Bu seferki SARS-CoV-2 değil, Nipah virüsü.
Meyve yarasalarından insanlara bulaşabilen, domuzlar aracılığıyla da yayılabilen, insandan insana da bulaşma potansiyeli olan, belirtileri geç ortaya çıkabilen ancak ortaya çıktığında şiddetli olabilen bir virüs… Batı Bengal'de hastalık vakalarının tespit edilmesinin ardından sağlık yetkilileri teyakkuzda. Testler devam ediyor, temaslılar takip ediliyor ve sağlık çalışanları koruyucu önlemler alıyor.
Tanıdık geliyor mu?
Pandeminin ilk günlerinde bunların hepsini daha önce de görmüştük. Sonuçta sağlık çalışanları virüsten ilk ve en çok etkilenenlerdi, koruyucu ekipman en önemli öncelikti ve "görünmez düşmanımız" en çok onları hedef almaya kararlı görünüyordu.
Şimdi Hindistan'dan gelen raporlar arasında doktorlar ve hemşireler de var. Bazılarının test sonuçları pozitif çıktı. Diğerleri ise komada.
Nipah virüsünün en sorunlu yönü nedir?
Başlangıçta hiçbir belirti göstermeyebilir. Virüs, kişi normal hayatına devam ederken sessizce çoğalabilir ve aniden durumu tamamen değiştirebilir.
Hastalık sürecinde yüksek ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, kusma ve boğaz ağrısı gibi şikayetler görülebiliyor.
Ağır vakalarda virüsün beyinde iltihaplanmaya yol açtığı, 24 ila 48 saat içinde komaya neden olabildiği ve hastalığın ölüm oranının yüzde 40 ile 75 arasında değiştiği ifade ediliyor. Henüz onaylanmış bir aşı veya özel bir tedavi olmaksızın yüzde 40 ila yüzde 75 arasında değişen ölüm oranı!
Kimileri "yine mi başlıyoruz?" diyebilir. Ama panik yapacak bir durum yok.
Resmî sağlık kaynakları ve mevcut verilere göre, Türkiye'de bugüne kadar doğrulanmış herhangi bir Nipah virüsü vakası bulunmuyor. Ülkede tespit edilmiş yerel bir bulaş ya da salgın söz konusu değil. Ancak uzmanlar, virüsün uluslararası dolaşım riski taşıdığına dikkat çekiyor.
Ancak insanları komaya sokan ve aşısı bulunmayan bir virüsün varlığı bize şunu hatırlatmalı:
Bilim bir lüks değil.
Halk sağlığı bir bütçe yükü değil, bir sigorta poliçesidir.
Sağlık çalışanları "kahraman" değillerdir. Onlar korunmaya ihtiyaç duyan profesyonellerdir.
Virüsler sınırları veya uçuş yasaklarını tanımaz, pasaportlara bakmazlar. Bir ülkede olanlar başka bir ülkede hayatı durdurabilir. COVID de tam olarak bunu yaptı.
Nipah virüsünün yaygın bir pandemiye yol açıp açmayacağını bilmiyoruz.
Bu durum kontrol altına alınabilir ve belirli alanlarla sınırlandırılabilir.
Ancak şu an kesin olarak bildiğimiz tek şey şu: Bu sefer dünya daha deneyimli. Ama biz hâlâ savunmasızız.
Son Söz
Covid döneminde hep şu cümleyi duyduk: “Keşke daha erken ciddiye alınsaydı.”
Nipah haberi bu yüzden önemli; paniğe değil, farkındalığa ihtiyaç var.
Ne romantik bir anlatıya, ne de felaket senaryolarına gerek var.
O yüzden korkmayalım.
Bu sefer hazırlıklı olalım.