Yaşam Haber- Manavgat ve Akseki çevresinden yaylalara çıkan Yörükler, sıcak yaz aylarında keçi ve koyunlarını rahatlatmak için geleneksel kırkım mesaisine başlıyor. Aile fertleri, akrabalar ve yakınların katılımıyla imece usulü gerçekleştirilen kırkım çalışmaları, sürüdeki hayvan sayısına göre 10-15 gün sürebiliyor. Geçmişte ekonomik değeri bulunan keçi kılı ise artık alıcı bulamayınca çoğu zaman çöpe atılıyor.

"Yaylalarda geleneksel kırkım mesaisi"
Akseki'de hayvancılık yapan Bayram Yüksel, yaz aylarında hayvanlarını otlatmak için bin 700 rakımlı Yarpuz Yaylası'na çıktıklarını söyledi. Haziran ayının başlarında yaylaya geldiklerini belirten Yüksel, eylül ayının sonlarına doğru yüksek kesimlerden aşağıya inmeye başlayacaklarını ifade etti.
"Hayvancılık zor bir meslek"
Hayvancılığın zor bir iş olduğunu belirten Yüksel, "Yaz aylarında hayvanlarımızı otlatmak için yaylaya çıkıyoruz. Haziran ayının başlarında geldik. Eylül ayının sonu gibi yüksek kesimlerden aşağı doğru inmeye başlayacağız. Hayvancılık zor bir iş" dedi.
Keçi ve koyunların her yıl mutlaka kırkıldığını belirten Yüksel, geçmişte hayvan kıllarının önemli bir gelir kaynağı olduğunu söyledi. Yüksel, "Eskiden keçi ve koyunların kılları para ederdi. Müşteri yaylaya kadar, ayağımıza kadar gelirdi. Son yıllarda artık kimse almaya gelmiyor. Para etmiyor. Biz de kılları atıyoruz" diye konuştu.

"Her sene mutlaka kırkım yapılmalı"
Bayram Yüksel'in keçilerinin kırkımına yardım eden akrabası Mehmet Kara ise kırkımın her yıl düzenli olarak yapılması gerektiğini söyledi. Kara, "Her sene mutlaka keçilerin kılları kırkılmalıdır. Keçilerin temiz olması için bunu yapıyoruz. Kırkım sayesinde hayvanlar daha rahat ediyor" dedi.
Koyun kırkım çalışmalarına yardım eden Fatma Kara da keçilerin yaz aylarında serinlemesi için kıllarının kesildiğini belirterek, "Keçilerin kıllarını kesmek için yardıma geliyoruz. Hayvanların serinlemesi için mutlaka kesilir. Bu, Yörüklerin bir geleneğidir" ifadelerini kullandı.

"Manavgat'tan Akseki yaylalarına göç ediyorlar"
Manavgat'ın Gebece Mahallesi'nde yaşayan Duran Topaca ve ailesi de her yıl hayvanlarıyla birlikte Akseki'nin Yarpuz Kaklıktaş mevkisine göç ediyor. Atalarından kalan kıl keçisi yetiştiriciliği geleneğini sürdüren Topaca ailesi, yaylada kalabalık aile fertleriyle birlikte keçilerini kırkıyor.
Doğduğu günden bu yana hayvancılıkla uğraştığını belirten Duran Topaca, hayvancılığın kendilerine atalarından miras kaldığını söyledi. Topaca, "Bizde hayvancılık atamızdan kalma. Doğdum doğalı hayvancılıkla uğraşıyorum. Hayvanlarımızın rahatlaması için ailecek yaylada keçilerin kıllarını kırkıyoruz. Kıl kesme süresi 10-15 gün sürüyor. Hayvanların biti, piresi gidiyor. Rahatlıyor. Hayvan etleniyor. Yılda bir defa mutlaka kırkım yaparız" dedi.
"Eskiden çul dokur, çadır yapardık"
Geçmişte keçi kıllarının aileler tarafından tamamen değerlendirildiğini anlatan Topaca, günümüzde ise bu geleneğin büyük ölçüde unutulduğunu söyledi. Topaca, "Eskiden kadınlar kıllardan çul dokurlardı. Çadır yapardık. Kıllar para ederdi. Şimdi yapan yok. Kılları alan da yok" diye konuştu.
"Keçiler kırkılınca vücutları dinleniyor"
Duran Topaca'nın eşi Selli Topaca ise keçi kıllarının geçmişte günlük yaşamın birçok alanında kullanıldığını belirtti. Topaca, "Eskiden kılları kendimiz değerlendirirdik. İp örerlerdi. Çuval yapardık. Çul dokuyup çadır yapardık. Şimdi ise yapan yok, para da etmiyor. Keçilerimizin kıllarını kesince vücutları dinleniyor" dedi.

"Kırkım, Yörük kültürünün önemli geleneği"
Yaylalarda gerçekleştirilen keçi kırkımı, hayvanların yaz sıcaklarında daha rahat etmesini sağlarken, Yörüklerin imece ve dayanışma kültürünün de yaşatılmasına vesile oluyor. Aile fertleri, akrabalar ve komşuların bir araya geldiği kırkım günlerinde, geçmişten günümüze aktarılan gelenekler sürdürülüyor.
Haziran ayının başında yüksek kesimlerdeki yaylalara çıkan Yörükler, yaz boyunca hayvanlarını burada otlatırken, eylül ayının sonlarına doğru havaların serinlemesiyle birlikte sürüleriyle birlikte daha düşük rakımlı bölgelere inmeye hazırlanıyor.





