Denizli

Altı Nokta Körler Derneği’nden 8 Mart Çağrısı

Altı Nokta Körler Derneği Denizli Şubesi Kadın Meclisi, Dünya Kadınlar Günü öncesinde basın açıklaması yaparak engelli kadınların yaşadığı ayrımcılığa dikkat çekti. Dernek adına konuşan Zerrin Bozcayoca, engelli kadınların hem kadın hem de engelli olmaları nedeniyle hayatın birçok alanında dışlandığını belirterek erişilebilirlik, istihdam ve şiddete karşı etkin koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Denizli Haber - Altı Nokta Körler Derneği Denizli Şubesi Kadın Meclisi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Dernek adına açıklama yapan Zerrin Bozcayoca, kadınların yaşadığı zorluklara dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: “Bugün 7 Mart. 8 Mart’a saatler kala bu meydandayız. Bizler engelli kadınlar olarak bir gün önceden buradayız. Çünkü bizim mücadelemiz bir güne sığmaz. Yaşadıklarımız bir çiçeğe, bir tebriğe, birkaç güzel söze sığmayacak kadar ağırdır.

Yarın herkes kadınların gücünden söz edecek. Biz ise bugün o gücün önüne konulan görünmez duvarları anlatmak için buradayız.

8 Mart, kadın emeğinin görünür kılınması ve eşitlik mücadelesinin büyütülmesi için vardır. Ancak engelli kadınlar için bu mücadele iki kat ağırdır. Çünkü bizler hem kadın olduğumuz için hem de engelli olduğumuz için ayrımcılığa uğruyoruz. Bu çoklu ayrımcılık hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyor.

Toplumda çoğu zaman cinsiyetsiz görülüyoruz. Kadınlığımız yok sayılıyor. Eğer bir engelli kadın kendisine yapılanın farkında olamayacak durumda görülüyorsa, ne yazık ki istismar riski daha da artıyor. Aile içi şiddet, psikolojik baskı ve sosyal izolasyon engelli kadınlar açısından yaygın ve çoğu zaman görünmez bırakılan gerçeklerdir.

Eğitim hayatında iki kat mücadele etmek zorundayız. İstihdamda hem kadın olduğumuz için hem engelli olduğumuz için dışlanıyoruz. Yeteneğimizin ve aldığımız eğitimin karşılığı olan alanlarda çalışma imkânı bulamıyoruz. Siyasi yaşamda ve sivil toplumda ise çoğu zaman görünürüz ama karar mekanizmalarının merkezine alınmayız.

Buradan açıkça söylüyoruz: Engelli kadınlar toplumun edilgen değil, özne bireyleridir

Ülkemiz, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ni 2007 yılında onaylamıştır. Sözleşmenin 6. maddesi, engelli kadınların çok yönlü ayrımcılığa maruz kaldığını açıkça kabul eder ve devletlere özel önlemler alma yükümlülüğü getirir. Bu bir temenni değil, uluslararası bir yükümlülüktür. Bu yükümlülüklerin hayata geçirilmesini istiyoruz.

Erişilebilirlik bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Ancak kamu binalarından hastanelere, adliyelerden eğitim kurumlarına kadar pek çok alanda erişilebilirlik sorunu devam etmektedir. Görme engelli kadınlar uygun formatta bilgilendirmeye ulaşamamakta, işitme engelli kadınlar yeterli çeviri desteği bulamamakta, birçok sağlık kurumu bedensel engelli kadınların ihtiyaçlarına göre düzenlenmemektedir.

Şiddetten kaçmak isteyen bir engelli kadın için erişilemeyen bir karakol ya da rampası olmayan bir sığınma evi hayati bir engeldir. Bu kabul edilemez.

Engelli çocukların ya da engelli yakınlarının bakımını üstlenen kadınların görünmeyen emeği de ayrıca desteklenmelidir. Bu kadınlar çoğu zaman ekonomik güvenceden ve sosyal hayattan mahrum bırakılmaktadır.

Dünya yaşanan savaşlarla yangın yerine dönmüşken Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin 11. Maddesini hatırlatmak istiyoruz. Bu madde, silahlı çatışma ve insani kriz durumlarında engelli bireylerin korunmasını devletlerin açık yükümlülüğü olarak tanımlamaktadır.

Savaş yitip giden canların yanısıra daha çok engelli birey demektir. O nedenledir ki barış insanların sağlıklı yaşaması için en büyük güvencedir.

Buradan kamu kurumlarına ve yerel yönetimlere sesleniyoruz: Uluslararası sözleşmelerden ve ulusal mevzuattan doğan yükümlülüklerinizi yerine getirin.

Kentleri erişilebilir planlayın

Kentleri erişilebilir planlayın. Ulaşımı güvenli hale getirin. Şiddet ve istismar vakalarında engelli kadınlara özel ve etkin koruma mekanizmaları oluşturun. İstihdamda gerçek eşitliği sağlayın ve uygulamaları denetleyin.

Engelli kadınların siyasi ve sivil yaşamda daha etkin rol alabilmesi için gerçek katılım mekanizmaları geliştirin. Bizler, Altı Nokta Körler Derneği Denizli Şubesi Kadın Meclisi olarak; engelli kadınların eşitlik, adalet ve özgürlük mücadelesini büyütmeye kararlıyız.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi: “Bir toplum, bir millet; erkek ve kadın denilen iki cins insandan oluşur. Mümkün müdür ki bir toplumun bir parçasını ilerletelim, diğerini ihmal edelim de toplumun bütünü ilerleyebilsin?” Bizler toplumun yarısıyız. Engelli kadınlar bu toplumun eşit ve vazgeçilmez parçasıdır. Eşitlik sağlanmadan gerçek ilerleme mümkün değildir.

Bu 8 Mart’a bir gün kala buradan sesleniyoruz: Engelsiz kadın, özgür yaşam! Yaşasın kadın dayanışması!”