Denizli Haber - Denizli Barosu tarafından yapılan açıklamada, CHP kurultayına ilişkin sürecin yalnızca bir siyasi partinin iç meselesi olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, konunun doğrudan demokratik hukuk düzenini ilgilendirdiği ifade edildi.

Açıklamada, demokratik toplumlarda siyasi partilerin halk iradesinin kurumsal taşıyıcıları olduğu kaydedilirken, kongre ve kurultayların da seçme ve seçilme hakkının, siyasal temsilin ve demokratik meşruiyetin önemli bir parçası olduğuna dikkat çekildi.

Denizli Barosu, siyasi iradeye yönelik yargısal müdahalelerde hukuk devleti ilkesi, anayasal denge ve demokratik istikrarın gözetilmesi gerektiğini belirterek, Anayasa’nın 67. ve 68. maddelerine işaret etti. Açıklamada, seçme, seçilme ve siyasal faaliyette bulunma haklarının anayasal güvence altında olduğu hatırlatıldı.

Denizli Haber Baro-6

Baro açıklamasında şu değerlendirmelere yer verildi: “Seçim hukukunun evrensel ilkeleri; seçimle oluşan iradenin istikrarını, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerini esas almaktadır. Demokratik süreçler sonucunda ortaya çıkan temsil iradesinin, aradan uzun süre geçtikten sonra “mutlak butlan” gibi istisnai hukuki kurumlar üzerinden tartışmaya açılması; yalnızca ilgili siyasi yapıyı değil, demokratik siyasal düzenin bütününü etkileyebilecek sonuçlar doğurma riski taşımaktadır.

Özel bireyler için unutulmaz gece
Özel bireyler için unutulmaz gece
İçeriği Görüntüle

Hukuk devleti; öngörülebilirliği, kurumsal güveni ve anayasal sınırlar içerisinde işleyen bir demokratik düzeni zorunlu kılar. Siyasal rekabetin yargısal süreçler üzerinden şekillendiği yönündeki toplumsal kanaatin güçlenmesi ise, yargıya duyulan güven kadar demokratik kurumların meşruiyetini de zedelemektedir.

Mahkemelerin görevi; siyasal alanı belirlemek veya yeniden dizayn etmek değil, anayasal düzen içerisinde hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri ve hukuk güvenliğini korumaktır. Demokratik toplum düzenlerinde siyasal meşruiyetin asli kaynağı, millet iradesidir.

Öte yandan seçimlerin yönetimi ve denetimi konusunda Anayasa ve ilgili mevzuat ile belirlenmiş görev ve yetki sınırlarının korunması; hukuk devleti ilkesinin ve kuvvetler ayrılığının doğal sonucudur. Demokratik süreçlere ilişkin yargısal müdahalelerde, anayasal kurumların görev alanlarına ve seçim hukukunun temel prensiplerine azami hassasiyet gösterilmesi zorunludur.

Unutulmamalıdır ki; demokratik rejimlerde siyasal rekabetin asli zemini mahkeme salonları değil, millet iradesidir. Hukuk, siyasal alanı dizayn eden değil; hak ve özgürlükleri güvence altına alan bir denetim mekanizması olarak varlık kazanır.

Denizli Barosu olarak; hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını, demokratik siyasal yaşamı, seçme ve seçilme hakkını ve halk iradesinin meşruiyetini savunmanın, hukuk kurumlarının tarihsel ve anayasal sorumluluğu olduğuna inanıyoruz.

Hukukun; siyasal tartışmaların aracı değil, adaletin ve demokratik düzenin güvencesi olması gerektiğini vurguluyor; hukuk güvenliğini ve demokratik toplum düzenini zedeleyebilecek her türlü uygulamanın karşısında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.”

Kaynak: HABER MERKEZİ