Denizli Haber - Hukuk devletinde hiç kimsenin soruşturulamaz olmadığının vurgulandığı açıklamada, "Ancak hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu bir düzende, soruşturma makamlarının da hukuka bağlı hareket etmesi ve yürüttükleri işlemlerde temel hak ve özgürlüklere saygı göstermesi zorunludur. Ne var ki bugün yaşanan süreç, yalnızca bir adli soruşturma olarak değerlendirilemeyecek ölçüde ağır hukuki ve kurumsal sorunlar içermektedir" denildi.
Masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı vurgusu
Denizli Barosu tarafından, soruşturma dosyasında gizlilik kararı bulunduğu belirtilmesine rağmen operasyon görüntüleri ve bazı bilgilerin basın ve sosyal medya üzerinden paylaşıldığı belirtilerek tepki gösterildi. Açıklamada, henüz savunma makamının erişemediği bilgilerin kamuoyunda tartışmaya açılmasının masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkına zarar verdiği belirtildi.

“Barolar yalnızca meslek örgütleri değil, hukukun kaleleridir"
Açıklamada, başkanlık makamında gerçekleştirilen aramanın yalnızca fiziki bir mekâna yönelik işlem olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanarak, söz konusu makamın savunma mesleğinin bağımsızlığını ve hukukun üstünlüğünü temsil ettiği kaydedildi.
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Baro Başkanlığı makamı, yalnızca bir kişinin görev yaptığı fiziki bir alan değil; savunmanın kurumsal temsilinin, avukatlık mesleğinin bağımsızlığının ve hukukun üstünlüğü ilkesinin sembolüdür. Bu makamın, kamuoyunda peşinen suçluluk algısı yaratacak yöntemlerle ve görüntüler eşliğinde hedef haline getirilmesi, yalnızca ilgili kişilere değil, doğrudan savunma mesleğine ve baro kurumuna yönelmiş bir müdahale niteliğindedir. Avukatlık Kanunu’nun avukatlık bürolarının aranmasına ilişkin öngördüğü özel güvenceler ve savunma mesleğinin bağımsızlığına ilişkin anayasal ilkeler karşısında, yürütülen işlemlerin hukuka uygunluğu titizlikle değerlendirilmek zorundadır. Savunma makamını itibarsızlaştırmaya yönelik hiçbir uygulamanın hukuk devletiyle bağdaşması mümkün değildir. Denizli Barosu olarak açıkça ifade ediyoruz ki; yürütülen soruşturmanın içeriğinden bağımsız olarak, avukatların, baro kurumunun ve başkanlık makamının kamuoyu önünde hedef gösterilmesine, soruşturma süreçlerinin medya operasyonuna dönüştürülmesine ve masumiyet karinesinin zedelenmesine sessiz kalmayacağız. Savunma makamı, demokratik hukuk devletinin kurucu unsurlarından biridir. Savunmanın itibarı zedelendiğinde zarar gören yalnızca avukatlar değil, adalet sisteminin tamamıdır.
Denizli Barosu, soruşturma sürecini tüm yönleriyle ve büyük bir dikkatle takip etmektedir. Hukuka aykırı olduğu değerlendirilen her işlem hakkında gerekli hukuki girişimler kararlılıkla yapılacak; meslektaşlarımızın haklarının, savunma mesleğinin onurunun ve Denizli Barosu’nun kurumsal saygınlığının korunması için tüm yasal yollar sonuna kadar kullanılacaktır.
Hiç kimse hukukun üstünde değildir. Ancak hiç kimse de hukuk dışı yöntemlerle itibarsızlaştırılamaz. “Gizlilik kararı” olan dosyada operasyon görüntülerini, fotoğraflarını hatta aramalarda bulunduğu iddia olunan materyallere kadar sosyal medyada paylaşan, servis eden soruşturmanın gizliliğini ihlal eden her kim varsa her biri hakkında gerekli yasal süreç tereddütsüz başlatılacaktır.
Bugün bir kez daha ilan ediyoruz: Barolar yalnızca meslek örgütleri değil, hukukun kaleleridir. Hiçbir güç, hukukun kalesine korku salamayacak, savunmayı susturamayacak, adaletin sesini kısmayı başaramayacaktır. Denizli Barosu köklü tarihinde dün olduğu gibi bugün de tüm organlarıyla görevinin başındadır."





