Denizli

“Gümrük birliği ihtiyaçları karşılamıyor”

BASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Değirmenci, mevcut Gümrük Birliği anlaşmasının günümüz ihtiyaçlarına cevap verme konusunda yetersiz kaldığını ifade ederek, güncelleme yapılması gerektiğini ifade etti.

Denizli Haber - BASİAD Başkanı Doğan Değirmenci, Türkiye–AB Gümrük Birliği’nin yaklaşık 30 yıl önce kurulduğunu hatırlatarak, mevcut yapının günümüz ticaret ve ekonomik koşullarına uygun olmadığını söyledi. Değirmenci, “Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 1996 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği, Ankara Anlaşması ve Katma Protokol ile temelleri atılan ortaklık ilişkisinin önemli bir aşamasıdır. Ancak aradan geçen yaklaşık otuz yıl içinde küresel ticaretin yapısı, üretim modelleri ve ekonomik öncelikler köklü biçimde değişmiştir. Buna karşın mevcut Gümrük Birliği çerçevesi günümüz ihtiyaçlarına cevap vermekte yetersiz kalmaktadır. Bugün Gümrük Birliği yalnızca bir ticaret düzenlemesi değil; Türkiye–AB ilişkilerinin ekonomik ve stratejik boyutlarını doğrudan etkileyen bir yapı haline gelmiştir. Hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ekonomi gibi alanların kapsam dışında kalması; ayrıca karar alma süreçlerinde Türkiye’nin söz hakkının bulunmaması yapısal sorunlar doğurmaktadır” ifadelerini kullandı.

“YATIRIM KARARLARINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR”

“Türkiye’nin mal ihracatının yaklaşık yüzde 40’ını Avrupa Birliği ülkelerine yaptığını hatırlatarak, “Bu oran, AB’yi Türkiye’nin açık ara en büyük ticaret ortağı konumunda tutmaktadır. Özellikle Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmalarına Türkiye’nin otomatik olarak taraf olamaması, buna karşılık bu ülkelere pazarını açmak durumunda kalması önemli bir asimetri yaratmaktadır. Bu durum, ihracatçılarımızın rekabet gücünü zayıflatmakta ve yatırım kararlarını doğrudan etkilemektedir. Avrupa Birliği’nin son dönemde üretim ve tedarik zincirlerini kendi içinde güçlendirmeye yönelik politikaları ile Hindistan ve Mercosur ülkeleriyle imzalanan kapsamlı ticaret anlaşmaları, mevcut dengesizlikleri daha da görünür hale getirmiştir. Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesinin korunması için bu gelişmelerin bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan Gümrük Birliği fiilen mal ticaretinin ötesine geçmiş; hizmet sunumu, lojistik ve iş insanlarının dolaşımını da etkileyen bir ekonomik bütünleşme alanı oluşturmuştur. Buna rağmen Schengen vizesi uygulamalarında yaşanan ciddi sorunlar, özellikle hizmet sektörü ve ihracatçılar açısından önemli bir engel teşkil etmektedir” şeklinde konuştu.

“UZUN VADELİ ÇIKARLARA HİZMET ETMİYOR”

BASİAD olarak mevcut durumla ilgili görüşlerini de paylaşan Başkan Değirmenci, “Mevcut haliyle sürdürülen Gümrük Birliği ne Türkiye’nin ne de Avrupa Birliği’nin uzun vadeli çıkarlarına hizmet etmektedir. Güncellenmiş ve dengeli bir model, Türkiye’yi yalnızca üretim üssü olarak değil, karar süreçlerine katılan eşit bir ekonomik ortak olarak konumlandırmalıdır. Bu kapsamda; Türkiye’nin AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı ticaret anlaşmalarına eş zamanlı ve eşit koşullarda katılımının sağlanması, hizmetler, tarım, dijital ekonomi ve kamu alımlarının kapsam içine alınması, Yeşil Mutabakat ve sınırda karbon düzenlemeleri çerçevesinde adil geçiş mekanizmalarının oluşturulması, İş insanları ve hizmet sunucuları için vize süreçlerinin kolaylaştırılması, güncelleme sürecinin somut bir takvim ve karşılıklı bağlayıcılık esasına dayanması gerekmektedir. Bu konu yalnızca ticaret hacmiyle ilgili değildir; Türkiye’nin küresel değer zincirlerindeki konumu ve Avrupa ile kuracağı stratejik ortaklığın niteliğiyle doğrudan bağlantılıdır. Eşitlik temelinde kurgulanmamış bir entegrasyon sürdürülebilir değildir. BASİAD olarak, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik sürecin şeffaf, katılımcı ve sonuç odaklı biçimde yeniden başlatılmasını kamuoyunun ve karar vericilerin dikkatine sunuyoruz.