Sağlık Haber - Sonbaharın gelmesiyle birlikte hava sıcaklıklarının düşmesinin beslenme alışkanlıklarında değişikliğe neden olabildiğini vurgulayan Diyetisyen Gülçin Demirci, mevsim geçişinde dengeli ve çeşitli beslenmenin yanı sıra su tüketimi, porsiyon kontrolü ve fiziksel aktivitenin korunmasının önemine dikkat çekti.
Demirci, sebze ve meyve çeşitliliğinin korunması, kaliteli protein kaynaklarına ve tam tahıllara dengeli şekilde yer verilmesi gerektiğini ifade ederek, mevsim değişikliği nedeniyle beslenme düzeninin tamamen değiştirilmesine gerek olmadığını kaydetti.
BAĞIŞIKLIK İÇİN ÇEŞİTLİLİK VURGUSU
Sonbaharda C ve A vitaminleri ile D vitamini, çinko ve demir gibi mikro besin öğelerinin yeterli alınmasının önemli olduğunu dile getiren Demirci; mandalina, portakal, kivi, kırmızı ve turuncu sebzeler, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta, balık, et, kuru baklagiller, yoğurt ve kefir gibi besinlerin sofralarda yer alabileceğini söyledi.
Demirci, farklı renklerde ve farklı besin gruplarından seçim yapılmasının daha geniş bir besin öğesi çeşitliliği sağlayacağını belirtti.

SU TÜKETİMİNE DİKKAT!
Havanın serinlemesiyle birlikte terleme azaldığı için susama hissinin de yaz aylarına göre azalabildiğine dikkat çeken Demirci, “Ancak bu, vücudumuzun su ihtiyacının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Su tüketimini yalnızca susadığımızda içmek yerine gün içine yaymak daha iyi bir alışkanlık. Uyanınca, öğünlerden önce ve gün içerisinde belirli aralıklarla su içmeyi alışkanlık haline getirebiliriz. Ayrıca çorba, ayran, süt, kefir ve su içeriği yüksek sebze-meyveler de sıvı alımına katkı sağlar. Ancak suyun yerini tamamen çay ve kahve gibi içeceklerle doldurmamak gerekiyor. Kişinin günlük sıvı ihtiyacı yaş, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite ve sağlık durumuna göre değişebileceği için tek bir miktarı herkes için ideal kabul etmek doğru olmaz” ifadelerini kullandı.

BİTKİ ÇAYLARINDA “BİTKİSEL” UYARISI
Özellikle birden fazla bitkinin bulunduğu karışımların içeriğine dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çeken Demirci, bitki çaylarının aşırı miktarda ve uzun süre tüketilmesi yerine ölçülü şekilde tüketilmesini önerdi. "Özellikle çay, kahve yanında tatlı veya hamur işi tüketme alışkanlığı bu dönemde artabiliyor" diyen Demirci, "Burada önemli olan kendimizi tamamen kısıtlamak değil, porsiyon ve sıklığı yönetmek. Örneğin sıcak içeceğimizin yanında her gün tatlı tüketmek yerine ara sıra kuru meyve, meyve veya yoğurt gibi alternatifler tercih edebiliriz" dedi.
Düzenli ilaç kullananlar, hamile ve emziren anneler ile kronik hastalığı bulunan kişilerin herhangi bir bitkisel ürünü düzenli kullanmaya başlamadan önce sağlık profesyoneline danışması gerektiğini ifade eden Demirci, bitki çaylarının şeker eklenmeden tüketilmesinin de günlük şeker alımını azaltmak açısından daha uygun olduğunu kaydetti.

SONBAHAR İÇİN 3 TEMEL ÖNERİ
Demirci, mevsim geçişlerinde sağlıklı beslenmek için şu önerilerde bulundu: "Her gün farklı renkte sebze ve meyvelere, yeterli protein kaynaklarına ve kaliteli karbonhidratlara yer verilmesini öneriyorum. Susamasanız bile gün boyunca düzenli su tüketmeye devam edilmelidir. Sıcak içecekleri de şeker eklemeden ve ölçülü şekilde tüketilmeli. Havaların serinlemesiyle birlikte evde daha fazla zaman geçirmek ve atıştırmalıklara yönelmek kolaylaşabilir. Bu nedenle hem günlük hareketimizi korumak hem de özellikle tatlı, hamur işi ve yüksek kalorili atıştırmalıkların tüketim sıklığına dikkat etmek önemlidir. Aslında sonbaharda sağlıklı beslenmenin temelinde büyük yasaklar değil, denge, çeşitlilik ve sürdürülebilirlik var. Mevsime uygun besinleri soframıza dahil edip porsiyonlarımızı ve günlük hareketimizi dengede tuttuğumuzda, sonbaharı da sağlıklı ve enerjik bir şekilde geçirmek mümkün."




