Ekonomi Haber - İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından, İTKİB Fuarcılık AŞ organizasyonuyla düzenlenen Avrupa'nın en büyük tekstil fuarı Texhibition İstanbul İplik, Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı 9'uncu kez kapılarını açtı. Her yıl olduğu gibi bu yılda fuara katılım sağlayan Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, DRT mikrofonlarına çarpıcı açıklamalarda bulundu. İlk günden bu yana fuara katılım sağladıklarını ifade eden Başkan Kasapoğlu, “Aslı Tekstil olarak fuarın ilk günden beri bu fuara destek veriyoruz, katılıyoruz ve bugün geldiği nokta gerçekten katılımcıları memnun edici oldukça iyi bir seviyede. Texhibition'in yıldızı diğer fuarlara göre daha fazla parlamaya başladı. Daha fazla alım heyeti bu fuara geliyor, ilgi gösteriyor, daha fazla firma bu fuarda yer almaya çalışıyor. Dolayısıyla önemli bir yere geldiğini düşünüyorum. Bu hem İstanbul'un marka değeri için hem Türkiye'nin marka değeri için, hem de Türk Tekstili'nin marka değeri için bence önemli bir fuar. Umarım bu fuarda da olumlu sonuçlar alınır ve bu fuar giderek etki alanını her geçen gün arttırarak devam eder. Yaklaşık 19-20 firma, Denizli'den bu fuara katılıyor. Dokuma grubu yapan arkadaşlar var, örme grubu yapan arkadaşlar var. Arkadaşlarımızla beraber bu firmaları ziyaret ettik, sektörü değerlendirdik, konuştuk, iyi fuarlar diledik” dedi.
“MALİYETLER YÜZDE 30 ARTTI”
Sektörün yaşadığı sıkıntıları defaatle ifade ettiklerini söyleyen Başkan Kasapoğlu, “ Sanayi Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a da sıkıntılarımızı ilettik. Türkiye'de imalat sanayinde maliyetler yükseliyor ve döviz kurunun baskılanması bu maliyetleri dolar bazında da yukarıya çıkarıyor. Türk Tekstili'nin özellikle son üç yılda maliyetlerinin dolar bazında yüzde 30, arttığını görüyoruz. Bu kadar maliyet artışına hiçbir sektörün hiçbir ülkenin dayanması mümkün değil. Tekstil örnek verdim ama birçok sektörde de durum farklı değil. Döviz bazında maliyeti artan bir ülke haline geldik. Son büyüme verileri açıklandı. Türkiye ekonomisi yüzde 3,6 büyüdü. Ama alt kırılımlara baktığımız zaman tüketimin ve ithalatın katkı koyduğunu görüyoruz. Tarımın büyümeye negatif etkisi var. Sanayide çok küçük bir artış var ve bugünkü gayri safi milli hasılamıza baktığımız zaman artık sanayi üretimi yüzde 15’ini oluşturuyor. Toplam ürettiğimiz değer ülke olarak, iki üç yıl öncesinde yüzde yirmi civarındaydı. Bunu tekrar eski noktaya getirmek lazım. Zaten bizim uzun zamandır dile getirdiğimiz sıkıntıları aslında bu tabloda çok net özet özetliyor” ifadelerini kullandı.
“2 YILDA İSTİHDAM KAYBI 400 BİN”
Son 2 yılda tekstilde istihdam kaybının 400 bini bulduğunu söyleyen Başkan Kasapoğlu, “1 milyon 250 bin istihdamdan bahsederken şimdi bu rakam 800 bine düştü. Bu istihdam kayıpları devam da ediyor. Burada ülke ekonomisindeki ağırlıkta çoğunlukla imalat sanayinin gücünü kaybettiğini görüyoruz. İhracatın gücünü kaybettiğini görüyoruz. İhracatın da büyümeye etkisi yok. Dolayısıyla diyoruz ki; kalıcı ve sürdürülebilir bir büyüme için mutlaka üretime ve ihracata dayalı büyüme rakamları elde etmemiz lazım. Sanayiyi bugünlerde daha fazla önemsemek lazım… Sanayinin içinde yaşadığı sıkıntıları görmek ve üretimi ve sanayiyi teşvik etmek gerekiyor. Özellikle istihdamı yoğun sektörlerde istihdamı koruma programı oluşturuldu. Geçen sene sadece KOBİ'ler içindi. Bu sene KOBİ dışı firmaları da kapsayacak ve miktarı artmış bir paket hazırlandı. Finansman desteği de hazırlanıyor. Bunlar önemli, bu destekler önemli ama bizim bu kur enflasyon denklemindeki bu yapısal problemi çözmemiz lazım. Yoksa biz rekabet gücümüzü her yıl daha fazla kaybediyoruz” dedi.
