<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>DRT TV | Denizli Haber | Haber Denizli | Denizli Son Dakika</title>
    <link>https://www.drttv.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir, tarafsız ve özgün habercilik. Denizli'nin televizyonu, Denizli'nin tek televizyonu. Denizli Haber, Haber Denizli, Güncel Denizli, Denizli Güncel, Denizli Haberleri.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.drttv.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 29 Jun 2026 22:20:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yangın küle çevirdi!]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/yangin-kule-cevirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/yangin-kule-cevirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak'ta tarım arazisinde çıkan ve rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyen yangına, Denizli Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı yangın söndürme helikopteri havadan destek verdi. Ekiplerin havadan ve karadan yürüttüğü yoğun çalışmalar sonucu yangın kontrol altına alınırken, aynı saatlerde Manisa'nın Kula ilçesinde çıkan bir başka yangın da ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber -</strong> Uşak merkeze bağlı Eskisaray köyü yakınlarında henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan <a href="https://www.drttv.com/beyagacta-korkutan-yangin"><span style="color:#3498db">yangın</span></a>, rüzgarın etkisiyle çevredeki arpa ve buğday ekili arazilere yayıldı. İhbar üzerine bölgeye Denizli Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait 1 yangın söndürme helikopteri, Uşak Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine ait 10 arazöz, itfaiye ekipleri ve iş makineleri sevk edildi.</p>

<p style="text-align:center"><img height="450" src="https://drttvcom.teimg.com/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-makilik-alanda-yangin-15-donum-alan-kule-dondu5.jpg" width="600" /></p>

<p>Denizli'den havalanan <a href="https://www.drttv.com/yesil-vatan-icin-sahadalar-denizlide-yangin-nobeti"><span style="color:#3498db">yangın </span></a>söndürme helikopterinin havadan verdiği destekle birlikte ekiplerin koordineli müdahalesi sonucu alevler kontrol altına alındı. Yangında yaklaşık 600 dekar arpa ve buğday ekili alan zarar görürken, saman balyası paketleme çalışması yapan bir traktör de tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:center"><img height="400" src="https://drttvcom.teimg.com/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-makilik-alanda-yangin-15-donum-alan-kule-dondu6.jpg" width="600" /></p>

<p>Öte yandan, Manisa'nın Kula ilçesine bağlı Seyitali Mahallesi Sabuncukuyu mevkisinde de makilik alanda yangın çıktı. Rüzgar nedeniyle kısa sürede büyüyen yangına itfaiye ve Orman İşletme Şefliği ekiplerinin yanı sıra bir hava aracı da destek verdi. Ekiplerin hızlı müdahalesi sayesinde yangın kontrol altına alınırken, yaklaşık 15 dönüm makilik alan zarar gördü.</p>

<p style="text-align:center"><img height="319" src="https://drttvcom.teimg.com/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-makilik-alanda-yangin-15-donum-alan-kule-dondus.jpg" width="600" /></p>

<p>Yetkililer, her iki bölgede de yangınların çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatırken, özellikle yaz aylarında vatandaşların anız yakmama ve yangına neden olabilecek davranışlardan kaçınmaları konusunda uyarılarda bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/yangin-kule-cevirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-makilik-alanda-yangin-15-donum-alan-kule-dondu3.jpg" type="image/jpeg" length="10429"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[’Bir Kış, Bir Yaz’ Su Uçtu Şelalesi 4 mevsim mest ediyor]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/bir-kis-bir-yaz-su-uctu-selalesi-4-mevsim-mest-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/bir-kis-bir-yaz-su-uctu-selalesi-4-mevsim-mest-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar’ın Sinanpaşa ilçesine bağlı Çobanözü köyündeki Su Uçtu Şelalesi, dört mevsim sunduğu farklı güzelliklerle doğaseverlerin ilgisini çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber - </strong>Kış aylarında kar ve buzla kaplanan kayalıkların arasından süzülen şelale, adeta kartpostallık manzaralar oluştururken, yaz mevsimiyle birlikte eriyen kar suları ve yemyeşil doğa eşliğinde bambaşka bir güzelliğe bürünüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğal yapısıyla dikkat çeken Su Uçtu Şelalesi, son yıllarda doğa yürüyüşleri ve fotoğraf tutkunlarının uğrak noktalarından biri haline gelirken, bölgenin korunmasına yönelik çalışmalar da sürüyor.</p>

<p>Özellikle yaz sıcaklarının etkisini artırdığı bu günlerde serin atmosferiyle öne çıkan Su Uçtu Şelalesi, Afyonkarahisar’ın keşfedilmeyi bekleyen doğal güzellikleri arasında yer almaya devam ediyor.</p>

<p>Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Araştırma Görevlisi Hakan Yılmaz tarafından şelalenin çekilen yaz ve kış görüntülerinin birleştirilmesi ile oluşturulan klip ise adeta sanatsal bir çalışmayı akıllara getirdi.<br />
 </p>

<p style="text-align:center"><img alt="’Bir Kış, Bir Yaz’: Su Uçtu Şelalesi 4 mevsim mest ediyor" height="400" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/06/29/20260629aw736001-1.jpg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/bir-kis-bir-yaz-su-uctu-selalesi-4-mevsim-mest-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-bir-kis-bir-yaz-su-uctu-selalesi-4-mevsim-mest-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="95872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anadolu’nun binlerce yıllık sırrı toprak altından çıkarılıyor]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/anadolunun-binlerce-yillik-sirri-toprak-altindan-cikariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/anadolunun-binlerce-yillik-sirri-toprak-altindan-cikariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu’daki insanlık tarihinin izlerini araştıran Japon arkeolog Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura, Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesindeki Büklükale’de birçok medeniyetin bıraktığı izleri gün yüzüne çıkarıyor. Matsumura başkanlığındaki kazı çalışmaları, Büklükale’nin Hitit başkentiyle bağlantılı önemli bir merkez olabileceğini gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber</strong> - Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesi sınırlarında yer alan Büklükale’de yürütülen kazı çalışmaları, Anadolu’nun binlerce yıllık geçmişine ışık tutuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2009 yılında başlatılan kazılar, her yıl mayıs ve haziran aylarında devam ediyor. "Aşağı şehir" ve "Yukarı şehir" olmak üzere iki arkeolojik alandan oluşan bölgede, farklı dönemlere ait izler gün yüzüne çıkarılıyor.</p>

<p>İnsanlık tarihinin izini süren Japon arkeolog Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura başkanlığındaki kazılarda, Büklükale’nin birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı değerlendiriliyor. Bölgede Osmanlı, Helenistik dönem, Büyük İskender dönemi, Demir Çağı, Ahameniş Persleri, Lidyalılar, Kimmerler ve Hititlere ait izler bulunuyor. Kızılırmak geçiş güzergahında yer alan Büklükale’nin, bu yönüyle tarih boyunca stratejik bir yerleşim alanı olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Kazı Başkanı Japon arkeolog Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Büklükale’nin Hitit tarihi açısından önemli bir yerleşim alanı olduğunu söyledi. Önceki yıllarda yapılan kazılarda Hitit kralı ya da kraliçesine ait olduğu değerlendirilen 3 mühür baskısının ortaya çıkarıldığını belirten Matsumura, "Bu mühür baskıları, Büklükale’nin Hitit başkenti ya da Hitit kralı ile doğrudan bağlantısı olan bir şehir olabileceğini gösteriyor" dedi.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="Denizli Haber Büklükale2-1" class="detail-photo img-fluid" height="442" src="https://drttvcom.teimg.com/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-buklukale2-1.jpg" width="600" /></p>

<p>Büklükale’de daha önce bulunan tabletlerin de bölgenin önemini artırdığını ifade eden Matsumura, tabletlerden birinin büyük ihtimalle Hitit kralına gönderilmiş bir mektup olduğunu söyledi. Matsumura, "Bu buluntu, Hitit kralının Büklükale ile doğrudan temas kurduğunu gösteriyor. Hatta kısa süreli de olsa burada bulunmuş olabileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle Büklükale, Hitit tarihi açısından çok önemli bir şehir olabilir" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazılarda Batı Anadolu’da önemli bir güç olan Arzava ile bağlantılı buluntulara da ulaşıldığını anlatan Matsumura, bir tablette Arzava Kralı Tarhundaradu’nun ismine rastlandığını belirtti. Matsumura, "Tarhundaradu’nun Mısır ile mektuplaştığını ve kızını Mısır Firavunu ile evlendirmeye çalıştığını biliyoruz. Arzava, o dönemde Hititlerin düşmanıydı. Bu nedenle burada onlara karşı bir dua ya da ritüel amacıyla tablet hazırlanmış olabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Büklükale’de Kimmerlere ait olduğu düşünülen izlerin de önemli olduğunu vurgulayan Matsumura, Kimmerlerin Anadolu’ya göç ettiğinin bilindiğini ancak nerede yaşadıkları ve şehirlerinin nerede bulunduğu konusunda bugüne kadar net bilgilere ulaşılamadığını söyledi. Matsumura, "Daha önce Kimmerlere ait bazı eserler bulunmuştu. Ancak burada, sur duvarıyla aynı döneme ait mimari taban üzerinde Kimmerlere ait olduğunu düşündüğümüz malzemeler de tespit edildi. Bu buluntular, Kimmerlerin Anadolu’daki tarihini anlamamız açısından önemli" dedi.</p>

<p>Büklükale’deki çalışmaların ilerleyen yıllarda Anadolu tarihine yeni bilgiler kazandırabileceğini dile getiren Matsumura, kazı alanının farklı dönemlere ait izler taşıdığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/anadolunun-binlerce-yillik-sirri-toprak-altindan-cikariliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-buklukale-1.jpg" type="image/jpeg" length="49302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lavanta Bahçesi Yoğun İlgi Görüyor]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/lavanta-bahcesi-yogun-ilgi-goruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/lavanta-bahcesi-yogun-ilgi-goruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merkezefendi Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Lavanta Bahçesi, yaz sezonuyla birlikte vatandaşların uğrak noktalarından biri olmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber - </strong><a href="https://www.drttv.com/merkezefendi-de-haserelere-karsi-etkin-mucadele-devam-ediyor"><span style="color:#3498db">Merkezefendi Belediyesi</span></a> tarafından ilçeye kazandırılan lavanta bahçesi, doğal güzelliği, görsel zenginliği ve huzur veren atmosferiyle Yenişafak Mahallesi’nde ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunuyor. Binlerce lavanta bitkisinin oluşturduğu mor tonların hâkim olduğu alan, hem görsel bir şölen hem de aromatik yapısıyla dikkat çekiyor. Özellikle yaz aylarında yoğun ilgi gören Lavanta Bahçesi, doğayla iç içe vakit geçirmek isteyen vatandaşlara dinlenme, fotoğraf çekimi ve keyifli zaman geçirme imkânı sağlıyor.</p>

