Denizli Haber - Çocuk, Ergen ve Aile Danışmanı Burcu Vayvada, ailelerin çoğunlukla ekran süresine odaklandığını ancak gözden kaçan en önemli noktanın “nasıl ve ne amaçla kullanıldığı” olduğunu belirterek, “Tehlike sadece sürede değil, içeriktedir. Önemli olan teknolojiyi tüketen değil, yöneten çocuklar yetiştirebilmektir” dedi.
“Aynı evde dijital sessizlik yaşanabiliyor”
Günümüz koşullarında aile içi iletişimin giderek azaldığına dikkat çeken Vayvada, “Uzun çalışma saatleri, yoğun okul ve kurs programları nedeniyle birlikte geçirilen zaman azaldı. Bu durum çocukların sosyal becerilerini olumsuz etkileyebiliyor. Aile içi dijital sessizlik çok fazla yaygınlaştı, herkes aynı oda da ama herkes kendi ekranda. Bu paylaşım eksikliğini zamanla duygusal uzaklık olarak görebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

"Akademik başarı etkilenebiliyor"
Kontrolsüz teknoloji kullanımının dikkat eksikliği, dürtüsellik, kaygı ve öfke patlamalarına yol açabileceğini ifade eden Vayvada, odaklanma süresinin azaldığını, planlama ve zaman yönetimi becerilerinin zayıflatabildiğini ve bu durumun akademik başarıyı da olumsuz etkileyebildiğini söyledi.
Ergenlerde özgüven ve benlik gelişimi riski
Özellikle ergenlerin sosyal medyada kendini başkalarıyla kıyaslamasının ciddi psikolojik sorunlara neden olabileceğini vurgulayan Vayvada, “Beğeni, yorum ve takipçi sayısına göre değer hissetme, benlik gelişimini zedeliyor. Özgüven sorunları ve beden algısı bozuklukları ortaya çıkabiliyor” diyerek yaşa uygun olmayan şiddet ve zorbalık içeriklerinin de çocukların değer algısını olumsuz etkileyebildiğini aktardı.

“Ekran duyguları susturur ama çözmez”
Çocukların sıkıldığında, ağladığında ya da öfkelendiğinde ekranla susturulmasının duygusal gelişimi engelleyebildiğine değinen Vayvada, “Ekran geçici olarak susturur ama duygular birikir. Empati, bekleme, paylaşma gibi beceriler yüz yüze etkileşimle gelişir. Teknoloji, çocuğun duygularla yüzleşme sürecini engelleyebilir. Yüz yüze iletişim azalır. Mimik, jest, göz teması gibi sosyal beceriler gelişemez. Çocuk gerçek ilişkiler kurmakta zorlanabilir ve kısır döngü gibi bir sorunlar sarmalı oluşabilir. Ekran kullanımı arttıkça dikkat süresi kısalabilir. Sürekli kaydırılan ekranla, hızlı geçişlere alıştıkları için derin düşünme ve odaklanma becerileri zayıflayabilir. Gerçek hayattaki yavaş ilerlemelere tahammül edemeyebilirler. Bu durum problem çözme, sabretme becerilerini olumsuz etkilediği için okul başarısını da etkileyebilir” şeklinde konuştu.
Ailelere sınır ve rehberlik çağrısı
Vayvada, teknolojiyi tamamen yasaklamanın çözüm olmadığını dile getirerek şunları kaydetti: “Bilinçli ve kontrollü kullanımın öğretilmesi gerekiyor. Yemekte ve uyku öncesinde ekran olmaması gerekiyor. Sınır koymak sevgi eksikliği değil, güven inşa eder. Unutmayın sürekli telefonla ilgilenen bir ebeveyn, çocuğuna ekranı değil, yalnızlığı öğretir. Ebeveyn davranışı, en güçlü öğreticidir. En büyük rehber sizsiniz anne babalar.”




