Denizli Haber- Hayatımızın merkezine aldığımız ilişkiler, zaman zaman en büyük huzur kaynağımız olduğu kadar en yoğun kaygılarımızın da sahnesi haline gelebiliyor. Dışarıdan masum birer "sevgi gösterisi" gibi duran aşırı ilgi isteme, kıskançlık krizleri ya da sürekli güvence arayışı, aslında derinlerde yatan çok daha büyük bir duygunun habercisi: Kaybetme korkusu…
İlişkilerde sıkça yapılan yanılgılardan biri, aşırı sevginin her türlü kaygıyı masum kıldığı düşüncesi. Ancak Uzman Psikolog Hulusi Özdemir’e göre durum pek de öyle değil. Özdemir, kaybetme korkusunu şu sözlerle tanımlıyor:” Kaybetme korkusu, kişinin partnerini kaybetme ihtimalini sürekli bir tehdit gibi algılamasıdır. Bu korku aşırı ilgi isteme, kontrol etme, kıskançlık, güvence arama ya da tam tersine incinmemek için mesafe koyma şeklinde ortaya çıkabilir.” Dedi.

GÖZDEN KAÇAN "GİZLİ SİNYALLER" NELERDİR?
Kişiler, kaybetme korkusu yaşadığını bazen fark etmeyebilir. Ancak küçük tepkiler, bu derin kaygının ve partneri kaybetme korkusunun habercisi olabilir. Özdemir, "Mesajın geç gelmesi, ses tonunun değişmesi gibi küçük ayrıntıları sürekli takip etmek önemli bir işarettir. 'Nasıl olsa beni bırakacak' düşüncesiyle yakınlaşmaktan kaçınmak da gizli sinyallerdendir." İfadelerini kullandı.

GEÇMİŞİN YARALARI BUGÜNKÜ İLİŞKİLERİ NASIL ETKİLİYOR?
Özdemir, "Bugünkü olaylara verdiğimiz tepkinin, olayın kendisinden çok daha büyük olması önemli bir göstergedir. Partnerin birkaç saat ulaşamaması yoğun bir terk edilme paniği yaratıyorsa, bugünkü olay geçmişteki bir yaranın tetikleyicisi olabilir." Şeklinde konuştu.

KENDİ KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANET: KISIR DÖNGÜ
Kaybetme korkusu yaşayan kişilerin düştüğü en büyük tuzak, partnerini tutmaya çalışırken aslında kaçırmasıdır. Bu çelişkili mekanizma ilişkiyi adeta bir çıkmaza sürükler. Özdemir bu döngüyü şöyle açıklıyor:" Kişi kaybetme korkusuyla daha fazla kontrol eder ve güvence ister. Partner bunaldıkça uzaklaşır. Bu uzaklaşma da kişinin 'Beni gerçekten bırakıyor' korkusunu güçlendirir."
Bu süreçte yapılan tipik hatalar arasında partneri sürekli test etmek, mesajları ve sosyal çevreyi aşırı takip etmek yer alıyor. Hatta bazı kişiler, terk edilme acısını önden yaşamakmamak adına önce kendileri uzaklaşıp ilişkiye duvar örüyor.
BU KORKUYLA NASIL BAŞA ÇIKILIR?
Kaybetme korkusunun esiri olmaktan kurtulmanın yolları olduğunu belirten Uzman Psikolog Hulusi Özdemir, günlük yaşamda uygulanabilecek pratik bir zihinsel yöntemi şöyle ifade etti: "Korku yükseldiğinde 'Şu an hissettiğim şey gerçek mi, yoksa bir korku mu?' diye sormak iyi bir başlangıçtır. Ardından 'Elimde bunun somut kanıtı var mı?' sorusunu sormak, duygu ile gerçeği birbirinden ayırmaya yardımcı olur. İhtiyaç duyulduğunda profesyonel destek alınmalıdır."