<p style="text-align:center"><img height="400" src="https://drttvcom.teimg.com/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-merkezefendinin-mor-guzelligi-lavanta-bahcesi-yogun-ilgi-goruyor-5.jpeg" width="600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“MORUN EN GÜZEL TONLARI MERKEZEFENDİ LAVANTA BAHÇESİ’NDE HAYAT BULUYOR”</strong></h2>

<p>İlçenin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında yeşil alan ve sosyal yaşam projelerine devam ettiklerini belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “İlçemize kazandırdığımız <a href="https://www.drttv.com/merkezefendi-belediyesi-tarihine-ve-kulturel-mirasina-sahip-cikiyor"><span style="color:#2ecc71">Merkezefendi</span></a>’mizin mor güzelliği Lavanta Bahçemiz, bugün her zamankinden daha renkli, daha canlı ve daha büyüleyici. Binlerce lavantanın eşsiz kokusu, göz alıcı manzarası ve huzur veren atmosferiyle burası sadece bir bahçe değil, doğayla buluşabileceğiniz, keyifli anılar biriktirebileceğiniz özel bir yaşam alanı. Morun en güzel tonları arasında yürümek, bu eşsiz güzelliği sevdiklerinizle paylaşmak için sizleri Yenişafak Mahallemizdeki Lavanta Bahçemize bekliyoruz” dedi.</p>

<p style="text-align:center"><img height="400" src="https://drttvcom.teimg.com/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-merkezefendinin-mor-guzelligi-lavanta-bahcesi-yogun-ilgi-goruyor-6.jpeg" width="600" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MERKEZEFENDİ BELEDİYESİ BASIN BÜLTENİDİR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/lavanta-bahcesi-yogun-ilgi-goruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-merkezefendinin-mor-guzelligi-lavanta-bahcesi-yogun-ilgi-goruyor-7.jpeg" type="image/jpeg" length="43982"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kilisli genç ustadan patentli közde dondurma]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/kilisli-genc-ustadan-patentli-kozde-dondurma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/kilisli-genc-ustadan-patentli-kozde-dondurma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kilis’te geliştirilen patentli "közde dondurma", köz üzerinde pişirilerek hazırlanıyor. Yaklaşık 10 dakikada servis edilen lezzet için Avrupa patenti hedefleniyor. Türkiye’de patentini aldığı Kilis’te 15 yıldır tatlı sektöründe çalışan mesleği babasından öğrenen 26 yaşındaki Mehmet Ali Ayoğlu, geliştirdiği patentli "közde dondurma" ile hem farklı bir lezzet sunuyor hem de Kilis’in adını dünyaya duyurmayı amaçlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber-</strong>Türkiye’de ilk ve tek olduğunu belirttiği közde dondurmayı hazırlayan Ayoğlu, dondurmanın dışını fındık, bal, Hindistan cevizi ve kendilerine özel karışımlarla kapladıktan sonra matkap yardımıyla şişe geçirerek köz üzerinde pişirdiklerini ifade etti. Yaklaşık 5 ila 10 dakika süren işlemin ardından dondurmanın üzerine çikolata sosu ve Antep fıstığı eklenerek servis edildiğini söyledi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Közde <a href="https://www.drttv.com/demirdak-isyan-etti-makarnaci-dondurma-satiyor"><span style="color:#2980b9"><span style="background-color:#ffffff">dondurmanın </span></span></a>lezzet sırrının birinci sınıf salep kullanılması olduğunu vurgulayan Ayoğlu, "Közde dondurmanın Türkiye’deki patentini yıllar önce aldık. Şimdi de Avrupa patenti için başvurumuzu yaptık. En büyük hedefimiz bu lezzeti uluslararası alanda tescillemek ve Kilis’in adını dünyaya duyurmak" dedi.</p>

<p></p>

<p>Farklı şehirlerden ve yurt dışından merak edip gelen müşterilerin bulunduğunu belirten Ayoğlu, özellikle sosyal medyada gördükleri ürün nedeniyle birçok kişinin Kilis’e gelerek bu lezzeti tatmak istediğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Közde dondurmayı deneyen müşterilerden Ali Zahteroğlu ise "Ustamızın ellerine sağlık. Daha önce böyle bir <a href="https://www.drttv.com/dondurmak-gaymak-yeni-bir-hikayeyle-izleyicilerle-bulusacak"><span style="color:#2980b9"><span style="background-color:#ffffff">dondurma</span></span></a> yemedim. Çok lezzetli. Avrupa patenti hedefini de destekliyorum" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/kilisli-genc-ustadan-patentli-kozde-dondurma</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-kilisli-genc-ustadan-ptantli-kozde-dondurma.jpg" type="image/jpeg" length="39256"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayılar arı kovanlarını parçaladı, üretici neye uğradığını şaşırdı]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/ayilar-ari-kovanlarini-parcaladi-uretici-neye-ugradigini-sasirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/ayilar-ari-kovanlarini-parcaladi-uretici-neye-ugradigini-sasirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Alanya ilçesinde yaylada bulunan arı kovanlarına giren ayılar, çok sayıda kovana zarar verdi. Kontrol için yaylaya çıkan arı üreticisi gördüğü manzara karşısında hayrete düştü. Olayda çok sayıda kovan parçalanırken, arılar da telef oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber - </strong>Olay, dün Alanya ilçesi Yaylakonak Mahallesi sınırlarında bulunan Avla Yaylası’nda meydana geldi. Arı üreticisi rutin kontrol amacıyla arı kovanlarının bulunduğu yaylaya geldi. Kovanlarının bulunduğu alana ulaşan üretici, gördüğü manzara karşısında neye uğradığını şaşırdı. Bölgedeki dağlık alandan indiği değerlendirilen ayı ya da ayılar, aç kalınca arı kovanlarına saldırarak büyük zarar verdi. Saldırı sonucu parçalanan kovanların içindeki petekler de çevreye saçıldı. Kovanlardaki arıların ise telef olduğu öğrenildi.</p>

<p>Olayın ardından konuşan arı kovanların sahibi Sinan Özen, "150 adet kendi kovanımız var. Bin adet köy genelinde kovanımız var. Geçen akşam boz ayının saldırısına uğradık. Kovanlarımızı parçaladı. Nöbet tutuyoruz ama hayvana zarar veremiyoruz. Yetkililerden elektrikli çit yardımı yapmalarını bekliyoruz. Giden kovanlarımızı arıcılar birliğinden karşılanmasını bekliyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p style="text-align:center"><img alt="Ayılar arı kovanlarını parçaladı, kontrole giden üretici neye uğradığını şaşırdı
" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/06/27/20260627aw735188-3.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/ayilar-ari-kovanlarini-parcaladi-uretici-neye-ugradigini-sasirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 21:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-ayilar-ari-kovanlarini-parcaladi-kontrole-giden-uretici-neye-ugradigini-sasirdi.jpg" type="image/jpeg" length="84685"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okullar kapandı, Bodrum sahilleri doldu]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/okullar-kapandi-bodrum-sahilleri-doldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/okullar-kapandi-bodrum-sahilleri-doldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Bodrum ilçesinde okulların kapanması ve yaz tatilinin başlamasıyla birlikte sahillerde beklenen hareketlilik başladı. Yaklaşık iki haftadır sakin görüntüsüyle dikkat çeken koylar, yerli ve yabancı turistler ile gurbetçilerin ilçeye akın etmesiyle yeniden dolup taştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber - </strong>Türkiye’nin turizmde öne çıkan destinasyonlarından Bodrum’da hava sıcaklığının 38 dereceye kadar yükselmesiyle vatandaşlar serinlemek için sahillere koştu. İlçenin birçok koyunda sabah saatlerinden itibaren yoğunluk oluşurken, denize girenlerin yanı sıra sahilde güneşlenmeyi ve kitap okuyarak vakit geçirmeyi tercih edenler de dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Otellerde doluluk oranları arttı</strong></p>

<p>Yaz sezonunun tam anlamıyla başlamasıyla birlikte otellerdeki doluluk oranlarının yüzde 80’lere ulaştığı öğrenilirken, ikinci konut sahiplerinin de ilçeye giriş yapmasıyla kent genelindeki hareketlilik arttı. Öte yandan tekne turlarında da yoğunluk gözlemlendi.</p>

<p><strong>Turizmde sezon değerlendirmesi</strong></p>

<p>Bodrum’daki bir otelin müdürü İlker Adaş, sezon hareketliliğinin okulların kapanmasıyla birlikte belirgin şekilde arttığını söyledi. Son yıllarda Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı takviminin sezon başlangıcına yaklaşmasıyla turizm hareketinin aylara yayıldığını ifade eden Adaş, Mayıs ve Haziran aylarının adeta yer değiştirdiğini belirtti.</p>

<p>Bayram döneminde hem otel hem de tatil köylerinde yüzde yüze yakın doluluk oranlarıyla hizmet verdiklerini kaydeden Adaş, sonrasında oluşan boşluğu toplantı gruplarıyla değerlendirdiklerini söyledi.</p>

<p><strong>Yüzde yüz doluluk beklentisi</strong></p>

<p>Okulların kapanmasıyla birlikte yeniden yüksek doluluk seviyelerine ulaşıldığını ifade eden Adaş, "Hatta yüzde yüz diyebilirim. Bugün itibarıyla hem otelimiz hem tatil köyümüz yüzde yüz doluluk oranıyla faaliyet gösteriyor olacak" dedi.</p>

