Ekonomi Haber- Bursa Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD), Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen "Bursa Tarım Kongresi"nde konuşan Taluğ, insanlığın doğa üzerindeki egemenliğinin artmasıyla birlikte ortaya çıkan çevresel sorunlara dikkati çekti.

Tarım ve gıda üretiminin küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 26’sını oluşturduğunu ifade eden Taluğ, tarımın aynı zamanda iklim değişikliğinin en büyük mağduru olduğunu söyledi.
Biyokütle dengesi değişiyor
Dünyadaki biyokütle dağılımındaki çarpıcı verilere değinen Taluğ, "İnsan dışı memeli biyokütlesinin yüzde 94’ünü çiftlik hayvanları oluşturuyor. Kuş biyokütlesinin ise yüzde 71’i kümes hayvanlarından ibaret. Tarımı görmezden gelerek iklim kriziyle mücadele edemezsiniz. Bu süreçte riskler ve belirsizlikler artık çok yüksek seviyeye ulaşmıştır" dedi.

"Tarımda yapboz olmaz"
Tarım ve gıda etiğinin, insan onurunu ve doğayı önceleyen bir sistem geliştirilmesi noktasında pusula görevi gördüğünü belirten Taluğ, şunları kaydetti:
"Tarım etiği kavramı dünyada çok geç doğdu ancak günümüzde hayati bir önem taşıyor. Sanayici şalteri indirebilir ama çiftçi bunu yapamaz. Bu nedenle tüketici olarak tarımı sahiplenmek ve korumak zorundayız. Teknoloji tarımın ana ekseninde olmalı ancak mutlaka etik değerlerle harmanlanmalıdır. Doğadaki varlıkları ve sulak alanları korumak; üniversiteler, devlet, basın ve yurttaşların ortak sorumluluğudur."




