Ekonomi Haber - Başkan Osman Uğurlu, Ocak-Haziran döneminde Denizli ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,2 artarak 2 milyar 448 milyon dolar seviyesine ulaştığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
"Ocak-Haziran döneminde ise Denizli ihracatı yüzde 7,2 artışla 2 milyar 448 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk yarısını ihracatımızı artırarak tamamlamış olmamız, küresel ekonomideki belirsizliklerin ve rekabet koşullarındaki zorluğun devam ettiği bir dönemde Denizli ihracatının dayanıklılığını ortaya koyuyor. Özellikle haziran ayında elde edilen güçlü performansı, üretim gücümüzün, ihracatçılarımızın rekabetçiliğinin ve pazar çeşitliliğinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirebiliriz."
"Takvim etkisinin ortadan kalkmasıyla ihracat yeniden ivme kazandı"
Mayıs ayında çalışma günü sayısındaki farklılığın ihracat performansını etkilediğini ifade eden Uğurlu, Haziran ayında bu etkinin ortadan kalkmasıyla ihracatın yeniden yükselişe geçtiğini belirtti.
Başkan Uğurlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Mayıs ayında takvim etkisinin belirleyici olduğu ihracat performansının ardından, Haziran ayında çalışma günü sayısının geçen yılın aynı ayına göre 3,5 gün daha fazla olmasının da katkısıyla Denizli ihracatı yeniden ivme kazandı. Takvim etkisinin ortadan kalkmasıyla birlikte ihracatımızın yeniden artış eğilimine girmesini memnuniyetle karşılıyoruz."
Ancak bu artışın yalnızca çalışma günü sayısıyla açıklanamayacağını vurgulayan Osman Uğurlu, ihracatçının çok ağır şartlar altında üretimini sürdürdüğünü söyledi.
"Bununla birlikte, elde edilen bu performansı yalnızca çalışma günü farkından kaynaklı tek bir değişkene bağlayamayız. İhracatçılarımız, yüksek finansman maliyetleri, artan üretim giderleri, kur-enflasyon dengesizliği, küresel pazarlarda devam eden yoğun rekabet ve jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu belirsizliklere rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemize döviz kazandırmaya kararlılıkla devam ediyor. Tüm bu zorlu faaliyet koşulları altında ihracatımızın yeniden artış göstermesi, Denizli ihracatçısının güçlü üretim altyapısını, sektörel çeşitliliğini, değişen piyasa koşullarına uyum kabiliyetini ve uluslararası pazarlardaki istikrarlı duruşunu bir kez daha ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde ihracatçılarımızın rekabet gücünü destekleyecek finansman ve maliyet odaklı adımların hayata geçirilmesiyle birlikte bu olumlu ivmenin daha da güçleneceğine inanıyoruz."

Önde gelen sektörlerin tamamında ihracat arttı
Haziran ayında Denizli'nin birçok ana sektöründe dikkat çekici ihracat artışları yaşandığını belirten Uğurlu, şu bilgileri paylaştı:
"Haziran ayında, ilimizin elektrik-elektronik ihracatı yüzde 73 artışla 121 milyon dolar, tekstil-konfeksiyon ihracatı yüzde 22 artışla 116 milyon dolar, demir-demir dışı metaller ihracatı yüzde 44 artışla 78 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 21 artışla 32 milyon dolar, madencilik ihracatı yüzde 34 artışla 29 milyon dolar oldu."
Tekstil sektöründeki toparlanmaya da dikkat çeken Uğurlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Ocak-Mayıs döneminde yüzde 5,3 seviyesinde gerçekleşen tekstil ve konfeksiyon ihracatındaki daralma, Haziran ayındaki yüzde 22'lik artışın etkisiyle Ocak-Haziran döneminde yüzde 1,6'ya geriledi. Bu görünüm, sektörümüzde uzun süredir devam eden daralma eğiliminin hız kestiğini ve toparlanma yönünde olumlu sinyallerin güçlenmeye başladığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzün yeniden büyüme ivmesi yakalamasını umuyoruz."
İngiltere yine ilk sırada
Haziran ayında ihracatta ilk sırayı yine İngiltere'nin aldığını belirten Başkan Uğurlu şu bilgileri verdi:
"Haziran ayında, ilimiz ihracatında lider konumda olan İngiltere'ye ihracatımız yüzde 83 oranında artışla 90 milyon dolar olarak kaydedildi. Ardından gelen ABD’ye ihracatımız yüzde 37 artışla 39 milyon dolar, üçüncü sırada yer alan İtalya’ya ihracatımız yüzde 19 artışla 38 milyon dolar, dördüncü sırada yer alan Almanya’ya ihracatımız yüzde 26 artışla 32 milyon dolar, beşinci sırada yer alan Hollanda’ya ihracatımız yüzde 60 artışla 23 milyon dolar olarak gerçekleşti."