<p>Misafir profilinin ağırlıklı olarak Batı Avrupa ve iç pazardan oluştuğunu belirten Adaş, mevcut tablonun dengeli ilerlediğini ve bunun ülke turizminin tanıtımı açısından memnuniyet verici olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Sektörel zorluklar ve gelecek beklentisi</strong></p>

<p>Bodrum genelindeki turizm görünümünü de değerlendiren Adaş, geçen yılın benzerinin yaşanacağını düşündüğünü belirterek, "Bodrum geneli için süper bir tablo, muhteşem sonuçlar var diyemeyeceğim" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yüksek maliyetlerin sektördeki tüm işletmeleri etkilediğini söyleyen Adaş, bu durumun fiyatlara yansıdığını, tüketicinin daha seçici davranmasına neden olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>Uzun sezon vurgusu</strong></p>

<p>Sarı yaz döneminin etkisiyle sezonun Ekim ayının sonuna kadar devam etmesini beklediklerini söyleyen Adaş, fiyatların bazı tüketici grupları için daha ulaşılabilir seviyelerde tutulmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Özellikle Batı Avrupalı ileri yaş grubunun Bodrum’a olan ilgisinin sürdüğünü belirten Adaş, sezonun uzamasının turizm gelirlerine olumlu katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Sezona ilişkin temennilerini de paylaşan Adaş, bölgede ve ülke genelinde doğal afetlerin, yangınların ve olumsuzlukların yaşanmadığı verimli bir dönem geçirilmesini diledi.</p>

<p>Yazın sıcak yüzünü hissettirdiği Bodrum’da önümüzdeki günlerde yoğunluğun daha da artması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><img alt="Okullar kapandı, Bodrum sahilleri doldu" height="338" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/06/27/20260627aw735182-5.jpg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/okullar-kapandi-bodrum-sahilleri-doldu</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-okullar-kapandi-bodrum-sahilleri-doldu-1.jpg" type="image/jpeg" length="51282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuz Gölü pembe renge büründü]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/tuz-golu-pembe-renge-burundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/tuz-golu-pembe-renge-burundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü suyun içerisinde yaşayan algler ve birçok mikroorganizmalar nedeniyle pembe renge büründü. Doğa harikası olay dron ile görüntülenirken, etkileyici manzaralar oluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber - </strong>Aksaray, Konya ve Ankara sınırlarında yer alan ve Türkiye’nin tuz ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan Tuz Gölü pembe renge büründü. Flamingoların (allı turna) kuluçkaya yattığı ve beslenmelerini en iyi şekilde karşıladıkları Tuz Gölü pembe rengiyle dron ile görüntülendi. Eşsiz manzarası ile görenleri hayran bırakan Tuz Gölü şimdi de pembe rengiyle ilgi çekiyor. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Tuz Gölü’nde algler, sıcaklık ve birlikte tuz oranının artması ile birlikte pigment salgılayarak kedilerini korumaya alıyor. Yaşanan bu doğa olayı ile göl pembeye bürünüyor.</p>

<p>Yaşanan doğa olayını anlatan Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü yaz aylarında artan sıcaklık ve buharlamaya bağla olarak kırmızı ve pembe renge bürünmektedir. Şu anda gördüğünüz gibi pembe ve kırmızı renktedir. Bu aslında bir doğa olayıdır. Tuz Gölü’nde yaşayan canlıların aşırı bunaltıcı sıcaklık ve artan tuz oranından kendilerini korumak amacıyla göle yaydıkları pigmentlerden kaynaklanıyor. Bu pigmentler göle kırmızı ve pembe rengi veriyor. Burada en çok bulunan mikroorganizma ise alglerdir. Bu algler aynı zamanda flamingolar için de önemli bir besin kaynağıdır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p style="text-align:center"><img alt="Tuz Gölü pembe renge büründü" height="338" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/06/27/20260627aw735058-4.jpg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/tuz-golu-pembe-renge-burundu</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-tuz-golu-pembe-renge-burundu.jpg" type="image/jpeg" length="95752"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Profesörden izmarit tepkisi]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/profesorden-izmarit-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/profesorden-izmarit-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da çevre kirliliği ve dumansız hava sahası mücadelesi kapsamında bazı plajlarda sigara kullanımına yasak getirilirken, Konyaaltı Sahili’nde yapılan dalış sonrası deniz altından çok sayıda plastik atık çıkarıldı. Dumansız hava sahası dışında kalan sahil kısımlarında sigara izmariti ve çöp yoğunluğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, "Metrekarede belki yüze yakın sigara izmariti var. Deniz kenarları çöplük değil. Bunlar Antalya’ya yakışmıyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber -</strong> Antalya’da geçtiğimiz günlerde çevre kirliliği ve dumansız hava sahası mücadelesi kapsamında bazı plajlarda sigara kullanımına yasak getirildi. Yasak kararının ardından sahillerdeki izmarit ve atık kirliliği yeniden gündeme geldi. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Konyaaltı Sahili’nde öğrencileriyle yaptığı dalış faaliyeti sonrası deniz altından çok sayıda plastik atık çıkardı.</p>

<p>Dalış yapılan bölgede hem deniz altında hem de kıyıda oluşan kirliliğe dikkat çeken Gökoğlu, sahillerdeki sigara izmariti yoğunluğunun ciddi bir sorun haline geldiğini söyledi. Deniz kenarlarının çöplük gibi kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Gökoğlu, çevre kirliliğinin yalnızca görüntü kirliliği oluşturmadığını, deniz ekosistemini de doğrudan etkilediğini ifade etti.</p>

<h2><strong>"Bu görüntü Antalya’ya yakışmıyor"</strong></h2>

<p>Sahillerde sigara izmariti ve çöplerin gelişigüzel bırakıldığını belirten Gökoğlu, "Sigara diğer plajlarda yasaklandı. Burası ise tamamen sigara izmaritiyle dolu. İnsanlarımızın bu alışkanlıklarından vazgeçmesi gerekiyor. Deniz kenarları çöplük değil. Bu görüntü Antalya’ya yakışmıyor. İnsanlar hem sigara içiyor hem bir şeyler yiyip içiyor, ardından çöplerini atıyor ve aynı alanı plaj olarak kullanıyor. Bu, doğru bir insan davranışı değil. Bunu özellikle belirtmek gerekiyor. Hâlâ bu plajlarda sigara içiliyor. Az önce çıkarken baktım; metrekarede belki yüze yakın sigara izmariti var" dedi.</p>

<h2><strong>"Antalya’nın altından denize boşalan sularda azalma var"</strong></h2>

<p>Antalya Körfezi’ndeki ekosistemin kentleşme, kirlilik ve su kaynaklarındaki değişimden etkilendiğini söyleyen Gökoğlu, "Ekosisteme baktığımızda büyük bir kentleşme olduğunu görüyoruz. Bu kentleşmeye bağlı olarak Antalya’nın altından denize boşalan sularda azalma var. Biz bu sulara ne yaptık? Kirlettik, düdenleri kapattık, sondajlarla çektik. Ormanlar eskisi kadar yok. Bu nedenle yerin altına eskisi kadar su inmiyor. Kent betonlaştı. Yağmur yağdığı gibi doğrudan denize gidiyor" diye konuştu.</p>

<p>Geçmişte Antalya’nın yer altı su akışlarının Körfez için önemli bir denge unsuru olduğunu belirten Gökoğlu, "Oysa eskiden şehrin altından azar azar denize bir boşalım vardı. Bu su akışları Körfez’in suyunu, sıcaklığını ve tuzluluğunu ayarlıyor, plankton durumunu düzenliyor, kirliliği de öteliyordu. Ancak son zamanlarda baktığımızda, Antalya kentinin altından eskisi kadar su gelmediğini görüyoruz. Akarsuları kirlettik. Bütün bu unsurlar deniz ekosistemini etkiliyor. Bu etkiye bağlı olarak tür çeşitliliğinde de azalma yaşanıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Akarsuları temiz tutarsak Körfez’i de temiz tutmuş oluruz"</strong></h2>

<p>Deniz ekosisteminin korunması için toplumsal duyarlılığın şart olduğunu vurgulayan Gökoğlu, özellikle kıyıların ve denize ulaşan akarsuların temiz tutulması gerektiğini belirterek, "Bunu önlemek için toplumsal bir duyarlılık gerekiyor. Öncelikle deniz kenarlarını ve akarsuları temiz tutmamız lazım. Denize boşalım yapan tüm akarsuları temiz tutarsak, kirliliğin büyük bir kısmını da önlemiş oluruz. Buraları temiz tutarsak Körfez’i de temiz tutmuş oluruz. İnsanların kıyılarda attıkları çöpleri, poşetleri ve içtikleri sigaranın izmaritini çöp bidonlarına atması gerekiyor. Bunu yaptıkları sürece bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Akdeniz tertemiz olur" dedi.</p>

<h2><strong>"Çöp bidonu 5 metre yakında ama götürüp atmıyorlar"</strong></h2>

<p>Sahilde çok sayıda çöp bidonu bulunmasına rağmen atıkların kuma ve kıyıya bırakıldığını dile getiren Gökoğlu, "Bakın, insanlar burayı kullanıyor. Maalesef sigarasını içiyor, kuma bastırıp söndürüyor ve orada bırakıyor. Oysa hemen kıyılarda, bizim çıkardığımız noktada da gördüğünüz gibi birçok çöp bidonu var. En fazla 50 metre uzaklıkta. Bazen 5-6 metre yakınındaki çöp bidonuna bile götürüp atmıyorlar. Akşamları burada kalıyorlar, çadır kuruyorlar, kıyılarda vakit geçiriyorlar. Sabah saat 06.30-07.00 gibi belediye ekipleri onların çöplerini temizliyor. İnsanların getirdiği atığı alıp çöpe atması gerekiyor. Hem belediyede temizlik yapan insanlara yazık hem de ortaya iyi bir manzara çıkmıyor" dedi.</p>