“TÜRKİYE ÜRETİM GÜCÜNÜ KAYBETMEMELİ”
Diğer ülkelerle rekabet etmekte zorlandıklarını da sözlerine ekleyen Başkan Kasapoğlu, “Bugün ister tekstil olsun, ister makine olsun ya da diğer sektörler olsun, metal sanayi olsun bugün Türk üreticisinin maliyetleri Avrupa'daki rakiplerinde aynı belki daha fazla noktaya geldi. Bu durumu Türk sanayisi sürdüremez. Bu yükü taşımakta zorlanır. Ama yine de sanayici mücadeleyi bırakmıyor. Fuar açıldığı andan itibaren oldukça dolu… Katılım yüksek, ziyaretçiler yüksek. Hepimiz buradayız, mücadele ediyoruz, sipariş almaya çalışıyoruz. Yeni koleksiyonlarımızı tanıtıyoruz. Dolayısıyla mücadelemizden vazgeçmiyoruz ama sanayici gerçekten şu üç yıllık süreçte çok yoruldu, çok zorlandı. Sanayici açısından özellikle yapısal düzenlemenin hazırlanması ve verilen desteklerin arttırılmasıyla biraz omuz verilmesi gerekiyor. Çünkü biz üretime inanıyoruz. Türkiye üretim gücünü kaybetmemeli diye düşünüyoruz” diye konuştu.
İRAN- İSRAİL-ABD SAVAŞINI DEĞERLENDİRDİ
Kasapoğlu sözlerini şu sözlerle noktaladı; “Bugün savaşı konuşuyoruz. Hemen bir iki hafta öncesinde Avrupa Birliği'nin Hindistan'la yaptığı serbest ticaret anlaşmasını ve bunun etkilerini konuşuyorduk. Şimdi savaş dünyanın gündemine oturdu. Şunu ifade etmek lazım; savaş insani olarak çok yorucu, yıkıcı zor bir hadise. Savaşın yıkıcı etkilerini bu nesil çok fazla hatırlamıyor. Bizler çok fazla hatırlamıyoruz ama tarihimiz savaşların yıkımlarıyla dolu. Dolayısıyla en büyük temennimiz bu savaşın çapının daha fazla büyümeden hızlı bir şekilde sulhe ermesi. Tarafların bir araya gelerek bu savaşı mümkün olan en hızlı şekilde sonlandırmaları. Çocukların öldüğünü görüyoruz. Savaştan kaçan insanları görüyoruz. Bunlar gerçekten büyük insanlık dramları. Dünya artık bu dramları daha fazla yaşamamalı. Tabii bunun dışında ekonomik boyutu var. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla birlikte petrol fiyatlarında bir artış ve ülkedeki mazot benzin fiyatlarına yansımalarını konuşuyoruz. Tüm dünyada petrol fiyatları artıyor. Uyguladığımız bir dezenflasyon politikasını zorlayacak bir gelişme. Maliyetlerimizi yine yukarı doğru çekecek. Savaşın Türkiye’ye şu an için maliyetler konusunda etkisi bu olacak. Şimdi sanayici cephesinden baktığımızdan maliyetler konusunda yaşadığımız zorlukların üzerine yeni bir zorluk daha eklenecek. Herkes bir yerde aklıselimi kullanarak bir uzlaşı yolu arayacaktır. Dünya bunu bulacaktır diye düşünüyorum. Türkiye'nin de ben bu savaşta uzlaşıda aktif rol oynayabileceğini düşünüyorum. Dolayısıyla önümüzdeki günlerde bir uzlaşı haberiyle piyasanın rahatlayacağına inanıyoruz. Bunun gerekliliğine inanıyoruz. Yoksa zaten belli zorlukların içindeyiz üzerine yeni zorluklar, yeni mücadeleler demek inşallah hepimiz için hayırlısı olur” dedi.