Klimalardan yayılan gizli tehlikeye dikkat!
Klimalardan yayılan gizli tehlikeye dikkat!
İçeriği Görüntüle

Sağlık Haber - Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Dr. Arzu Jalilova, "Diyabet çocuğun yaz tatilini engellemez. Sadece tatilin daha bilinçli planlanmasını gerektirir. Diyabetli bir çocuk yazı korkuyla değil, bilgiyle karşılamalıdır. Aileler de ’Ya bir şey olursa?’ kaygısını, ’Ne yapacağımızı biliyoruz’ güvenine dönüştürmelidir" dedi.

Yaz aylarının çocuklar için deniz, oyun, yolculuk ve özgürlük anlamına geldiğini ifade eden Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Dr. Arzu Jalilova, diyabetli çocukların da aynı mutluluğu yaşayabileceğini söyledi. Küçük bir planlamayla risklerin büyük ölçüde önlenebileceğini belirten Uzm. Dr. Jalilova, sıcak havanın kan şekeri üzerinde beklenmedik değişikliklere yol açabileceğine dikkat çekti. Yazın artan sıcaklıkla birlikte sıvı ihtiyacının da yükseldiğini belirten Dr. Jalilova, yeterli su tüketilmediğinde kan şekerinin yükselebileceğini, buna karşılık sıcak hava ve yoğun hareketin bazı çocuklarda insülin etkisini artırarak hipoglisemiye neden olabileceğini söyledi. Bu nedenle yaz aylarında kan şekerinin daha sık takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Jalilova, özellikle denize girmeden önce ve çıktıktan sonra, uzun süre oyun oynanmadan, spor yapılmadan, yolculuk öncesinde ve çocuk kendini iyi hissetmediğinde mutlaka ölçüm yapılmasını önerdi.

Deniz ve oyun yasak değil

Diyabetli çocukların yüzebileceğini, bisiklete binebileceğini ve arkadaşlarıyla rahatlıkla oyun oynayabileceğini dile getiren Dr. Jalilova, fiziksel aktivitenin çocukların hem bedensel hem de ruhsal gelişimi için önemli olduğunu söyledi. Jalilova, "Uzun süren aktivitelerde kan şekeri düşebileceği için aktivite öncesinde ölçüm yapılması ve çocuğun yanında meyve suyu, glukoz tableti veya kesme şeker gibi hızlı etkili karbonhidrat kaynaklarının mutlaka bulundurulması gerekir" diye konuştu.

Hipoglisemi belirtileri gözden kaçmasın

Uzm. Dr. Jalilova, kan şekeri düşüklüğünün yaz aylarında sıcak çarpması veya yorgunlukla karıştırılabileceğini söyledi. Terleme, titreme, ani acıkma, baş dönmesi, solukluk, dalgınlık ve davranış değişikliklerinin hipoglisemi belirtisi olabileceğini belirten Jalilova, şöyle konuştu:

"Özellikle küçük çocuklar bu durumu ifade etmekte zorlanabilir. Ailelerin yanı sıra öğretmenlerin, antrenörlerin ve çocuğa eşlik eden diğer kişilerin de bu belirtileri bilmesi büyük önem taşır. Yaz aylarında sıvı kaybı, enfeksiyonlar, düzensiz beslenme, insülin dozunun atlanması veya insülinin sıcaktan etkilenmesi nedeniyle kan şekeri yükselebilir. Aşırı susama, sık idrara çıkma, halsizlik, bulantı ve karın ağrısı gibi belirtiler görüldüğünde kan şekeri ve gerektiğinde keton kontrolü yapılması gerekir."

"İnsülin güneşte bırakılmamalı"

Tatil döneminde en sık yapılan hatalardan birinin insülini araç içinde, plaj çantasında veya güneş altında bırakmak olduğunu söyleyen Jalilova, yüksek sıcaklığın insülinin etkinliğini azaltabileceğini ifade etti. İnsülinlerin doğrudan güneş ışığından korunması gerektiğini belirten Jalilova, yolculuklarda uygun soğutucu çantalarda taşınmasını ancak buz aküsüyle doğrudan temas ettirilmemesini önerdi.

Diyabet çantası tatilin vazgeçilmezi olmalı

Ailelere tatil hazırlığında diyabet malzemelerini öncelikli olarak çantalarına koymaları tavsiyesinde bulunan Jalilova, ölçüm cihazı veya sensör ekipmanı, insülin, yedek kalem ucu ya da pompa seti, hızlı etkili karbonhidrat, ara öğün, su, keton ölçüm malzemeleri ve acil durum bilgilerinin mutlaka yanlarında bulunması gerektiğini söyledi. Uzun yolculuklarda öğün düzeninin bozulabileceğini belirten Jalilova, diyabet çantasının kolay ulaşılabilir yerde tutulmasını, kan şekerinin belirli aralıklarla kontrol edilmesini, yeterli su tüketilmesini ve tatil bölgesindeki en yakın sağlık kuruluşunun önceden öğrenilmesini tavsiye etti.

Diyabet bakımına ara verilmemeli

Uzm. Dr. Jalilova, yaz tatilinde günlük rutinin değişmesine rağmen diyabet bakımına ara verilmemesi gerektiğini vurguladı. Jalilova, tatil öncesinde çocuk endokrinoloji ekibiyle görüşülerek insülin uygulamaları, öğün saatleri ve fiziksel aktivitenin yeni düzene göre planlanmasının yararlı olacağını söyledi.

"Dondurma yasak değil"

"Diyabetli çocuklar da denize girmek, arkadaşlarıyla oynamak, dondurma yemek ve yaz tatilinin tadını çıkarmak ister" diyen Jalilova, diyabetli çocuklara dondurmanın tamamen yasaklanmasının doğru olmadığını söyledi. Jalilova, karbonhidrat sayımı yapılan çocuklarda uygun planlama ile dondurmanın da beslenme düzenine dahil edilebileceğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: "Amacımız çocukları sosyal hayattan uzaklaştırmak değil, sağlıklı seçim yapmayı öğretmek, yaşamın içinde güvenle var olmalarını sağlamaktır. Diyabet yönetimi yalnızca kan şekeri değerlerinden ibaret değildir. Çocuğun özgüvenini, sosyal yaşamını ve yaşam sevincini de korumak gerekir. Diyabetli bir çocuk yazı korkuyla değil bilgiyle karşılamalıdır. Aileler de ’Ya bir şey olursa?’ kaygısını, ’Ne yapacağımızı biliyoruz’ güvenine dönüştürmelidir."

Kaynak: İHA