EKOPOLİTİK - Ortadoğu bir kez daha kan ve ateşle şekillendirilmeye çalışılıyor. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, “önleyici saldırı” adı altında İran’a yönelik askeri operasyon başlattı. Bu, uluslararası hukukun arkasına saklanan klasik bir güç gösterisidir.

Bu bir güvenlik hamlesi değildir. Bu bir savunma refleksi değildir. Bu, Ortadoğu’yu yeniden dizayn etme girişimidir. Yani; "haksız" bir savaştır.

Ve bu tabloyu anlamak için meseleyi doğru adlandırmak gerekir: Bu bir emperyal müdahaledir. Ortadoğu; enerji hatlarının, silah sanayisinin ve küresel güç rekabetinin merkezidir. İran’ın bölgesel etkisi, İsrail’in askeri doktrini ve ABD’nin hegemonik çıkarları çakıştığında ortaya çıkan sonuç, diplomasinin değil bombaların konuşmasıdır.

Donald Trump döneminin saldırgan dış politika refleksi, askeri gücü bir müzakere aracı değil, bir tahakküm aracı olarak kullanmaktadır. “Önleyici saldırı” söylemi, geçmişte Irak’ta nasıl kullanıldıysa bugün de benzer bir retorikle devrededir.

Dünya Savaşi Deği̇l, Trump Savaşi! Savaş Sinirda Deği̇l Ekonomi̇de Hi̇ssedi̇li̇r! (2)

Amaç nettir: Bölgesel dengeyi zorla değiştirmek. Enerji koridorlarını kontrol altına almak. Silah ve güvenlik ekonomisini canlı tutmak. İç politikada milliyetçi mobilizasyon sağlamak.

Savaş cephede başlar, faturası ekonomiye kesilir

Emperyalizm kriz dönemlerinde dış düşman üretir. Çünkü dış gerilim, içeride iktidarı tahkim eder. (Bu kez bu iç sıkıntılar yasayan İran'a mı avantaj sağlar, bilinmez) Türkiye, bu yangının hemen yanı başındadır. İran’a komşudur. NATO üyesidir. Batı ile ekonomik bağı vardır. Bölgeyle enerji bağımlılığı vardır. Türkiye’nin İran’dan aldığı doğalgaz oranı yaklaşık yüzde 17-20 seviyesindedir. Enerji arzındaki bir aksama ya da fiyat artışı, zincirleme biçimde sanayi maliyetlerine yansır. Savaş cephede başlar, faturası ekonomiye kesilir.

Dünya Savaşi Deği̇l, Trump Savaşi! Savaş Sinirda Deği̇l Ekonomi̇de Hi̇ssedi̇li̇r! (4)

Denizli ve Küresel Hesaplaşmanın Yerel Bedeli ne olur?

Denizli yaklaşık 5 milyar dolarlık ihracatıyla Türkiye’nin üretim merkezlerinden biridir. Tekstil ve sanayi üretimi enerji yoğun bir yapıya sahiptir. Enerji fiyatları artarsa: Üretim maliyetleri yükselir, Rekabet gücü zayıflar, İhracat kârlılığı düşer, KOBİ’ler finansman baskısı altında kalır. Küresel risk algısının yükselmesi döviz kurlarında oynaklık yaratır. Finansmana erişim zorlaşır. Orta Doğu pazarında daralma yaşanırsa, ihracatçı kentler doğrudan etkilenir. Yani savaş, sınırda değil ama sanayide hissedilir. En önemlisi de bölge ülkelerinde insanların mutfaklarında ve yaşam kalitelerinde hissedilir.

Dünya Savaşi Deği̇l, Trump Savaşi! Savaş Sinirda Deği̇l Ekonomi̇de Hi̇ssedi̇li̇r! (3)

Bu emperyalist saldırı Denizli'yi nasıl etkiler?

Evet, yanıbaşımızda sıcak bir çatışma başlarken, daha şimdiden "pazartesi sabahı piyasalar nasıl açılacak, bu savaş Türkiye ekonomisini nasıl etkileyecek? İran'a Emperyalist saldırı yılda 5 milyar dolar ihracat yapan ve bir üretim-ihracat kenti olan Denizli için ne anlama gelir?" soruları tartışılmaya başladı. Türkiye ile İran arasındaki dış ticaret hacmi son beş yıldır yıllık ortalama 6 milyar dolar seviyesinde. 2018 öncesinde 10 milyar doların üzerinde olan Türkiye-İran ticaret hacmi ABD yaptırımlarıyla birlikte 6 milyar dolar bandına gerilemiş durumda. Dünya Bankası verilerine göre Çin, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan'la birlikte Türkiye, İran'la ticarette ilk beş ülke arasında bulunuyor. Ve Türkiye doğalgazının yüzde 17,5-20'sini iran'dan alıyor. Öte yandan Denizli'deki ihracata dönük sanayi üretiminin ihtiyacı olan enerji ağırlıklı olarak doğalgaz santrallerinden karşılanıyor. En önemlisi de Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 1'ini karşılayan Rwe&Turcas burada, Denizli'de Kaklık'ta faaliyet gösteren doğalgazdan elektrik üreten bir enerji santrali. Bu, bazılarının dediği gibi "3. Dünya Savaşının ilk kıvılcımı değil, ABD Başkanı da bir Sırplı suikastçi olmadığına göre; bu Trump'ın çıkardığı bir savaştan başka birşey değil. Buradaki baş sorumuz ise şu; "Bu Emperyalist saldırı ülkemizi ve Denizli'yi nasıl etkiler?"

Dünya Savaşi Deği̇l, Trump Savaşi! Savaş Sinirda Deği̇l Ekonomi̇de Hi̇ssedi̇li̇r! (1)

“3. Dünya Savaşı” Söylemi Neyi Gizliyor?

Bugünkü tabloyu hemen “3. Dünya Savaşı başlıyor?” şeklinde yorumlamak pek doğru olmayabilir. Ancak bu, sıradan bir askeri operasyon da değildir. Bu, küresel güç mimarisinin askeri yöntemlerle yeniden şekillendirilmesidir. Hegemonya zayıfladıkça sert güç devreye girer. Diplomasi geri çekilir, uçak gemileri ilerler. Uluslararası hukuk askıya alınır, “güvenlik” söylemi meşrulaştırma aracına dönüşür.

Dünya Savaşi Deği̇l, Trump Savaşi! Savaş Sinirda Deği̇l Ekonomi̇de Hi̇ssedi̇li̇r! (5)

Ne Yapmalı?

Türkiye’nin tarihsel tecrübesi şunu göstermiştir: Büyük güçlerin çatışmasında taraf olmak uzun vadede ağır bedeller doğurur. Bu nedenle: Soğukkanlı ve tarafsız diplomasi, Enerji arz güvenliğinin çeşitlendirilmesi, Ekonomik kırılganlıkların azaltılması, Yerli üretim ve stratejik sektörlerin güçlendirilmesi hayati önem taşımaktadır. Emperyal müdahalelerin bedelini bölge halkları öder. Bu nedenle mesele yalnızca jeopolitik değil; aynı zamanda ekonomik bağımsızlık ve ulusal egemenlik meselesidir. Asıl mücadele cephede değil; bağımsızlık iradesindedir.