<h2><strong>"Antalya bir dünya kenti, dikkat etmemiz gerekiyor"</strong></h2>

<p>Kıyılarda karşılaştıkları atıkların Antalya’ya yakışmadığını söyleyen Gökoğlu, "Sabah baktığınızda kıyıda bembeyaz poşetler, ıslak mendiller ve peçeteler görüyorsunuz. Bir yerde çekirdek yenmiş, başka bir yerde karpuz yenmiş; ıslak çekirdekler kumun üzerinde kalmış. Bazen kablolarla karşılaşıyorsunuz. Midye yenmiş, yağlı atıklar kumun üzerinde bırakılmış. Bunlar Antalya’ya yakışmıyor. Antalya bir dünya kenti. Dikkat etmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Doğayı kirleten bedelini ödemeli"</strong></h2>

<p>Çevre kirliliğinin önlenmesi için caydırıcı yaptırımların önemine dikkat çeken Gökoğlu, "Bunu nasıl önleriz? Ceza ile. Dün gördünüz, yasak bir türü topladığı için bir şahsa 2 milyon lira ceza kesildi. Ardından binanın çatısına çıkıp kendini atmakla tehdit etti. Ceza böyle olmalı. Doğayı kirleten, bunun bedelini mutlaka ödemeli. Yaptığınız etkinin bedelini ödemeniz gerekiyor. Bu önler. Bizim insanımıza ceza gerekli" dedi.<br />
 </p>

<p style="text-align:center"><img alt="Profesörden sahile atılan izmarit tepkisi: &quot;Metrekarede belki yüze yakın sigara izmariti var&quot;" height="400" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/06/27/20260627aw735102-6.jpg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/profesorden-izmarit-tepkisi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-profesorden-sahile-atilan-izmarit-tepkisi.jpg" type="image/jpeg" length="80523"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyük İskender dönemine ait yerleşim izleri bulundu]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/buyuk-iskender-donemine-ait-yerlesim-izleri-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/buyuk-iskender-donemine-ait-yerlesim-izleri-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale’de, Japon arkeolog başkanlığında binlerce yıllık geçmişiyle dikkat çeken Büklükale’de yapılan arkeolojik kazılarda, Büyük İskender dönemine ait yerleşim izleri tespit edildi. Ayrıca tarihi dönemi henüz belirlenemeyen bronz iğne, hayvan figürlü mühür, hayvan başlı kalıntı ve mühür baskılı kalıntılar da gün yüzüne çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber </strong>- Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesinde bulunan Büklükale’de, 17 yıldır sürdürülen kazı çalışmalarında binlerce yıllık tarihe ışık tutan önemli keşifler ortaya çıkarıldı. Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü ekibi tarafından Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura başkanlığında yürütülen kazılar, "Aşağı şehir" ve "Yukarı şehir" olmak üzere iki arkeolojik alanda devam ediyor. Kızılırmak’ın hemen yanında yer alan Büklükale’de, farklı medeniyetlere ait yerleşim izleri gün yüzüne çıkarılıyor. Arkeolojik kazılarda bronz iğne, hayvan figürlü mühür, hayvan başlı ve mühür baskılı kalıntılar buluntu. Yeni bulunan tarihi kalıntıların hangi döneme ait olduğunun, yapılacak detaylı incelemelerin ardından netlik kazanacağı belirtildi.</p>

<h2>"Büyük İskender dönemine ait yerleşim izleri tespit ettik"</h2>

<p>Kazı Başkanı Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Büklükale’nin Ankara’nın yaklaşık 60 kilometre güneydoğusunda bulunan antik bir şehir olduğunu söyledi. Matsumura, "Burası Kızılırmak’ın hemen yanında yer alıyor. Her dönemde Kızılırmak’ın geçiş noktası olduğu için stratejik açıdan büyük önem taşıyordu" dedi.</p>

<p>Bölgedeki yerleşim tabakaları hakkında bilgi veren Matsumura, "Yukarıdan aşağıya doğru anlatacak olursak, en üstte Osmanlı dönemine ait bir yerleşim vardı. Büyük ihtimalle burada askerlerin de yaşadığı düşünülüyor. Onun altında Helenistik Dönem’e, yani Büyük İskender dönemine ait yerleşim izleri tespit ettik. Daha alt tabakalarda ise Demir Çağı’na ait çeşitli medeniyetlerin burada yaşadığını gördük" diye konuştu.</p>

<p>Büklükale’de farklı uygarlıklara ait izlerin bulunduğunu belirten Matsumura, "Mesela Ahameniş Persleri dönemine ait izler var. Ondan önce Lidyalıların, daha sonra ise Karadeniz’in kuzeyinde yaşamış olan Kimmerlerin buraya kadar geldiğini düşünüyoruz. Arkada görünen sur duvarının da onların döneminde inşa edilmiş olabileceğini değerlendiriyoruz. Daha alt tabakalarda ise Friglere ait izler tespit edilmiş durumda" ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="Denizli Haber Büklükale2" class="detail-photo img-fluid" height="426" src="https://drttvcom.teimg.com/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-buklukale2.jpg" width="600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Saray kompleksinin giriş kısmına ait mimari yapılar tespit ettik"</h2>

<p>Kazılarda dikkat çeken buluntulardan birinin tutamaklı damga mührü olduğunu anlatan Matsumura, açıklamasında şunları kaydetti: "Bugün bulunan eserler arasında en dikkat çekici olanlardan biri tutamaklı bir damga mührü oldu. Bu damga mührünün üzerinde motif olarak iki hayvan figürü yer alıyor. Alt kısmında ise çok küçük delikleri bulunan bir motif var. Bunun ne olduğu şimdilik tam olarak belli değil. Ancak bu tür damga mühürleri genellikle 2’nci binyılın Karum Dönemi’nin sonlarından Eski Hitit Dönemi’ne kadar uzanan süreçte kullanılan bir tip olarak biliniyor. Şimdiye kadar yapılan araştırmalar sonucunda burada büyük ihtimalle bir saray kompleksinin giriş kısmına ait mimari yapılar tespit ettik. Büklükale’deki kazılarda bugüne kadar en batıda bulunan Hititçe çivi yazılı tabletler ortaya çıkarıldı. 2019 yılından itibaren ise burada Hurrice tabletler de bulunmaya başlandı."</p>

<h2>"Hitit kraliyet ailesinin ikamet ettiği şehirler arasında yer alıyordu"</h2>

<p>Hurrice tabletlerin bölgenin önemini artırdığını ifade eden Matsumura, "Hurrice tabletler, şimdiye kadar Anadolu’da yalnızca üç yerleşimde tespit edilmişti. Bunlar Hititlerin başkenti Hattuşa, Ortaköy ve Kayalıpınar’dı. Bu üç yerleşim de Hitit kraliyet ailesinin ikamet ettiği şehirler arasında yer alıyordu. Dördüncü yerleşim olarak ise Büklükale’de Hurrice tabletler tespit edildi" dedi.</p>

<p>Kazı çalışmalarının sürdüğünü belirten Matsumura, "Bu nedenle buranın nasıl bir şehir olduğu ve ne kadar önemli bir konuma sahip bulunduğu üzerinde duruyoruz. Kazı çalışmalarını sürdürerek Büklükale’nin tarihi önemini ortaya koymaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/buyuk-iskender-donemine-ait-yerlesim-izleri-bulundu</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-buklukale.jpg" type="image/jpeg" length="96502"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’yi dünyaya tanıtan dizilere destek]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/turkiyeyi-dunyaya-tanitan-dizilere-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/turkiyeyi-dunyaya-tanitan-dizilere-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin kültürel değerlerini, turizm potansiyelini ve Türkçeyi uluslararası izleyicilerle buluşturan dizilere yönelik destek sistemi güçlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber </strong>- Dünyanın 170 ülkesinde yaklaşık 1 milyar izleyiciye ulaşan Türk dizileri, Türkiye’nin uluslararası görünürlüğüne katkı sağlayan en güçlü kültürel ihracat alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin kültürel değerlerini, turizm potansiyelini ve Türkçeyi uluslararası izleyicilerle buluşturan dizilere yönelik destek sistemi güçlendirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığınca yapılan düzenlemeyle uluslararası başarı elde eden yapımların daha etkin desteklenmesi ve Türk dizilerinin küresel rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Türkiye’nin turizm destinasyonlarından gastronomisine, kültürel mirasından doğal güzelliklerine, yaşam kültüründen tarihi birikimine kadar pek çok değeri dünya ile buluşturan Türk dizileri, aynı zamanda Türkçenin uluslararası alandaki görünürlüğüne ve yaygınlaşmasına da katkı sağlıyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen çalışmalarla, Türk dizilerinin oluşturduğu bu küresel etki alanının daha da güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yönetmelikte yapılan değişikliklerle, Türkiye’nin kültürel değerlerinin, turizm potansiyelinin ve Türkçenin daha geniş kitlelere ulaştırılmasına katkı sağlayan yapımların desteklenmesi ve Türk dizilerinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor.</p>

<h2>Dizi film desteklerinde sektörün önünü açacak düzenlemeler</h2>

<p>Dizi film desteğine ilişkin başvuru ve yararlanma şartları sektörün ihtiyaçları doğrultusunda güncellendi.</p>

<p>Yapılan değişikliklerle destek sisteminin daha etkin işlemesi, uluslararası başarı elde eden yapımların daha kapsamlı biçimde desteklenmesi ve Türkiye’nin tanıtımına katkı sağlayan içeriklerin küresel ölçekte daha geniş kitlelere ulaşması amaçlanıyor.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="Denizli Haber Dizi-2" class="detail-photo img-fluid" height="338" src="https://drttvcom.teimg.com/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-dizi-2.jpg" width="600" /></p>

<h2>Birden fazla projeye destek imkanı</h2>

<p>Yeni düzenlemeyle, dizi film desteği kapsamında aynı yıl içerisinde birden fazla proje için destek alınabilmesinin önü açıldı. Böylece uluslararası pazarlarda başarı gösteren yapım şirketlerinin farklı projeleriyle destek sisteminden yararlanabilmesi mümkün hale geldi.</p>

<h2>Bölüm bazlı destek modeline geçildi</h2>

<p>Destek sistemi daha etkin ve esnek bir yapıya kavuşturularak bölüm bazlı hale getirildi. Dizilerin yurt dışında en az bir sezon yayımlanmış olması şartı kaldırılırken, en az üç kıtada ve 10 ülkede yayımlanmış olma kriteri korunarak uluslararası başarı odağı güçlendirildi.</p>

