YAĞMUR GELDİ, SORUNLAR BİTTİ Mİ?

Aylarca kuraklık korkusuyla yaşayan üretici, bu yıl gökyüzünden gelen bereketle biraz olsun nefes aldı. Denizli’de ve Türkiye genelinde son yılların en yoğun yağışları görüldü, barajlar dolmaya başladı, tarlalar suya kavuştu. Kış boyunca “Su olacak mı?” endişesi yaşayan çiftçi için bu tablo elbette sevindirici.

Denizli Merkez Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici’nin daha önce söylediği “İşimiz Allah’a kaldı” sözü aslında tarımın nasıl bir kırılganlık içinde olduğunu özetliyor. Şimdi yüzler gülüyor ama mesele sadece bir sezonluk yağış meselesi değil. Çünkü Türkiye’de tarım hâlâ büyük ölçüde gökyüzüne bağlı yapılıyor.

Planlı üretim ve modern sulama sistemleri. Yıllardır konuşuyoruz; damlama sulama, basınçlı sistemler, su tasarrufu, nem ölçer teknolojileri… Ama hâlâ birçok bölgede vahşi sulama devam ediyor. Su bolken kıymeti bilinmiyor, kuraklık gelince herkes panik yapıyor.

Bugün barajların dolu olması yarın aynı sorunu yaşamayacağımız anlamına gelmiyor. Çünkü iklim artık eski iklim değil. Bir yıl kuraklık, ertesi yıl aşırı yağış… Tarım sektörü artık bu dalgalanmalara göre yeniden şekillenmek zorunda.

Öte yandan yağışın fazla olması da tek başına “bolluk” demek değil. Tarlada başka sorunlar da var. Pas hastalıkları, zamanında atılamayan gübreler, yükselen maliyetler, hasat döneminde gelen yağmurlar…

Özellikle arpalarda başlayan yatmalar ciddi risk taşıyor. Birkaç gün daha sürecek yağış, ürünün çimlenmesine ve çürümesine neden olabilir. Yani çiftçi bir yandan kuraklıktan korkarken, şimdi de aşırı yağışın zararını hesaplıyor.

Aslında bu tablo bize şunu gösteriyor: Tarım artık tamamen profesyonel yönetilmesi gereken stratejik bir alan haline geldi. Eskisi gibi “yağmur yağdı, ürün olur” dönemi çoktan bitti.

Bir başka önemli konu ise üreticinin ekonomik beklentisi. Çiftçi bugün sadece yağmur istemiyor; emeğinin karşılığını da istiyor. Gübre fiyatları, mazot maliyetleri, işçilik giderleri ortadayken üretici Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıklayacağı fiyatlara kilitlenmiş durumda.

Çünkü çiftçi kazanamazsa üretim de sürdürülebilir olmaz.

Sonuç olarak…

Yağışlar umut verdi.

Barajlar doldu.

Toprak nefes aldı.

Ama tarımın geleceğini sadece yağmura bırakırsak, birkaç yıl sonra aynı cümleyi yeniden kurarız:

“İşimiz Allah’a kaldı…”