Denizli Haber-Gelecek Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, TBMM Genel Kurulu’nda partisinin esnafın sorunları ve elektronik pazar yerlerinin piyasadaki etkilerinin araştırılmasına yönelik grup önerisi üzerine söz aldı. Konuşmasına NATO Zirvesi'ndeki yemek menüsüyle başlayan Ün, iktidarın ekonomi politikalarını ve e-ticaret devlerine sağlanan imtiyazları sert bir dille eleştirdi.
"NATO SOFRASINDAKİ YANIK YOĞURT TAMAM AMA ESNAFIN BAĞRI DA YANIK!"
Konuşmasının girişinde NATO Zirvesi'ne atıfta bulunan Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, “NATO zirvesinde liderlerin önüne konan sofrayı hatırlıyoruz. O sofrada Denizli'mizin meşhur yanık yoğurdu vardı. Ülkece hepimiz onu konuştuk. Denizli'mizin yoğurdunun konuşulmasından elbette mutluluk duyuyorum ama Denizli'nin sadece yoğurdu yanık değil; sanayicisinin, çiftçisinin, esnafının bağrı yanık! Sadece Denizli mi? Hayır, bu ülkede kepenk açan bütün esnafların bağrı yanık. Bakın Denizli'den bir hikaye..." dedi.
"3 YÜZYILLIK YEŞİLOVA AYAKKABICISI 2 KATINA SATIP YİNE ZARAR EDİYOR"
Denizli'nin Acıpayam ilçesine bağlı Yeşilova beldesindeki tarihi üretimin yok oluş sürecini anlatan Ün, küçük esnafın nasıl bir çıkmaza sürüklendiğini somut bir hesapla gözler önüne serdi: "Bu hikaye sadece memleketimin de değil; zor şartlarda ayakta kalmaya çalışan KOBİ'lerin, küçük esnafın hikayesi” diyen Ün, “Denizli'nin Acıpayam ilçesinde Yeşilova beldemiz var. Yeşilova 3 asırdır ayakkabı üretiyor. Tam 300 yıldır... Babadan oğula, ustadan çırağa, küçük atölyelerde hakiki deriden el emeğiyle... Osmanlı'yı gördü bu atölyeler, savaşları gördü, krizleri gördü, Cumhuriyet'i gördü. Hepsinin altından kalktı. Bugün ise birer birer kapanıyorlar. Neden? Yüksek enflasyon bir yandan vuruyor, artan maliyetler öbür yandan belini kırıyor. Yetmedi, belini kırdığınız o üreticiyi bir de küresel şirketlerin insafına terk ediyorsunuz. Gelin basit bir hesap yapalım: Yeşilova'da bir usta bir çift ayakkabıyı 400 liraya mal etse, 'belki bu sefer kar ederim' diyerek 800 liraya satsa —fiyatı tam ikiye katlıyor— sonuç mu? 100 lira zarar! İki katına sattı ama yine zarar etti” ifadelerini kullandı. “Ustanın elinden çıkan para ustasının kasasına uğramadan nereye gitti peki?” diyerek sitem eden Ün, “Uluslararası dev şirketlerin Türkiye'deki pazar yerlerine. Sadece e-ticaret platformlarına mı? Hayır. Anadolu'nun bir köşesinde helalinden kazanan esnafımız aynı zamanda kargo şirketlerinin kar hırsına da kurban bırakılıyor. Oysa köklü kurumumuz PTT esnafın elinden tutamaz mıydı? Grup önerimizde bunları soruyoruz işte” dedi.
