Sağlık

Paü Hastanelerinden Uyarı

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanı Ahmet Metin Prof. Dr. Ahmet Metin, son yıllarda giderek yaygınlaşan protez tırnak ve kalıcı oje uygulamalarının tırnak sağlığı üzerinde ciddi sorunlara yol açabileceğini belirterek önemli açıklamalarda bulundu.

Sağlık Haber - PAÜ Hastaneleri Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanı Ahmet Metin Prof. Dr. Ahmet Metin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Günümüzde güzellik anlayışı hızla değişirken tırnak bakımı da artık yalnızca kişisel bakımın küçük bir parçası olmaktan çıkmış durumda. Bir dermatoloji hekimi olarak özellikle son yıllarda şunu çok net görüyorum. İnsanlar çoğu zaman bakımlı görünmek ile sağlıklı olmak kavramlarını birbirine karıştırıyor. Oysa tırnaklarımız sadece estetik bir detay değildir. Tırnaklar parmak uçlarımızı koruyan, ince hareketlerimizi kolaylaştıran ve aynı zamanda genel sağlığımız hakkında önemli ipuçları veren canlı yapılardır. Biz dermatologlar bazen yalnızca tırnağa bakarak kansızlıktan solunum sistemi hastalıklarına, beslenme eksikliklerinden enfeksiyonlara kadar birçok durumu fark edebiliyoruz. Bu nedenle tırnakların sürekli kozmetik ürünlerle kapatılması bedenin bize verdiği önemli sinyallerin gözden kaçmasına neden olabiliyor. Toplumda uzun, parlak ve kusursuz tırnaklar çoğu zaman sağlık, gençlik ve iyi görünümün bir göstergesi gibi sunuluyor. Ancak ne yazık ki en sık karşılaştığımız yanlışlardan biri manikür sırasında tırnak etlerinin kesilmesi oluyor. İnsanlar bunu estetik bir uygulama sanıyor fakat tırnak eti dediğimiz yapı aslında tırnağı enfeksiyonlardan koruyan doğal bir bariyerdir. Bu bölgenin kesilmesi ya da agresif şekilde itilmesi bakteri, mantar ve virüslerin girişine zemin hazırlıyor. Sonrasında ağrılı dolamalar, mantar enfeksiyonları ve kalıcı tırnak bozuklukları ortaya çıkabiliyor. Özellikle hijyen koşullarının yeterli olmadığı salonlarda kullanılan sterilize edilmemiş aletler aracılığıyla siğil, herpes enfeksiyonları, mantarlar hatta hepatit gibi ciddi hastalıkların bulaşması mümkündür. Bu nedenle estetik kaygılar uğruna hijyenin ikinci plana atılması son derece tehlikelidir.”

“En parlak ojenin altında bile bazen ciddi sağlık sorunları gizlenebilir”

Bir başka önemli sorunun da sosyal medyanın özellikle gençler üzerinde oluşturduğu kusursuz görünme baskısı olduğuna değinen Prof. Dr. Ahmet Metin, sosyal medya platformlarında görünen aşırı uzun protez tırnaklar, karmaşık tasarımlar ve sürekli değişen trendler gençleri evde uygulanan kontrolsüz kozmetik işlemlerine yönelttiğini söyledi. İnternetten kolayca satın alınabilen jel ve akrilik kitleri bilinçsizce kullanıldığında ciddi dermatolojik sorunlara yol açabildiğini belirten Prof. Dr. Metin, ürünlerin içinde bulunan akrilat ve metakrilat gibi kimyasallar tam sertleşmeden cilde temas ettiğinde çok güçlü alerjik reaksiyonlara neden olabildiğini vurguladı.

Prof. Dr. Metin sözlerine şöyle devam etti: “Hastalarımız yalnızca parmaklarında değil, elleriyle yüzlerine dokundukları için göz kapaklarında, boyunlarında ve yüzlerinde şiddetli egzama tablolarıyla karşımıza geliyor. Son yıllarda kozmetik ürünlere bağlı alerjik egzama vakalarında ciddi bir artış görüyoruz. Kalıcı oje ve jel tırnak uygulamalarında kullanılan UV lambaları da masum değildir. Tek bir uygulamanın riski düşük olsa da bu işlemlerin sık tekrarlanması cilt yaşlanmasını hızlandırabiliyor ve zaman içinde hasar birikimine yol açabiliyor. Ayrıca uzun protez tırnaklar doğal tırnağa sürekli baskı uygulayarak tırnağın yatağından ayrılmasına neden olabiliyor. Bu boşlukta bakteriler ve mantarlar kolayca çoğalıyor. Özellikle yeşil renk değişikliğiyle karşımıza çıkan bakteriyel enfeksiyonlar oldukça sık görülüyor. Dermatoloji pratiğinde şunu da görüyoruz ki bazı kişilerde tırnak yeme veya tırnak çevresindeki deriyi koparma davranışı yalnızca bir alışkanlık değildir. Bu durum çoğu zaman kaygının, stresin ve psikolojik yüklerin bedensel bir dışavurumudur. Biz buna psikodermatolojik bir tablo olarak yaklaşıyoruz. Bazı durumlarda protez tırnak veya oje uygulamaları kişiye fiziksel bir engel oluşturarak destek sağlayabiliyor. Ancak asıl çözüm kişinin ruhsal yükünü fark etmek ve stres yönetimini güçlendirmektir. Ben özellikle gençlere ve ailelere şu mesajı vermek istiyorum. Bedenimiz bize emanet edilmiş çok değerli bir bütündür. Onu sosyal medyanın dayattığı kusursuzluk algısına göre şekillendirmeye çalışırken sağlığımızı riske atmamalıyız. Tırnaklarımızı korumanın en doğru yolu doğal yapıya saygı göstermek, hijyen kurallarına dikkat etmek ve gereksiz kimyasal temasından kaçınmaktır. Tırnak etlerini kesmemek, aşırı uzun tırnaklardan uzak durmak, güvenilir merkezleri tercih etmek, işlemler sırasında UV koruması sağlamak ve tırnaklara düzenli aralar vermek son derece önemlidir. Ağrı, renk değişikliği, şişlik, ayrılma ya da egzama gibi belirtiler görüldüğünde ise vakit kaybetmeden dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.”