Denizli Haber - Okulların açılmasıyla birlikte milyonlarca çocuk yeni bir eğitim-öğretim dönemine başlarken, ilk kez okul sıralarıyla tanışan çocuklar ve aileleri için de yeni bir süreç başladı. Çocuk, Ergen ve Aile Danışmanı Burcu Vayvada, okula uyum sürecinin her çocukta farklı ilerlediğine dikkat çekerek, bazı çocukların birkaç gün içinde yeni düzene alışabildiğini, bazı çocuklarda ise bu sürecin haftalar hatta aylar sürebildiğini söyledi.
Vayvada, okulun, çocuk açısından yalnızca yeni bir bina, öğretmen ve arkadaş ortamı anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Anne babamdan ayrı kalacağım, tek başıma ne yapacağım? Okulda bir şeye ihtiyacım olduğunda kim yardım edecek? gibi birçok bilinmezlik, kaygı ve korku yaşamasına neden olabilir. Bu yüzden bazı çocukların önce güven duygusunun, sonra aidiyet duygusunun oluşturulması gerekiyor” dedi.
“Ağlamak, uyum sağlayamadığı anlamına gelmez”
İlk haftalarda ağlama ve anne-babadan ayrılmak istememenin görülebileceğini dile getiren Vayvada, bu durum karşısında ebeveynlerin sakin ve kararlı davranmasının önem taşıdığını söyledi.
Çocuk ağladığında tekrar tekrar sarılmanın, kapıdan geri dönmenin veya “Tamam, bugün gitme” demenin kısa vadede çocuğu rahatlatabileceğini ancak ayrılığı daha zor hale getirebileceğini belirten Vayvada, “Kısa ve net bir vedalaşma yapılmalı. Ardından gerçekten söylenen zamanda geri dönülmeli. Böylece çocuk, ‘Annem ve babam gidiyor ama geri geliyor’ deneyimini tekrar tekrar yaşar ve ayrılığın kalıcı olmadığını öğrenir" ifadelerini kullandı.

“Okul kapısında uzun süre beklemek ayrılığı zorlaştırabilir”
Çocuğu okul kapısında uzun süre beklemenin de her zaman rahatlatıcı olmadığını aktaran Vayvada, “Çocuk bir yandan sınıfa girmeye çalışırken diğer yandan ‘Annem hâlâ orada mı, gidiyor mu, beni bırakacak mı?’ diye takip etmeye başlıyor. Her gördüğünde yeniden ağlayabilir ve ayrılık süreci baştan başlayabilir” dedi.

“Her okula gitmek istememe davranışı naz değildir”
Sabahları “Bugün okula gitmesem olur mu?” diyen çocuklarla aileleri arasında yaşanan pazarlıkların zamanla sabah rutinini bir mücadele alanına dönüştürebileceğini vurgulayan Vayvada, ailelerin akşamdan çanta ve kıyafetleri hazırlamasını, sabah rutinini mümkün olduğunca öngörülebilir hale getirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Okula gitmek istememenin her zaman “naz” olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Vayvada, “Çocuk sürekli okula gitmek istemiyorsa, yoğun kaygı yaşıyor, karın veya baş ağrısı gibi şikayetleri sıklaşıyor, arkadaş ilişkilerinde sorun yaşıyor ya da okula gittikten sonra uzun süre sakinleşemiyorsa davranışın altında yatan nedeni araştıralı ve gerekli durumlarda uzman desteği almalıdır” diye konuştu.