Reeskont kredi limitindeki artış ihracatçıyı destekleyecek
İhracatçıların finansmana erişiminin önemine dikkat çeken DENİB Başkanı Osman Uğurlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın reeskont kredilerine ilişkin aldığı kararın iş dünyası açısından önemli olduğunu belirtti.
Başkan Uğurlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Daha önce 4,5 milyar lira olan reeskont kredilerinin günlük limitinin 5 milyar liraya yükseltilmesini, ihracatçılarımızın finansmana erişiminin desteklenmesi açısından önemli ve yerinde bir adım olarak değerlendiriyoruz. Finansman maliyetlerinin yüksek seyrettiği ve krediye erişimin zorlaştığı bir dönemde alınan bu kararın, ihracatçılarımızın üretim, yatırım ve ihracat faaliyetlerine olumlu katkı sağlayacağına inanıyoruz."

Bu kararın alınmasında emeği geçen kurum ve yetkililere teşekkür eden Uğurlu, şunları kaydetti:
"Bu önemli düzenlemenin hayata geçirilmesinde desteklerini esirgemeyen başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, ekonomi yönetimimize, ilgili bakanlıklarımıza, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankamıza ve katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara ihracatçılarımız adına teşekkür ediyoruz."
Enflasyon değerlendirmesi
Haziran ayı enflasyon rakamlarını da değerlendiren Osman Uğurlu, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Haziran ayında Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) aylık bazda yüzde 0,99, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi'nin (Yİ-ÜFE) ise yüzde 1,80 arttığını hatırlattı.
Başkan Uğurlu değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Haziran ayında aylık enflasyonun yüzde 0,99 ile görece sınırlı gerçekleşmesine rağmen, yıllık enflasyonun yüzde 32,11 seviyesinde bulunması fiyat baskılarının ekonomide etkisini sürdürdüğünü gösteriyor. Enflasyona en yüksek katkıyı 9 puan ile gıda ve alkolsüz içecekler grubu sağlarken, konut 6 puan ve ulaştırma 5 puan ile öne çıkan diğer harcama grupları oldu. Özellikle gıda ve barınma maliyetlerindeki yüksek seyir, hane halkı bütçeleri üzerindeki baskının devam ettiğini ortaya koyuyor. Aylık enflasyonda önceki dönemlere kıyasla daha ılımlı bir görünüm oluşsa da, yıllık enflasyonun halen yüzde 30'un üzerinde seyretmesi fiyat istikrarının tam anlamıyla sağlanamadığını ve dezenflasyon sürecinin zamana ihtiyaç duyduğunu gösteriyor."
Üretici fiyatlarındaki gelişmelere de değinen Uğurlu, şöyle devam etti:
"Üretici enflasyonunun yüzde 28 seviyesinde seyretmesi ise, maliyet baskılarının kısmen azaldığına işaret etse de, üretici fiyatlarından tüketici fiyatlarına geçiş etkisi hâlen önemli bir unsur olmaya devam ediyor. Bu nedenle maliyet kanadındaki iyileşmenin kalıcı hale gelmesi, hem fiyatlandırma davranışlarının normalleşmesi hem de reel sektörün planlama kapasitesinin güçlenmesi açısından önemli bir başlık olmaya devam ediyor."
PMI verileri üretimde yavaşlamaya işaret ediyor
Türkiye İmalat PMI verilerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Uğurlu, Haziran ayında imalat sektöründe zorlu koşulların sürdüğünü belirtti.
"Mayıs ayında 49,8 olan manşet PMI, Haziran’da 47,1’e gerileyerek imalat sektörünün faaliyet koşullarında belirgin bir yavaşlamaya işaret etti. Böylece sektörün performansında zayıflama eğilimi üst üste 27’nci aya ulaştı. Anket katılımcılarına göre, üretimdeki yavaşlamanın kaynağında Orta Doğu’daki savaşın yol açtığı piyasa belirsizliği, yeni siparişlerde süregelen düşüş ve fiyat artışları gibi faktörler yer aldı."