"HER GÜN 354 ESNAF YOK OLUYOR, 120 BİN DÜKKAN KAPANIYOR"
Esnaf ve Sanatkarlar Odası verilerini TBMM kürsüsünden paylaşan Sema Silkin Ün, tablonun vehametini şu rakamlarla aktardı: "Elektronik pazar yerlerinin esnafı nasıl bitirdiğini araştıralım diyoruz. Bu firmalara verilen teşviklerin bütçede açtığı yarayı konuşalım diyoruz. Rakamlar ortada. Esnaf ve Sanatkarlar Odası verilerine bakalım: Bu yılın ilk 5 ayında sadece açılan iş yeri sayısı %9.66 azaldı. Kapanan iş yeri sayısı ise %8.15 arttı. Bunun Türkçesi şudur: Her gün ortalama 354 esnaf yok oluyor. 2022'den bu yana 600.000'e yakın esnaf kapısına kilit vurdu. Sadece geçen yıl 120.000 esnaf kepenk indirdi. Bu, orta ölçekli bir kentin tamamen boşalması demek. Esnaf iki arada bir derede kaldı. Bir yanda domatesten tekneye kadar her şeyi satan zincir marketler, öbür yanda elektronik pazar yerlerinin acımasız komisyon düzeni var”
"BU BİR KRİZ DEĞİL; ALIN TERİNDEN DEV ŞİRKETLERE GELİR TRANSFERİDİR"
İktidarın e-ticaret hacmi rakamlarıyla övünmesini eleştiren Ün, dev platformlara verilen milyarlık ayrıcalıklara tepki gösterdi: "Esnaf sessizce boğuluyor, sokaklar sessizleşiyor, mahalleler yabancılaşıyor ve 4.5 trilyon lirayı geçen e-ticaret hacmi ile övünen bakanlık bir gerçeği gizliyor: O rakama esnaf adeta boğularak ulaşıldı! Aslına bakarsanız 'ekonomik kriz' ifadesi yetersiz kalıyor. Kriz bir yerde başlar ve biter. Bizim yaşadığımız şey doğrudan gelir transferi! Kimden kime? Alın teri dökenden, emek vermeden kazanana... Üretenden aracıya... Yeşilovalı ustadan adını bile okuyamadığımız dev şirketlere! Esnafa verilmeyen destekler bu platform şirketlerine tek kalemde verilebiliyor. O şirketler için bu Meclis yasa da çıkarabiliyor. Hesaplamalara göre o firma için devlet olarak 40 ile 80 milyar lira arasında bir gelirden gönüllü vazgeçtik. 'İhracatı teşvik ediyoruz' dediler, yapacağı ihracatın 4 katı kolaylık sağladılar. Konfeksiyona kolaylık yok, ayakkabıcıya kredi yok ama trilyonluk şirkete teşvik kanunu var! Elbette çağın gerçekleri var. Dijital dünyaya ayak uydurmak bir zorunluluk, bunu kimse inkar etmiyor. Ancak iktidar eliyle beslenen bu düzen açık bir ekonomik işgale dönüştü. Geleneksel pazarların üzerinden algoritmik bir istila geçiyor. Unutmayın değerli arkadaşlar, üretimi ölen piyasanın tüketicisi de ölür”
MECLİS'E 4 MADDELİK ACİL ÇAĞRI
Küresel platformların keyfi uygulamalarına karşı acil önlem alınması gerektiğini vurgulayan Gelecek Partisi Milletvekili Sema Silkin Ün, “Tekel olan platformlar esnaftan ticaretin doğasına aykırı şekilde keyfi komisyonlar alıyor. İlk başta girişte başladığınız komisyonlar zamanla artırılıyor ve bunu anlaşmalara koyabiliyorlar. Hiçbir ticaret hukukunda olmayan bir şey. Esnaf 5 ürün satıyor, birini baştan platforma vermiş oluyor. Esnafı küresel şirketlerin insafına daha fazla bırakamazsınız. Köklü kurumumuz PTT lojistik ağıyla esnafın yanında olmak zorunda. Yanlış ekonomi politikalarının getirdiği maliyet yükünü telafi etmek için finansmana erişimdeki tıkanıklık aşılmak zorunda. Küçük işletmeler için düşük faizli kredi imkanı derhal açılmalıdır. %29'luk tecil faizi esnaf için ödenemez durumdadır. Bu faiz oranıyla kimseye kolaylık sağlamış olmazsınız. Vergi ve SGK primlerinde faizlerle ödenmez hale gelen borçlar için faizsiz bir yapılanmanın önü açılmalıdır”