Ekonomi Haber - Tekstil sektörünün son dönemde adeta bir ateş çemberinden geçtiğini belirten Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, yüksek üretim ve finansman maliyetlerinin sanayicinin belini büktüğünü ifade etti. Türkiye'deki enflasyonist baskının maliyetleri tırmandırdığını vurgulayan Kasapoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "Sektörün durumu malum ortada; rekabet etmekte zorlandığımız, üretim ve finansman maliyetlerinin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Her geçen gün üzerimizdeki yük artıyor. Bugün Türkiye'de enflasyonun yarattığı bir maliyet problemi var. Ne üretirseniz üretin maliyetleriniz çok yüksek ve dünyada rekabet etme şansınız, ürününüzü pazarda satma şansınız çok zorlaşıyor."

Maliyet artışlarına karşın döviz kurlarında aynı oranda bir hareketlilik görülmemesinin denklemi tamamen aleyhlerine çevirdiğini belirten Kasapoğlu, “Küresel pazardaki daralmalara ve jeopolitik risklerde var. Dünyada tekstile ilgi azalmış durumda, taleplerde gerilemeler var. Son dönemde yaşanan savaşlar, Hürmüz’deki gerginliğin bitmemesi ve petrol fiyatlarının hızla artması bütün dünyayı etkiliyor. Bir de düşük üretim maliyetleriyle bütün ekonomileri derinden sarsmaya başlayan bir Çin gerçeği var. Eskisinden çok farklı, yeni bir düzenin içindeyiz ve burada rekabet etmeye çalışıyoruz” dedi.

DENİB Başkanı Uğurlu’dan Faiz Kararı Sonrası Finansman Çağrısı
DENİB Başkanı Uğurlu’dan Faiz Kararı Sonrası Finansman Çağrısı
İçeriği Görüntüle

"AMAÇ SADECE PARA KAZANMAK OLSAYDI..."

Tüm bu olumsuz tablolara rağmen sanayicilerin üretmekten vazgeçmediğini dile getiren Başkan Kasapoğlu, “Bizler kendilerini üretime adamış insanlarız; üretmeyi biliyoruz, üretmekten para kazanmayı biliyoruz. Denizli’deki sanayicilerimize baktığımızda, bu işin gerçekten bir aşkla ve sevdayla yapılabileceğini düşünüyorum. Çünkü eğer amaç sadece para kazanmaksa, bugünkü şartlarda finansal piyasalarda çok daha rahat ve sıfır riskle para kazanma şansınız var. Ama bu insanlar üretmek istiyor, üretmeye devam etmek istiyorlar, yatırım yapmak istiyorlar. İşlerini büyütmekten keyif alıyorlar” diye konuştu.

"2026 ZOR BİR YIL, ÜMİDİMİZ 2027"

Texhibition Fuarı gibi organizasyonların sanayiciler için en kritik umut kapılarından biri olduğunun altını çizen Kasapoğlu, fuarların müşteri ve sipariş bulma noktasındaki hayati rolüne değindi. Yurt dışındaki fuarların cazibesini yitirdiğine ancak İstanbul’daki bu buluşmanın gücünü her geçen gün artırdığına dikkat çeken Kasapoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bizler üretime inanan insanlarız. Bu sürecin geçici olduğunu, dünya ve Türkiye’nin üretmenin ve ihraç etmenin değerini tekrar anlayacağını söylüyoruz. Bu sıkıntılı günleri en az hasarla atlatmaya çalışıyoruz. Şirketlerimizle mücadelemizi sürdürüyoruz. Açık söylemek lazım; 2026 yılı tekstil ve hazır giyim için çok iyi bir yıl değil. Ümidimiz, 2027’de bazı parametrelerin değişmesiyle sanayinin, üretimin ve tekstilin önünün açılması. İnşallah bu fuarlar da buna vesile olur."

Muhabir: GAMZE CEVAHİR