Tedarik zincirindeki sorunların sürdüğünü ifade eden Uğurlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Bölgedeki gerilim nedeniyle firmalar ham madde tedarikinde zorluklarla karşılaşmaya devam etti ve tedarikçilerin teslim süreleri Haziran’da da uzadı. Bununla birlikte, teslimat sürelerindeki artış Şubat ayından bu yana en ılımlı düzeyde gerçekleşti. Son olarak, büyük ölçüde zayıf talep koşullarının etkisiyle firmalar Haziran ayında hem girdi hem de nihai ürün stoklarını azaltmaya devam etti."
Sektörel PMI verilerine ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:
"İmalat sektöründe zorlu faaliyet koşulları Haziran ayında da yaygın olarak hissedildi. Bunun en belirgin istisnası, kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler sektörü oldu. Söz konusu sektörde yeni siparişler güçlü bir şekilde artarak üretimin yeniden büyümeye geçmesini sağladı."
"Daha genel olarak bakıldığında, enflasyonist baskıların hafiflemesi firmalara bir miktar rahatlama sağladı. En güçlü maliyet baskılarının gözlendiği elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe, tedarik zinciri gecikmeleri de belirgin düzeyde seyretti. Bu durum, önümüzdeki aylarda sektörün büyümesini sınırlama potansiyeli taşıyor."

"PMI verileri, birçok sektörde talebin istenilen seviyeye ulaşamadığını ve üretim faaliyetlerinin baskı altında kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Küresel talepteki dalgalanmalar, yüksek finansman maliyetleri ve üretim üzerindeki maliyet baskıları ihracatçı firmalarımızı etkilemeye devam ediyor. İmalat sanayinde üretim, siparişler ve tedarik süreçlerine ilişkin göstergelerde görülecek iyileşmenin kalıcı hale gelmesi, ihracat performansının desteklenmesi açısından önem taşıyor."
Merkez Bankası'nın faiz kararı değerlendirildi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını da değerlendiren DENİB Başkanı Osman Uğurlu, enflasyonda kalıcı düşüşün sağlanmasıyla birlikte para politikasında normalleşme sürecinin başlamasının üretim ve ihracata olumlu katkı sağlayacağını ifade etti.
Başkan Uğurlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Haziran ayı toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit bıraktı. Enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımların korunması büyük önem taşırken, yılın geri kalanında enflasyondaki düşüş eğiliminin kalıcı hale gelmesiyle birlikte para politikasında kademeli bir normalleşme sürecinin başlamasını temenni ediyoruz. Daha dengeli bir faiz ortamının üretim, yatırım ve ihracata olumlu katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bununla birlikte, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerinden küresel enflasyonist baskıları artırması ve merkez bankalarının temkinli para politikalarını sürdürmesi ihracatçılar açısından belirsizlikleri canlı tutuyor."
Uğurlu, finansman maliyetlerinin ihracatçılar açısından önemini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yüksek enerji, lojistik ve finansman maliyetleri üretim ve ihracat üzerinde baskı oluştururken, ihracatçılarımızın rekabet gücünü koruyabilmesi ve yeni pazarlara açılabilmesi için uygun maliyetli ve erişilebilir finansman imkânlarının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor."
"Dünyada temkinli para politikaları devam ediyor"
Küresel ekonomide yaşanan gelişmeleri de değerlendiren Osman Uğurlu, başta ABD, Avrupa ve Japonya merkez bankalarının aldığı kararların dünya ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Başkan Uğurlu şu değerlendirmeyi yaptı:
"ABD Merkez Bankası (FED), Kevin Warsh başkanlığındaki ilk toplantısında politika faizini beklentilere paralel olarak sabit bıraktı. ABD'de yıllık enflasyonun yüzde 4,2 seviyesine yükselmesi, para politikasındaki sıkı duruşun korunmasına yol açarken, Orta Doğu'da ateşkes sağlanmasına rağmen barışın kalıcılığına ilişkin belirsizlikler küresel ekonomide risk unsuru olmaya devam ediyor."

Avrupa Merkez Bankası'nın faiz artırımına da değinen Uğurlu, şunları kaydetti:
"Avrupa Merkez Bankası (ECB), enflasyondaki artış nedeniyle yaklaşık üç yıl aranın ardından ilk kez mevduat faiz oranını artırarak yüzde 2,0'dan yüzde 2,25'e yükseltti. İran savaşı'nın ardından artan enerji maliyetlerinin körüklediği enflasyon oranı, Euro Bölgesi'nde son dönemde yüzde 3,2 ile Avrupa Merkez Bankası'nın yüzde 2,0 hedefinin belirgin şekilde üzerine çıkmıştı. Avrupa Merkez Bankası, son faiz artırımını Eylül 2023'te yapmıştı."
