Ekonomi Haber - Milyonlarca kişinin gözü, 3 Temmuz Cuma günü açıklanacak haziran ayı enflasyon verisinde. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından duyurulacak veriyle birlikte yılın ilk 6 aylık enflasyon oranı netleşecek. Mevcut hesaplamalara göre altı aylık enflasyonun yüzde 16'nın üzerine çıkması bekleniyor.
Enflasyon verisi öncesinde asgari ücrete ara zam tartışmaları da yeniden gündeme geldi. Bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne asgari ücretin yıl içinde ikinci kez artırılmasını öngören bir kanun teklifi sunuldu. Teklifte, temmuz ayından itibaren asgari ücretin 60 bin liraya yükseltilmesi önerildi.

Asgari ücrete yılda iki zam teklifi
Teklif yasalaşırsa asgari ücrete yılda iki kez zam yapılması mecburi olacak. Teklifin gerekçesinde özetle şunlar denildi:
“Resmî verilere göre, 32 milyon 166 bin, çalışan nüfusun yaklaşık yarısı geçimini asgari ücretle sağlamaktadır. Oysa asgari ücret, çalışma yaşamına yeni adım atan ve herhangi bir deneyimi bulunmayan işçilere verilmesi gereken en düşük başlangıç ücretidir. Ancak son yıllarda Türkiye'de asgari ücret istisna olmaktan çıkmış, yaygın ücret haline gelmiştir.
2002 yılında asgari ücret ve altında çalışanların oranı yaklaşık yüzde 25 iken bugün bu oran yüzde 50'lere dayanmıştır.
TÜİK verilerine, göre. Gayri Safı Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki işgücü ödemelerinin payı 2020 yılında %33 seviyelerindeyken, bu oran 2022-2023 döneminde yüzde 25'lere kadar gerilemiştir. Buna karşın sermaye gelirlerini temsil eden net işletme artığının payı yüzde 50'lere tırmanmıştır. Son yıllarda emekçilerin milli gelirden aldığı pay düşmeye devam etmektedir.Türk-İş’in araştırmasına göre, açlık sının 35 bin 174 liraya ulaşırken asgari ücret 28 bin 75 lirada kalmıştır. Başka bir ifadeyle milyonlarca işçi ücretini aldığı gün açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmektedir. Yoksulluk sınırının 114 bin 576 liraya ulaştığı koşullarda asgari ücret, dört kişilik bir ailenin insanca yaşamını sağlayacak gelirin yalnızca dörtte birine denk gelmektedir.

Emekçilerin alım gücü eriyor
DİSK-AR Ücret Kayıpları İzleme Raporuna göre, işçilerin birikimli toplam enflasyon ve vergi kaybı 2025'in ilk beş ayına göre yüzde 46,8 artmış, işçiler Mayıs 2026'nm en az 12 gününü vergi, kesinti ve enflasyona çalışmış, ortalama işçi ücretinin vergi ve enflasyon kaybı (kesinti hariç) 15.537 lira olarak gerçekleşmiştir. Emekçiler her geçen gün daha fazla çalışırken ürettikleri değerden daha az pay almakta, ülkenin zenginliği belirli bir azınlığın elinde toplanmaktadır. Bu nedenle asgari ücret yalnızca asgari ücretle çalışanların değil, tüm toplumun ortak meselesidir. Çünkü asgari ücretteki her değişiklik milyonlarca yurttaşın gelirini, sosyal haklarını ve yaşam koşullarını doğrudan etkilemektedir.
Asgari ücret için çarpıcı değerlendirme
"Asgari ücretin amacı, bütçe disiplinini korumak ya da vergi gelirlerini artırmak olmamalıdır. Asgari ücretin varlık nedeni, çalışanın insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürebilmesini sağlamaktır. Bu noktada asgari ücret, yeni işe başlayan ya da en niteliksiz iş gücüne verilen ücret değildir. Asgari ücret; bir çalışanın barınma, gıda, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını, günün fiyatları üzerinden en düşük düzeyde karşılayabilmesini amaçlayan taban ücrettir. Bu sebeplerle, asgari ücret açlık sınırının altında değil, insanca yaşam koşullarını sağlayacak düzeyde belirlenmelidir.”
DEM Parti tarafından sunulan ve Komisyon’a sevk edilen kanun teklifi yasalaşırsa asgari ücret yoksulluk sınırının yarısına yükselecek ve yılda iki kez belirlenecek.