<h2>Hak sahiplerine doğrudan destek</h2>

<p>Yeni düzenleme kapsamında destekler, Türkiye’nin tanıtımına katkı sağlayan yerli dizi film bölümlerinin yurt dışındaki umuma iletim hakkını elinde bulunduran hak sahiplerine verilecek.</p>

<h2>Güncellik kriteri getirildi</h2>

<p>Destek başvurusuna konu edilen her bir bölümün ilk gösteriminin, başvuru tarihinden önceki en fazla üç yıl içerisinde Türkiye’de kablo, uydu veya karasal ortamda yayın yapan bir televizyon kanalında gerçekleştirilmiş olması gerekecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Türkiye’nin tanıtımına katkı sağlayan yapımlar önceliklendirilecek</h2>

<p>Başvurular, kamu, sektör ve akademi temsilcilerinden oluşan Komisyon tarafından değerlendirilecek.</p>

<p>Değerlendirme sürecinde; Türkiye’nin ve milli kültürün tanıtımına katkısı, Türkçenin yaygınlaşmasına etkisi, İhraç edilen ülke sayısı ve hedeflenen turizm pazarlarıyla uyumu, Televizyon yayınlarında elde edilen reyting performansı ile dijital mecralardaki izlenme ve erişim verileri esas alınacak.</p>

<h2>Başvuru süreçleri daha esnek ve daha etkin hale getirildi</h2>

<p>Yönetmelik değişikliğiyle birlikte başvuruların, Bakanlık tarafından belirlenen süre içerisinde gerekli belgelerin sunulması esasına göre yapılabilmesine imkan sağlandı.</p>

<p>Böylece dijital başvuru sistemleriyle uyum artırılırken uygulamada karşılaşılan tereddütlerin giderilmesi ve süreçlerin daha etkin yürütülmesi hedefleniyor.</p>

<h2>Kamu kaynaklarının etkin kullanımını güçlendiren düzenleme</h2>

<p>Yapılan değişiklikle, destek tutarı iade edilen veya 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında yasal takibe konu edilen projelerin yeniden destek başvurusuna konu edilemeyeceği açık hükme bağlandı.</p>

<p>Söz konusu düzenleme, destek alan kişi veya şirketlerin tüm projelerine yönelik bir kısıtlama getirmiyor; yalnızca destek tutarı iade edilen veya yasal takibe konu edilen aynı proje bakımından uygulanıyor.</p>

<p>Böylece kamu kaynaklarının etkin kullanılması ve destek sistemindeki mali disiplinin daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<h2>Amaç: Türkiye’nin küresel görünürlüğünü güçlendirmek</h2>

<p>Türk dizileri, ulaştıkları geniş izleyici kitlesiyle Türkiye’nin kültürel tanıtımında, oluşturucu endüstriler alanındaki uluslararası başarısında ve ülke markasının güçlendirilmesinde önemli rol üstlenmeye devam ediyor.</p>

<p>Hayata geçirilen yeni düzenlemelerle birlikte, Türkiye’nin kültürel değerlerini, turizm potansiyelini ve Türkçeyi dünya ile buluşturan yapımların desteklenmesi, dizi ihracatındaki başarının sürdürülebilir hale getirilmesi ve Türkiye’nin uluslararası görünürlüğüne sağlanan katkının artırılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/turkiyeyi-dunyaya-tanitan-dizilere-destek</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-dizi2.jpg" type="image/jpeg" length="58621"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[3 yıl aradan sonra kapılarını yeniden açtı]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/3-yil-aradan-sonra-kapilarini-yeniden-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/3-yil-aradan-sonra-kapilarini-yeniden-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir halkının yoğun ilgi gösterdiği doğa harikalarından biri olan Gümüldür Tabiat Parkı, yaklaşık 3 yıl süren kapsamlı yenileme çalışmalarının ardından günübirlik kullanım ve karavan kampçılığına yönelik olarak yeniden ziyaretçi kabulüne başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber -</strong> İzmir Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğünden yapılan açıklamada, eşsiz doğal mirasın korunarak vatandaşlarla buluşturulması amacıyla alanda yürütülen hazırlıkların tamamlandığı bildirildi. Yapılan düzenlemelerin ardından tekrar kapılarını açan Gümüldür Tabiat Parkı, günübirlik tatilciler ile karavan kampı yapmak isteyen misafirlerini ağırlamaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan açıklamada, "Gümüldür Tabiat Parkı, gerekli hazırlıkların tamamlanmasının ardından günübirlik kullanım ile karavan kampçılığına yönelik ziyaretçi kabulüne başlamıştır. Ziyaretçilerimizi bu eşsiz doğal miras ile tanışmaya ve onu korumaya davet ediyoruz" ifadelerine yer verildi.<br />
 </p>

<p style="text-align:center"><img alt="Gümüldür Tabiat Parkı 3 yıl aradan sonra kapılarını yeniden açtı" height="533" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/06/26/20260626aw734103-2.jpg" width="400" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/3-yil-aradan-sonra-kapilarini-yeniden-acti</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-3-yil-aradan-sonra-kapilarini-yeniden-acti0.jpg" type="image/jpeg" length="45202"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı personel seminerleri Denizli’de gerçekleşti]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/diyanet-isleri-baskanligi-personel-seminerleri-denizlide-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/diyanet-isleri-baskanligi-personel-seminerleri-denizlide-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Denizli’de düzenlenen "Müştemilat İş ve İşlemlerini Yürüten Personele Yönelik Hizmet İçi Eğitim Semineri" tamamlandı. Türkiye’nin farklı illerinden katılan personele; taşınmaz kayıtları, veri giriş süreçleri, güncel mevzuat uygulamaları ve Müştemilat Takip Programı kapsamında teorik ve uygulamalı eğitimler verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber - </strong>Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen "Müştemilat İş ve İşlemlerini Yürüten Personele Yönelik Hizmet İçi Eğitim Semineri", 23-25 Haziran 2026 tarihleri arasında Denizli Dini Yüksek İhtisas Merkezinde gerçekleştirilen programın ardından tamamlandı.<br />
<br />
Türkiye'nin çeşitli illerinden seminere katılan personel, cami, Kur'an kursu, lojman, dükkân, depo ve diğer müştemilatlara ilişkin iş ve işlemler konusunda teorik ve uygulamalı eğitim aldı. Programda taşınmaz kayıtları, veri giriş süreçleri, güncel mevzuat uygulamaları ve Müştemilat Takip Programı kapsamında yürütülen çalışmalar ele alındı.</p>

<p style="text-align:center"><img height="411" src="https://drttvcom.teimg.com/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-diyanet-isleri-baskanligi-personel-seminerleri-denizlide-gerceklesti2.jpg" width="661" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
<br />
<strong>Güncel mevzuat ve uygulamalar anlatıldı</strong><br />
Denizli Dini Yüksek İhtisas Merkezi Müdürü Ahmet Şamil Ok ve Program Koordinatörü Şef Ahmet Bayram'ın yönetiminde yürütülen seminerde, müştemilat işlemlerinin hukuki ve teknik boyutları kapsamlı şekilde değerlendirildi.<br />
<br />
Eğitim kapsamında Şef Ahmet Bayram tarafından 633 Sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un Ek 4'üncü Maddesi ile ilgili uygulama esasları katılımcılara aktarıldı. Diyanet İşleri Uzmanı Serdar Demir ise Müştemilat Takip Programı, taşınmaz veri giriş usulleri ile dernek ve vakıflara yapılacak yardımlara ilişkin yönergeler hakkında bilgilendirmelerde bulundu.</p>

<p style="text-align:center"><img height="269" src="https://drttvcom.teimg.com/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-diyanet-isleri-baskanligi-personel-seminerleri-denizlide-gerceklesti.jpg" width="600" /></p>

<p><br />
<br />
<strong>Atölye çalışmalarıyla uygulamalı eğitim verildi</strong><br />
Seminerin ikinci ve üçüncü günlerinde eğitimler atölye çalışmaları şeklinde devam etti. Katılımcılar A, B, C, D, E ve F olmak üzere altı farklı sınıfta eğitim alırken, uzman eğiticiler Serdar Demir, Bayram Güldalı, Abdulgani Çoban, Burcu Özer, Ahmet Bayram ve Kadir Yiğiter'in rehberliğinde uygulamalı müştemilat veri girişi çalışmaları gerçekleştirdi.<br />
<br />
Son gün yapılan değerlendirme toplantılarıyla tamamlanan seminerin, müştemilat işlemlerinin ülke genelinde daha etkin, düzenli ve sağlıklı şekilde yürütülmesine katkı sağlaması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/diyanet-isleri-baskanligi-personel-seminerleri-denizlide-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-diyanet-isleri-baskanligi-personel-seminerleri-denizlide-gerceklesti3.jpg" type="image/jpeg" length="32556"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aynı bölgede ikinci vaka Deniz kaplumbağasının ayağına taş bağladılar]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/ayni-bolgede-ikinci-vaka-deniz-kaplumbagasinin-ayagina-tas-bagladilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/ayni-bolgede-ikinci-vaka-deniz-kaplumbagasinin-ayagina-tas-bagladilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’ın Kuşadası ilçesinde geçtiğimiz günlerde açık denizde amatör balıkçılar tarafından ayağına taş bağlanan deniz kaplumbağası olayının ardından, Pamucak Sahili’nde de ayağına taş bağlanması nedeniyle telef olmuş deniz kaplumbağası bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber - </strong>Geçtiğimiz günlerde Kuşadası’nda balık tutmak için tekneyle denize açılan amatör balıkçılar tarafından ayağına kaldırım taşı bağlı denizde çırpınan bir caretta caretta bulunmuş, ayağındaki ip balıkçılar tarafından kesilerek deniz kaplumbağası kurtarılmıştı.</p>

