Denizli Haber- Yeni eğitim öğretim yılının başlamasına az bir süre kala öğrencileri ve velileri okul heyecanı sardı. Özellikle eğitim hayatına ilk kez adım atacak olan birinci sınıf öğrencileri için yeni bir dönem başlarken, ailelerin de çocuklarının okula uyum sürecinde nasıl bir yol izlemesi gerektiği önem taşıyor.

Psikolojik Danışman Kemal Tuncer, okula başlamanın çocukların hayatındaki önemli dönemeçlerden biri olduğunu belirtti. Çocukların ve ebeveynlerin yeni dönem öncesinde farklı bir heyecan yaşadığını ifade eden Tuncer, “Çocuklar ayrı heyecanlı. Anne babalar, ebeveynler ayrı heyecanlı. 3 aylık uzun bir tatilin arkasından yoğun bir dönem başlayacak. Ve yeni başlayanlardaki heyecan daha da büyük. Mini mini birlerin heyecanı her zaman daha yoğun oluyor, daha farklı oluyor” dedi.

İlkokula başlamanın çocukların gelişimi açısından önemli bir dönemeç olduğunu söyleyen Tuncer, “ilkokula başlamak gerçekten hem akademik anlamda hem de kişinin, duygusal gelişimi, kişilik gelişimi anlamında önemli dönemeçlerden biri bence insan hayatında. O ilk çocukluk döneminin daha oyun odaklı, daha oyun çağında olan çocuklarının artık biraz daha sorumluluklar almaya başladıkları, daha yoğun sorumluluklar almaya başladıkları bir döneme işaret ediyor ilkokul dönemi.”
“HER ÇOCUĞUN UYUMU AYNI OLMUYOR”
Her çocuğun okula ve derslere uyumunun aynı şekilde gerçekleşmediğine dikkat çeken Tuncer, “Her çocuğun uyumu hem okula anlamında hem derslere anlamında hem öğrenme becerileri anlamında aynı olmuyor. Okula uyum ifadesini en sık kullandığımız, en kapsayıcı ifade okul olgunluğu ifadesi. Okul olgunluğu ifadesi sadece zihinsel anlamda hazır oluşu değil, aynı zamanda bedensel anlamda, motor beceriler anlamında, öz bakım anlamında ve sosyal beceriler anlamında da belli bir olgunluğa gelinmiş olmasını ifade ediyor.” dedi

“AİLELER ÇOK SABIRLI OLMALI”
Özellikle birinci sınıfa başlayacak çocukların ailelerine seslenen Tuncer, ilk dönemde çocukların yaşayabileceği kaygı ve huzursuzlukların belirli bir noktaya kadar normal karşılanması gerektiğini belirtti.
Tuncer, “Ailelere söyleyebileceğim önemli şeylerden biri özellikle 1. sınıfa başlayacak yani yeni ilkokula başlayacak olan çocukların ailelerindeki en dikkat etmeleri gereken konulardan biri özellikle 1 ay boyunca klasik bir ifade olacak belki ama çok sabırlı olmaları, çocuklarının bu dönemdeki yakınmalarını, huzursuzluklarını, kaygılarını belli bir noktaya kadar normal kabul etmeleri” ifadelerin kullandı.
Tuncer, Okul ortamının çocuklar açısından daha kurumsal bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekerek “Çünkü gerçekten o ilkokulun o kurumsal havası, okula bak girerken işte okul idarecisinin yaptığı konuşma, tören bir anda daha önce anaokuluna gitmiş olsa da anaokulu deneyimi olmuş olsa da çocuklarımız için daha farklı, daha ciddi, daha zorlayıcı, daha kurumsal bir havanın içine girdiklerinden ötürü çocukları biraz daha strese sokması, biraz daha kaygılandırması çok çok normal.” Şeklinde konuştu.
“ESAS MESELE EVDEN VE ANNEDEN AYRILAMAMAK”
Okula başlama sürecinde bazı çocukların diğerlerine göre daha fazla kaygı yaşayabileceğini belirten Tuncer, okul korkusunun altında yatan nedenlerden birinin çocuğun evden ve özellikle anneden ayrılmak istememesi olduğunu söyledi.
Tuncer, “Bu dönemde bazı çocuklar diğer arkadaşlarına göre daha fazla kaygılı olacaklar, daha fazla stres yaşayacaklar. Okula başlamayla ilgili, okul korkusuyla ilgili, okula gitmek istememeyle ilgili altta yatan en önemli başlıklardan biri mesela çocuğun evden ayrılmak istememesi, anne babadan ayrılmak istememesi. Daha da özetlersem anneden ayrılmak istememesi. Anne ile çocuk arasındaki ilişkinin çok böyle bağlılık düzeyinden daha fazla bir şekilde bağımlılığa kaydığı ilişkilerde çocuk evden ayrılmak istemiyor, anneden ayrılmak istemiyor, esas bu da okula gitmek istememek gibi, okul korkusu gibi bir başlığa dönüşüyor.” Dedi.
“2 HAFTADAN FAZLA SÜRERSE UZMAN DESTEĞİ ALINMALI”
Tuncer, çocukların okula gitmek istememe durumunun uzun sürmesi halinde ise uzman desteği alınmasını tavsiye ederek sözlerini şöyle tamamladı:”Özellikle uyum döneminde olan çocuklar için ilkokul öğretmenlerimiz bu konuda tecrübeliler. Buna dikkat ediyorlar. Oyun oynatıyorlar. Esasında o çocuk için okul eğlenceli bir yer. Ama gitmek istemeyen çocukların esasında ana olarak takıldıkları nokta evden ayrılamamaları, anneden ayrılamamaları. Eğer bu durum 2 haftadan fazla sürecek olursa, yani 3 haftayı geçer, 1 ay geçmiş olmasına rağmen hala bu durum, okula gitmek istememek durumu devam ediyor olursa mutlaka bir uzmandan destek almalarını da tavsiye ediyorum.”