Japonya Merkez Bankası'nın faiz kararına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
"Japonya Merkez Bankası (BOJ) ise salı günü politika faizini ekonomistlerin beklentilerine paralel olarak yüzde 1'e yükseltti. Bu kararla Japonya Merkez Bankası faizi 1995 yılından bu yana ilk kez yüzde 1 seviyesine çıkarmış oldu. Faiz artırımı, Japonya’nın zayıf yen ve yükselen enflasyonla mücadele ettiği bir dönemde geldi. Enflasyondaki yukarı yönlü baskının, kısmen İran savaşı nedeniyle artan enerji maliyetlerinden kaynaklandığı belirtiliyor."
Küresel ekonomiye ilişkin genel değerlendirmesinde ise Uğurlu şöyle konuştu:
"Fed'in faizleri sabit tutması, Avrupa Merkez Bankası'nın yaklaşık üç yıl sonra yeniden faiz artırımına gitmesi ve Japonya Merkez Bankası'nın politika faizini son 30 yılın en yüksek seviyesine çıkarması, küresel ölçekte sıkı para politikalarının etkisini koruduğunu gösteriyor. Enflasyonla mücadele önceliğinin devam etmesi, finansman maliyetlerinin yüksek seyretmesine neden olurken, küresel talep ve yatırım iştahı üzerinde de baskı oluşturuyor."
Denizli'nin başarısı TİM ve İSO listelerinde de tescillendi
Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan araştırmalarda Denizli firmalarının önemli başarı elde ettiğini belirten Osman Uğurlu, şu açıklamayı yaptı:
"Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından her yıl açıklanan 'Türkiye'nin İlk 1000 İhracatçı Araştırması' sonuçlarına göre, 2025 yılında Denizli'de üretim ve yatırımı bulunan 23 firma listeye girme başarısı gösterdi. Denizli'nin üretim gücünü, ihracattaki istikrarını ve küresel pazarlardaki rekabetçiliğini bir kez daha ortaya koyan bu başarı, Denizli’nin Türkiye ihracatındaki güçlü konumunu da teyit ediyor."
İSO 500 listesine de değinen Uğurlu sözlerini şöyle sürdürdü:
"İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl duyurulan 'Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu' sonuçlarına göre ise, 2025 yılında Denizli’de üretimi ve yatırımı bulunan 13 firma listeye girdi. Bu başarı, ilimizin güçlü sanayi altyapısını, yüksek üretim kapasitesini ve katma değer oluşturan sanayi yapısını bir kez daha ortaya koydu. Üretim gücüyle Türkiye ekonomisine önemli katkılar sunan Denizli, sanayide sürdürülebilir büyümesini istikrarlı şekilde devam ettirirken, güçlü üretim altyapısı ve girişimcilik kültürüyle ülkemizin önde gelen sanayi merkezleri arasında yer almayı sürdürüyor."
Denizli'nin ihracattaki gücünü vurgulayan Başkan Uğurlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Türkiye'nin en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri olan Denizli, TİM İlk 1000 İhracatçı Araştırması'nda 23, İSO 500 Araştırması'nda ise 13 firmayla temsil edilerek üretim, yatırım ve ihracattaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Köklü üretim kültürü, güçlü sanayi altyapısı, nitelikli iş gücü ve ihracat odaklı üretim anlayışıyla Denizli, ülkemizin ekonomik kalkınmasına değer katmayı sürdürüyor. 25 farklı sektörde 183 ülkeye ihracat gerçekleştiren ilimiz, uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu korurken sanayi ve ihracattaki istikrarlı performansıyla Türkiye'nin önde gelen üretim ve ticaret merkezleri arasında yer almaya devam ediyor."
Başkan Osman Uğurlu, ihracatçıların zor şartlar altında elde ettiği başarının ayrıca takdir edilmesi gerektiğini vurgulayarak açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
"Diğer yandan, ihracatçılarımızın bu başarısını; jeopolitik gelişmelerin neden olduğu belirsizliklerin, finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin ve kur-enflasyon dengesizliğinin dış ticaret üzerinde önemli baskılar oluşturduğu bir dönemde ayrıca kıymetli buluyoruz. Tüm bu zorluklara rağmen üretmeye, istihdam oluşturmaya, yatırım yapmaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam eden ihracatçılarımız, Denizli ekonomisinin ve Türkiye ihracatının en önemli itici gücü olmayı sürdürüyor. Bu vesileyle, bu başarıda emeği bulunan tüm ihracatçılarımızı ve sanayicilerimizi gönülden tebrik ediyorum."