<p><strong>Pamucak Sahili’nde ikinci vaka</strong></p>

<p>İzmir’in Selçuk ilçesi ile Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bulunan Pamucak Sahili’nde insanlık dışı olayın tekrarı yaşandı. Pamucak sahilindeki bir büfede çalışan Ufuk Alaca, denizde hareketsiz halde duran deniz kaplumbağasını fark ederek kıyıya çıkardı. Durumun bildirilmesi üzerine Selçuk İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri harekete geçerken, konu Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği’ne (EKODOSD) bildirildi. Olay yerine gelen dernek Başkanı Bahattin Sürücü, kaplumbağanın genç bir Yeşil Deniz Kaplumbağası (Chelonia mydas) olduğunu belirledi. Yapılan incelemede hayvanın kabuğunda derin bir kesi izi bulunduğu, ön yüzgeçlerinden birine ise iple bağlanmış parke taşı olduğu ve telef olduğu tespit edildi.</p>

<p>EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, "Geçtiğimiz günlerde yaşanan olayla benzer şekilde, bir deniz kaplumbağasının yüzgecine ip ve taş bağlanmış olması bizleri derinden üzmüştür. Bunu kimin ya da kimlerin yaptığı bilinmemektedir. Ancak canlılara yönelik bu tür bir davranış kabul edilemez. Bu, doğaya ve yaşam hakkına karşı yapılmış son derece üzücü ve insanlık dışı bir eylemdir. Bugüne kadar bölgemizde bu tür olaylarla karşılaşmamıştık. Son bir hafta içerisinde benzer iki olay yaşanması, konunun ciddi şekilde araştırılması gerektiğini göstermektedir. Olayla ilgili olarak gerekli incelemelerin yapılması amacıyla ilgili kurumlara ve Sahil Güvenlik birimlerine bilgi verilmiştir. Denizde veya kıyılarda bu tür olaylara tanık olan vatandaşlarımızın, vakit kaybetmeden Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ve ilgili kurumlara bilgi vermeleri, deniz canlılarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır "dedi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:center"><img alt="Aynı bölgede ikinci vaka: Deniz kaplumbağasının ayağına taş bağladılar" height="667" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/06/24/20260623aw732177-4.jpg" width="500" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/ayni-bolgede-ikinci-vaka-deniz-kaplumbagasinin-ayagina-tas-bagladilar</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-ayni-bolgede-ikinci-vaka-deniz-kaplumbagasinin-ayagina-tas-bagladilar0.jpg" type="image/jpeg" length="36229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fay sayısının artması deprem tehlikesinin arttığı anlamına gelmiyor]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/fay-sayisinin-artmasi-deprem-tehlikesinin-arttigi-anlamina-gelmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/fay-sayisinin-artmasi-deprem-tehlikesinin-arttigi-anlamina-gelmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Deprem bilimci Ramazan Demirtaş, güncellenen diri fay haritasına ilişkin, "485 fay 700’e çıktı deniyor ancak bu faylar zaten vardı. Sadece daha önce haritalanmamış ya da aktif olup olmadığı net olarak ortaya konulamamıştı. Fay sayısının artması deprem tehlikesinin arttığı anlamına gelmiyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber -</strong> Türkiye’nin diri fay haritası 13 yıl aradan sonra güncellendi. Yapılan çalışmalar sonucunda haritaya 215 yeni diri fay eklenirken, ülkedeki diri fay sayısı 485’ten 700’e yükseldi. Uzmanlar, söz konusu artışın yeni fay oluşumundan değil, mevcut fayların daha detaylı araştırmalar ve gelişen teknolojik imkanlarla tespit edilmesinden kaynaklandığını belirtti. Deprem bilimci Ramazan Demirtaş, konuya ilişkin İhlas Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Yeni belirlenen fay hatlarına ilişkin Demirtaş, "485 fay 700’e çıktı deniyor ancak bu faylar zaten vardı. Sadece daha önce haritalanmamış ya da aktif olup olmadığı net olarak ortaya konulamamıştı. Fay sayısının artması deprem tehlikesinin arttığı anlamına gelmiyor" dedi.</p>

<p><strong>"Önemli olan fay sayısı değil, deprem üretme potansiyeli"</strong></p>

<p>Bir fayın tehlikesinin belirlenmesinde yıllık kayma hızı, deprem tekrarlama aralığı ve son deprem tarihi gibi verilerin esas alınması gerektiğini vurgulayan Demirtaş, "Örneğin 17 Ağustos 1999 depremini üreten İzmit segmentinin deprem tekrarlama aralığı yaklaşık 280 yıldır. Bu nedenle aynı segmentin yakın gelecekte benzer büyüklükte bir deprem üretmesi beklenmez" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Önümüzdeki 50 ila 100 yıl içinde 700 fayın büyük çoğunluğu deprem üretmeyecek"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de son 126 yılda 7 ve üzeri büyüklükte yaklaşık 25 deprem üreten fayların da uzun süre yeniden büyük deprem üretmeyeceğini kaydeden Demirtaş, "Önümüzdeki 50 ila 100 yıl içinde 700 fayın büyük çoğunluğu deprem üretmeyecek. Önemli olan hangi fayların büyük deprem üretme potansiyeli taşıdığıdır" diye konuştu.</p>

<p><strong>Büyük deprem potansiyeli taşıyan bölgeleri sıraladı</strong></p>

<p>Uzun süredir büyük deprem üretmeyen ve ‘sismik boşluk’ olarak tanımlanan bazı bölgelerde riskin daha yüksek olduğuna dikkati çeken Demirtaş, Marmara Denizi, İznik-Mekece hattı, Gökova Körfezi, Girit çevresi, Antalya Körfezi, İskenderun Körfezi, Gölbaşı-Türkoğlu segmenti, Şemdinli, Yüksekova, Yedisu ve Ardahan çevresinin önümüzdeki dönemde dikkatle izlenmesi gereken alanlar arasında bulunduğunu söyledi.</p>

<p><strong>"Marmara’da belirsizlik sürüyor"</strong></p>

<p>Beklenen Marmara depremine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Demirtaş, bilim dünyasında farklı görüşlerin bulunduğunu ifade ederek, "Marmara’da 6.5’in üzerinde deprem olmayacağını savunanlar da var, 7.6, hatta 7.8 büyüklüğüne kadar çıkabileceğini söyleyenler de var. Bu durum Marmara’nın deprem tehlikesinin halen tam olarak çözülemediğini gösteriyor" dedi.</p>

<p>Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Marmara Denizi içerisinden geçtiğinin kesin olduğunu belirten Demirtaş, "1766 yılından bu yana bölgede büyük bir deprem meydana gelmedi. Aradan yaklaşık 260 yıl geçti. Bu durum deprem olmayacağı anlamına gelmiyor. Aksine, büyük deprem üretme potansiyelinin sürdüğünü gösteriyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Deprem Tehlike Haritası revize edilmeli"</strong></p>

<p>2026 yılında güncellenen Diri Fay Haritası’nın ardından Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nın da yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Demirtaş, "2018 yılında yürürlüğe giren Türkiye Deprem Tehlike Haritası, 2012 tarihli Diri Fay Haritası esas alınarak hazırlandı. Yeni veriler doğrultusunda tehlike haritasının da güncellenmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.</p>

<p><br />
 </p>

<p style="text-align:center"><img alt="Deprem Bilimci Demirtaş: &quot;Fay sayısının artması deprem tehlikesinin arttığı anlamına gelmiyor&quot;" height="338" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/06/24/20260624aw732420-2.jpg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/fay-sayisinin-artmasi-deprem-tehlikesinin-arttigi-anlamina-gelmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-fay-sayisinin-artmasi-deprem-tehlikesinin-arttigi-anlamina-gelmiyor0.jpg" type="image/jpeg" length="33626"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk sanatının zirvesi TÜRGEV’in 30’uncu yılında buluştu]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/turk-sanatinin-zirvesi-turgevin-30uncu-yilinda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/turk-sanatinin-zirvesi-turgevin-30uncu-yilinda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı’nın (TÜRGEV) 30’uncu yıl programında sanat ve spor dünyasının tanınmış isimleri bir araya geldi. Genç müzisyenlerden oluşan GİF Orkestrası, performansıyla davetlilerden büyük alkış aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’ın katıldığı davet, sanat, spor ve iş dünyasının tanınmış isimlerini bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber </strong>- Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı’nın (TÜRGEV) 30. kuruluş yılı, geçtiğimiz gün Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen özel programla kutlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’ın katıldığı davet, sanat, spor ve iş dünyasının tanınmış isimlerini bir araya getirdi. 1996 yılında genç kızların eğitim yolculuğuna destek olmak amacıyla kurulan TÜRGEV, geride kalan 30 yılda 80 bin 871 öğrenciye yurt hizmeti sunarken, 40 bini aşkın mezun verdi. Bugün 9 ilde bulunan 24 yurdunda 6 bin 300’ün üzerinde öğrenciye ev sahipliği yapan vakıf, burs programlarından kültür-sanat çalışmalarına, psikolojik danışmanlıktan uluslararası projelere kadar birçok alanda genç kızların çok yönlü gelişimine katkı sunmayı sürdürüyor.</p>

<p>30 yıllık birikimini eğitimden kültür-sanata uzanan çok yönlü çalışmalarla sürdüren TÜRGEV’in yıl dönümü programında sahne gençlerindi. Gecenin en çok alkış alan bölümlerinden biri, Güzel İşler Fabrikası (GİF) bünyesinde eğitim alan genç kızlardan oluşan GİF Orkestrası’nın performansı oldu. Genç müzisyenlerin seslendirdiği eserler davetlilerden büyük alkış alırken, sahnedeki özgüvenleri ve performansları beğeni topladı.</p>

<p>Davete, Türk müziğinin duayen ismi Orhan Gencebay ile eşi Sevim Emre’nin yanı sıra Muazzez Ersoy, Melihat Gülses, Yavuz Bingöl, Sinan Akçıl, İpek Açar ve eşi Alper Kömürcü de katıldı. Oyuncular Bekir Aksoy ve eşi Nazife Aksoy, Aslıhan Güner ile eşi Mert Kılıç, İsmail Ege Şaşmaz ve Cengiz Coşkun da gençlerin heyecanına ortak oldu. Türk sanat müziğinin sevilen sesi Aslı Hünel ile oyuncu ağabeyi Saruhan Hünel ve eski milli futbolcu Mehmet Topal da anlamlı buluşmada yer alarak genç kızların eğitimine verilen desteğe katkı sundu.</p>

