sektördeki uluslararası konumunu da anlatan Kocasert, “İtalya’dan hemen sonra geliyoruz. Portekiz ile beraberiz. Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, Japonya ve Güney Kore de fuarda yer alıyor. Hindistan ve Pakistan'dan da firmalar görüyoruz. Bu durum rakiplerimizin de hızlı yol aldığının bir göstergesi. Japonya ve Korelilerden etkilendiğimi söylemek istiyorum, teknik tekstil ve inovatifte iyi durumdalar” şeklinde konuştu.
Türkiye’de düzenlenen fuarların uluslararası arenadaki yükselişinin altını çizen Kocasert, “Nasıl ki İstanbul Ev Tekstili Fuarı Frankfurt Heimtextil’e ciddi bir alternatif olduysa, Texhibition Fuarı da başta Première Vision olmak üzere dünya çapındaki moda ve tasarım fuarlarına rakip olmaya başladı” değerlendirmesinde bulundu.
"Karamsar olmamak lazım ama..."
Pandemi sonrası tabloya temkinli yaklaşılması gerektiğini dile getiren Kocasert şunları kaydetti: “Pandemi döneminde nasıl bir yalancı bahar yaşadıysak, fuardaki kalabalığa bakıp tekstilin eski günlerine döndüğünü söylemek çok poizitif ve iyimser bir yaklaşım olur. Şu an biz nasıl siparişler alıyoruz? Hindistan’ın ve Pakistan’ın yapamadığı, terminlerini yetişemediği, adet olarak dikkate almadıkları düşük adet ve hızlı termine dayalı siparişler alıyoruz. Dünyada çok önemli gelişmeler oluyor. Hindistan’ın vergileri çok arttı ama geçtiğimiz günlerde Rusya’dan doğal gaz almayacaklarını açıkladılar ve Trump vergileri yeniden düşürdü. Çok fazla gri alanın olduğu bir dönemdeyiz. Karamsar olmamak lazım hiçbir zaman ama yalancı baharlara da kapılmamak lazım. Tekstilin üzerindeki yüksek maliyet, özellikle fiyat baskısı bence devam edecek. O yüzden de markalaşma, inovasyon, düşük adet ve hızlı termin bizim en güçlü silahlarımız olacak."