<h2>"Sadakat ve gençlik bu başarının sırrı"</h2>

<p>GİF Orkestrası’nın performansı ve genç kızların ortaya koyduğu çalışmalar, sanat dünyasının da takdirini topladı. Sinan Akçıl, TÜRGEV’in gençlerin yanında olmasının çok kıymetli olduğunu belirterek, "Müthiş bir oluşum. Gençlerin yanında oldukları için iyi ki TÜRGEV var diyorum. Nice 30 yıllara. Sadakat ve gençlik bu başarının sırrı. Emeği geçen herkesin yüreğine sağlık" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sevilen oyuncu İsmail Ege Şaşmaz ise TÜRGEV çatısı altındaki genç kızlarla bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, "TÜRGEV’in başarısının kalpten, içten ve güzel bir yolda yürümekten geldiğini düşünüyorum. Geleceğimize vizyon katan projeleri görmek büyük gurur. Nice 100, 300, 500 yıllara inşallah" ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="Denizli Haber Tügev" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://drttvcom.teimg.com/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-tugev.jpg" width="600" /></p>

<h2>"Hiçbir başarı tesadüf değil"</h2>

<p>Türk sanat müziğinin sevilen ismi Aslı Hünel de genç kızların eğitimine verilen desteğin önemine dikkat çekerek, "Daha çok kızımız okusun, ihtiyacı olan gençlerimize destek olalım diye hep birlikte çalışmalıyız. Bugün 80 binden fazla öğrencinin hayatına dokunulmuş. TÜRGEV varsa geleceğimiz çok daha güzel. Hiçbir başarı tesadüf değil" dedi. Oyuncu Saruhan Hünel ise kız çocuklarının toplumdaki rolüne vurgu yaparak, "Kız çocukları dünyayı kurtaracak. TÜRGEV de genç kızlara yuva oluyor, onlara yol arkadaşlığı yapıyor. Geleceğimizi onlar yetiştirecek. O yüzden hepimiz genç kızları ve TÜRGEV’i desteklemeliyiz" diye konuştu.</p>

<h2>"Kızlarımızın eserlerine hayran kaldım"</h2>

<p>Davete katılan Aslıhan Güner, GİF bünyesinde ortaya çıkan eserlerden çok etkilendiğini belirterek, "Kızlarımızın eserlerini inceledim. Hepsine bayıldım. Kadınlarımız ve kızlarımız için yapılan her projeye destek olmayı bir vazife görüyorum" dedi. Eşi Mert Kılıç ise, "Bir öğrenci öz ailesinden ayrıldığında yeniden bir aileye ihtiyaç duyuyor. TÜRGEV’in de bunu sağladığını düşünüyorum" sözleriyle duygularını paylaştı.</p>

<p>Bekir Aksoy da genç kızlara verilen desteğin Türkiye’nin geleceğine yapılan yatırım olduğunu belirterek, "Kız çocuklarımıza yapılan yol arkadaşlığı, onların yanında yer almak ülkemizin geleceği için çok büyük bir proje. Geleceğimizi emanet edeceğimiz genç kızlara böyle bir desteği sunan TÜRGEV’e teşekkür ediyorum" dedi.</p>

<p>Oyuncu Cengiz Coşkun ise vakfın başarısının arkasında güçlü bir vizyon bulunduğunu ifade ederek, "Bugüne kadar gençlerimize sunulan imkanlar için emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. TÜRGEV’in, gelecekte de vatana ve millete faydalı olacak, onur duyacağımız gençleri dünyaya kazandırmaya devam edeceğine inanıyorum" diye konuştu.</p>

<h2>Sanat dünyasından GİF Orkestrası’na tam not</h2>

<p>TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Av. Hatice Akıncı Yılmaz da program boyunca davetlilerle yakından ilgilendi. Özellikle sanat dünyasından gelen isimlerin GİF Orkestrası’nın performansına yönelik övgü dolu sözleri, Yılmaz’a büyük mutluluk yaşattı. Program boyunca gençlerin heyecanına ortak olan sanat ve spor dünyasının tanınmış isimleri, GİF Orkestrası’nın performansını uzun süre alkışladı. Genç kızların eğitimine verilen desteğin öneminin bir kez daha hissedildiği davet, sanat dünyasından gelen övgü dolu sözlerle TÜRGEV’in 30 yıllık yolculuğuna anlamlı bir hatıra daha ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/turk-sanatinin-zirvesi-turgevin-30uncu-yilinda-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-tugev2.jpg" type="image/jpeg" length="89087"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de 215 yeni diri fay keşfedildi]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/turkiyede-215-yeni-diri-fay-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/turkiyede-215-yeni-diri-fay-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jeoloji Mühendisi Aysun Aykan, Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü çalışmalar sonucunda Türkiye’de diri fay sayısının 485’ten 700’e yükseldiğini belirterek, keşfedilen yeni fayların afet risklerinin azaltılması açısından büyük önem taşıdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber -</strong> Aykan, MTA tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında 215 yeni diri fayın tespit edildiğini belirtip söz konusu fayların yeni oluşmadığını, yapılan bilimsel araştırmalar ve saha çalışmaları sonucunda gün yüzüne çıkarıldığını ifade etti.</p>

<p>Türkiye’de 2013 yılında yayımlanan diri fay haritasında 485 olarak yer alan diri fay sayısının bugün 700’e ulaştığını belirten Aykan, "Bu faylar yeni oluşmadı. Ülkemizde meydana gelen depremler ve yapılan saha çalışmaları sonucunda keşfedildiler. Örneğin Kuzey Anadolu Fayı yaklaşık 12 milyon yıldır var olmasına rağmen, 1939 Erzincan Depremi’nin ardından 1948 yılında tanımlandı. Yeni keşfedilen faylar da on binlerce hatta milyonlarca yıldır yer altında bulunuyordu" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni fayların belirlenmesinin Türkiye’nin deprem tehlikesinin tahmin edilenden daha yüksek olabileceğini ortaya koyduğunu kaydeden Aykan, bunun deprem riskinin aniden arttığı anlamına gelmediğini vurguladı. Aykan, "Bu fayların özelliklerini henüz tam olarak bilmiyoruz. Ancak yerleşim alanları üzerindeki etkilerinin ve risk faktörlerinin belirlenmesi afet yönetimi açısından son derece önemli" diye konuştu.</p>

<p>Keşfedilen faylarla ilgili jeolojik ve paleosismolojik çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini ifade eden Aykan, "Deprem üretebilecek fayların tespit edilmesi ve davranışlarının ortaya konulması, afet risklerinin azaltılması açısından stratejik öneme sahip. Fayları bilmek, gerekli mühendislik önlemlerini almak ve mevcut yönetmeliklere uygun hareket etmek can ve mal kayıplarını en aza indirecektir" dedi.</p>

<p>MTA’nın yürüttüğü çalışmaları takdirle karşıladığını belirten Aykan, afet risklerinin azaltılmasına katkı sağlayan bu araştırmaların ülke açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><img alt="Türkiye’de 215 yeni diri fay keşfedildi" height="527" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/06/23/20260623aw731881-1.jpg" width="500" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/turkiyede-215-yeni-diri-fay-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-turkiyede-215-yeni-diri-fay-kesfedildi.jpg" type="image/jpeg" length="50842"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tozlu Raflardan Dijital Dünyaya]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/tozlu-raflardan-dijital-dunyaya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/tozlu-raflardan-dijital-dunyaya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Üniversitesi Merkez Kütüphanesi bünyesinde çeyrek asırdır gün yüzüne çıkmayı bekleyen 15. yüzyıldan kalma nadide el yazması eserler, başlatılan yeni proje ile hem modern yöntemlerle yeniden tanımlanıyor hem de dijital ortama aktarılarak dünya çapında erişime sunuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber- </strong>Ege Üniversitesi, önemli bir kültürel miras projesini daha hayata geçiriyor. "Ege Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Yazma Eserlerinin Kaynak Temelli Yeniden Tavsifi ve Dijital Ortama Aktarılması" başlıklı bilimsel araştırma projesiyle, 15. yüzyıl sonlarından 20. yüzyıl başlarına kadar uzanan geniş bir zaman dilimine ait 100’ün üzerinde el yazması eser koruma altına alınıyor. Proje sayesinde, kütüphane raflarında yer alan eserler, bilim dünyasının ve araştırmacıların açık erişimine açılacak. Projenin yürütücülüğünü üstlenen Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yılmaz Öksüz, 40 yıllık kültürel miras yolculuğunu ve yürütülecek 12 aylık yoğun çalışma programını anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Çalışma kapsamında izlenecek yol haritasından bahseden Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Yılmaz Öksüz, "İlk olarak geçmişte dönemin doktora öğrencileri tarafından hazırlanan fişlerdeki eksiklik ve yanlışlıkları; Sicill-i Osmânî, Osmanlı Müellifleri, Brockelmann, Storey ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Portalı gibi temel biyografik ve bibliyografik kaynakları tarayarak tamamen düzelteceğiz. Bunun yanı sıra, bugüne kadar hiç incelenmemiş ve tavsifi yapılmamış olan diğer tüm yazma eserlerin ilk kez bilimsel tanımlamalarını gerçekleştireceğiz. Tavsif süreçleri biten tüm eserler, profesyonel fotoğraf ekipmanları kullanılarak yüksek çözünürlükte dijital ortama aktarılacak. Bu kritik dijitalleştirme aşamasında, teknik altyapısı ve uzmanlığıyla Ege Üniversitesi Medya Uygulama ve Araştırma Merkezi de projemize güçlü bir destek sağlayacak. Doğruluğu kesinleştirilmiş 100’den fazla el yazması eserin detaylı tanımları ve yüksek çözünürlüklü dijital kopyaları tüm dünyanın erişebileceği bir dijital platformda toplanacak. Böylece Ege Üniversitesi, zengin yazma eser koleksiyonuna sahip üniversiteler arasında öncü ve prestijli konumu alacaktır" dedi.</p>

<h2></h2>

<h2 style="text-align:center"><img alt="Denizli Haber 2-49" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://drttvcom.teimg.com/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-2-49.jpg" width="600" /></h2>

<h2><br />
"Yarım kalan tarihi sorumluluğu tamamlıyoruz"</h2>

<h2></h2>

<p><br />
Projenin köklü bir geçmişe dayandığını ve üniversite için büyük bir vefa niteliği taşıdığını belirten Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya ise, "Projemizin temeli, aslında 1984-1988 yılları arasında Prof. Dr. Fikret Türkmen hocamız tarafından yürütülen ve Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen 'Ege Bölgesi Sözlü ve Yazılı Kültür Ürünleri' saha araştırmasına dayanıyor. O dönem Manisa’nın Demirci, Selendi, Kula, Soma, Akhisar ve Gördes ilçeleri ile köylerinden büyük bir emekle derlenen yazma eserler, üniversitemiz bünyesine kazandırılmıştı. 1990’lı yılların sonunda Prof. Dr. Tunca Kortantamer koordinatörlüğünde bu eserlerin 80 tanesi kısmen tanımlanmış olsa da, 1999 yılında yazmaların Merkez Kütüphaneye taşınması ve proje ekibinin dağılmasıyla çalışmalar maalesef durmuştu. Biz bugün, yarım kalan bu tarihi ve bilimsel sorumluluğu tamamlamak adına yola çıktık" dedi.<br />
Yürütücülüğünü Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yılmaz Öksüz’ün üstlendiği proje ekibinde Edebiyat Fakültesinden Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya, Birgivi İlahiyat Fakültesinden Öğr. Gör. Dr. Timur Aşkan, Medya Uygulama ve Araştırma Merkezinden Öğr. Gör. Dr. Yiğit Açık ve Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Emine Merve Can yer alıyor.</p>

<p></p>

<p style="text-align:center"><img alt="Denizli Haber-213" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://drttvcom.teimg.com/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-213.jpg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/tozlu-raflardan-dijital-dunyaya</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-3-38.jpg" type="image/jpeg" length="96573"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye 5 bin kişiyle Guinness Dünya rekorlarını kıracak]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/turkiye-5-bin-kisiyle-guinness-dunya-rekorlarini-kiracak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/turkiye-5-bin-kisiyle-guinness-dunya-rekorlarini-kiracak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk halk kültürünün en önemli miraslarından biri olan horon, 28 Haziran’da İstanbul Maltepe’de gerçekleştirilecek dev organizasyonla Guinness Dünya Rekorları’na taşınıyor. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu öncülüğünde düzenlenecek etkinlikte, 5 bin kostümlü folklorcunun aynı anda horon oynayarak Guinness Dünya Rekorları’na girmesi hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber </strong>- Anadolu topraklarının köklü geleneği bir kez daha dünya gündemine taşınıyor. Anadolu’nun geleneği, göreneği, değerleri ve kültürünün dünyaya duyurulması ve yeni nesle aktarılması için büyük bir çaba gösteriliyor. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu bu hedefle çıktıkları yolda 5 bin kişilik horon etkinliğinde yalnızca bir rekor kırmayı değil; Türk halk oyunlarının ulusal ve uluslararası alanda görünürlüğünü artırmayı ve kültürel mirasa sahip çıkılması konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlıyor.</p>

<p>Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Başkanı Hüseyin Güler "Kültürümüzü yaşatmak ve gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmak adına büyük bir sorumluluk inancıyla çeşitli projeler ve çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan halk oyunlarımız; milletimizin hafızası, kültürü ve ortak ruhudur. Bizler için horon da zeybek de sadece bir oyun değil; tarihimizin, mücadelemizin ve kardeşliğimizin yaşayan mirasıdır" diyerek halk oyunlarının Türk kültürünün yaşatılmasında ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>

<h2>Türkiye "Horon Bizimdur!" diyor</h2>

<p>Maltepe’de 5 bin kişilik bir katılımla horon dansının dünya gündemine taşınması hedefleniyor. Karadeniz kültürünün ayrılmaz bir parçası olan horon yüzyıllardır Anadolu’nun farklı bölgelerinde yaşatılıyor.</p>

<p>Federasyon Başkanı Güler, "Bu topraklar bizim, bu gelenek bizim, bu kültür bizim. Düğünümüzde halay çekeriz, zeybeğin ilk notası duyulduğunda heyecanlanırız, horonda kemençe ritmi başladığında yerimizde duramayız. Halk oyunları bu milletin ortak hafızasıdır" dedi. Güler; bu hafızayı diri tutmak adına düzenleyecekleri horon etkinliğine tüm vatandaşları davet etti. Güler "28 Haziran’da İstanbul Maltepe Etkinlik Alanı’nda gerçekleştireceğimiz "Horon Bizumdur" 5 bin Kostümlü Horoncu Guinness Dünya Rekoru denemesi, sadece bir rekor organizasyonu değil; kültürümüze, tarihimize ve milli değerlerimize sahip çıkma iradesidir. 7’den 70’e herkesi bu büyük kültür buluşmasına davet ediyoruz. Bugün birlik olma, kültürümüze sahip çıkma ve dünyaya güçlü bir mesaj verme günüdür. Gelin; horonun coşkusunda, aynı yürekte buluşalım ve kültürümüzü hep birlikte dünya sahnesine taşıyalım" diyerek herkesi bu etkinliğin bir parçası olmaya davet etti.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="Denizli Haber Güler-4" class="detail-photo img-fluid" height="507" src="https://drttvcom.teimg.com/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-guler-4.jpg" width="470" /></p>

<h2>Amaç tarihe, milli ve kültürel değerlere dikkat çekmek</h2>

<p>Federasyon yetkilileri, son yıllarda bazı halk oyunları ve kültürel unsurların farklı ülkeler tarafından sahiplenilmeye çalışıldığı yönündeki tartışmaların kamuoyunda sıkça gündeme geldiğine dikkat çekerek, düzenlenecek Guinness organizasyonunun bu kültürel değerlerin görünürlüğünü artırmayı amaçladığını belirtti. Güler "Bugün dünyada halk dansları alanında gerçekleştirilen rekor denemelerine baktığımızda; Yunanistan’da gerçekleştirilen 2800 kişilik, Ermenistan’da gerçekleştirilen ise 4000 kişilik Guinness rekor organizasyonlarını görmekteyiz. Böylesine köklü ve zengin bir kültüre sahip olan ülkemizin ise 5000 kişilik bir rekoru kırması aslında zor değil; yeter ki birlik olalım, aynı heyecanda buluşalım" diyerek halk katılımının ne kadar önemli olduğunun altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Federasyon, etkinliğin gelecek yıllarda daha da büyütülmesini hedeflerken, önümüzdeki yıl İzmir’de 10 bin kişinin katılımıyla yeni bir organizasyon düzenlenmesi için çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Geçtiğimiz günlerde; Yunanistan’ın zeybek dansını Ermenistan’ın ise horon dansını sahiplenmesi Türkiye gündemine oturdu. Güler bu konuya da özel olarak değindi. Güler "Son dönemde, öz kültürümüzden doğan bazı değerlerin farklı isimlerle uluslararası platformlarda kullanılmaya çalışıldığını hep birlikte görmekteyiz. Özellikle Yunanistan’da, zeybek kültürümüzün "Zeybekiko" adıyla farklı şekillerde dünya kamuoyuna sunulması, kendi kültürel mirasımıza daha güçlü sahip çıkmamız gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur" dedi.</p>

<p>Güler; zeybeğin efeliğin, yiğitliğin, cesaretin ve Anadolu ruhunun simgesi olduğunu belirterek, zeybek kültürünün Türk milletinin kültürel mirasının önemli parçalarından biri olduğunu ifade etti. Güler "Yunan zeybeği ile Türk zeybeği arasında belirgin farklar bulunmaktadır. Türk zeybeğinde duruş, figürler ve anlatılan hikâye farklıdır. Bizim zeybeğimiz özgürlüğü, cesareti ve efelik geleneğini temsil eder. Bu nedenle zeybek, Anadolu kültürünün önemli bir değeridir ve bu mirasın korunması büyük önem taşımaktadır" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/turkiye-5-bin-kisiyle-guinness-dunya-rekorlarini-kiracak</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-guinnesrekor.jpg" type="image/jpeg" length="67224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Caretta Caretta yuvasının üzerinde mangal ateşi yaktılar]]></title>
      <link>https://www.drttv.com/caretta-caretta-yuvasinin-uzerinde-mangal-atesi-yaktilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.drttv.com/caretta-caretta-yuvasinin-uzerinde-mangal-atesi-yaktilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Kumluca İlçesi Mavikent Mahallesi Sahilinde Caretta Caretta yuvalarında mangal ateşi yakıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşam Haber -</strong> Mavikent Mahallesi Sahilinde kimliği kişi ya da kişiler tarafından Caretta Caretta kaplumbağalarının yumurtlama alanlarındaki yuvaların üzerinde mangal ateş yakıldı. Nesli tükenme tehlikesindeki Caretta caretta deniz kaplumbağalarının yuvalama alanına bırakılan plastik atıklar, koruma kafeslerinde ateş yakılması mahalle sakinleri tarafından tepkiyle karşılandı. Mavikent sahili çöp yığınları ve kaçak yakılan ateşler nedeniyle Caretta Carettala yumurtalarının zarar görebileceği ifade edildi. Mavikent sahilinde yaşananları gören bölge halkı ve çevreciler bu alanda acil önlem alınması için jandarma ekiplerine başvurdu. Jandarma ekipleri çevreye çöplerin bırakıldığı ve ateşin kim veya kimler tarafından yakıldığını belirlemek amacıyla araştırma ve inceleme çalışması başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
 </p>

<p style="text-align:center"><img alt="Caretta Caretta yuvasının üzerinde mangal ateşi yaktılar" height="667" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/06/22/20260622aw730813-3.jpg" width="500" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.drttv.com/caretta-caretta-yuvasinin-uzerinde-mangal-atesi-yaktilar</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://drttvcom.teimg.com/crop/1280x720/drttv-com/uploads/2026/06/denizli-haber-caretta-caretta-yuvasinin-uzerinde-mangal-atesi-yaktilar0.jpg" type="image/jpeg" length="23776"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
