Gazetecilik, birilerinin yayınlanmasını istemediği haberleri yazmaktır. Gerisi halkla ilişkilerdir.” Bu cümleyi yıllar önce söyleyen George Orwell, herhalde bugünü görse şaşırmazdı. Belki sadece şu kadarını eklerdi: “Ben bunu roman diye yazmıştım, siz kullanım kılavuzuna çevirmişsiniz.”

ORWELL YAŞASAYDI, TÜRKİYE’DE KÖŞE YAZARDI

İngiliz Edebiyatı'nın "Hayvanlar Çiftliği, 1984" gibi eserlerinden tanıdığımız ünlü ismi; gazeteci, yazar, eleştirmen ve romancı George Orwell bunu yazdığında yıl 20. yüzyıldı. Biz ise 21. yüzyılda onun cümlelerini alıp pratik uygulama rehberi haline getirmiş durumdayız. Roman diye yazılanlar, burada yönetmelik gibi okunuyor.

Mustafa Kaya Köşe.psb George Orwell (4)

NE HABERDİR, NE HABER DEĞİLDİR?

Bugün Türkiye’de gazetecilik tarifine yeni bir dipnot eklendi:
“Eğer haberin birilerini rahatsız ediyorsa, o artık haber değildir.”
Bunu bize açık açık söyleyen yok elbette. Ama yaşananlar, söylenmeyenlerin en dürüst tercümanı. Son örnek de: BirGün muhabiri İsmail Arı. Bir gazeteci, yaptığı haberler ve paylaşımları gerekçe gösterilerek “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklanıyor. Dosyasına eski videolar ekleniyor, tweet’ler didik didik inceleniyor. Adeta gazetecilik değil, zaman aşımına uğramayan bir “suç kataloğu” hazırlanıyor.

Mustafa Kaya Köşe.psb George Orwell (5)


Ve bütün bunlar olurken, bir zamanlar “gazetecilere dokunulmayacak” denilerek savunulan Dezenformasyon Yasası devreye giriyor. Ne kadar da ironik. Yasa çıkarken denilen şuydu: “Bu düzenleme gazetecileri değil, yalan bilgiyi hedef alıyor.”

Mustafa Kaya Köşe.psb George Orwell (6)

DENİZLİ'DEN İSMAİL ARI'YA DESTEK

Bugün gelinen noktada ise tartışılan şey şu: “Yalan bilgi nedir ve buna kim karar verir?” Cevap basit değil. Ama pratikte oldukça net: Eğer bir haber rahatsız ediyorsa, “yanıltıcı” olma ihtimali artıyor. İşte tam da bu yüzden, BirGün Gazetesi okurlarının Denizli’de yaptığı açıklama sadece bir dayanışma çağrısı değil, aynı zamanda bir hatırlatma niteliği taşıyor: “Gazetecilik suç değildir.”

Mustafa Kaya Köşe.psb George Orwell (7) Kopya


Geçtiğimiz Cumartesi "gerçek ve dogru olanın" peşinde koşan bir gazeteci daha tutuklandı. BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı’nin tutuklanması üzerine çok sayıda demokratik kitle örgütü, siyasi parti ve STK ile BırGün okuyucuları da ulke genelinde tepki koydu, protestolarda bulundu.Denizli BirGün Okur İnisiyatifi’nin çağrısıyla Candoğan Parkı’nda toplanan BirGün okurları ve yurttaşlar, gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasını protesto etti. Açıklamayı Denizli BirGün Okur İnisiyatifi sözcüsü Orhun Çoban okudu. Çoban açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Bugün burada, Birgün Muhabiri gazeteci İsmail Arı’nın hukuksuz tutuklanmasına karşı sesimizi yükseltmek için toplandık. Tüm itirazlarımıza rağmen, ‘Gazetecilere dokunulmayacak, haberle ilgisi yok’ denilerek yasalaştırılan Dezenformasyon Yasası, bir kez daha gazetecileri hedef aldı. Haberden bir kez daha ‘suç’ oluşturdu, haberci suçlu ilan edildi. Sonda söyleyeceğimiz şeyi başta söyleyelim, gazetecilik suç değildir.”

Mustafa Kaya Köşe.psb George Orwell (8) Kopya

YAŞANANLAR ÜTOPYA DEĞİL, DİSTOPYA!

Evet. “Gazetecilik suç değildir.” Bu cümle kulağa ne kadar basit geliyor, değil mi? Ama belli ki tekrar tekrar söylenmesi gerekiyor. Çünkü bazı gerçekler, en çok unutulmak istendiğinde hatırlatılır. İsmail Arı’nın cezaevinden gönderdiği mesajda söylediği gibi: “Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmak.” Belki de asıl sorun burada.
Çünkü eğer gazetecilik gerçekten “sadece haber vermek” olsaydı, kimse bu kadar tedirgin olmazdı. Ama gazetecilik bazen sadece olanı yazmak değil; saklanmak isteneni ortaya çıkarmaktır. Ve işte o noktada, gazeteci bir anda “sorun” haline gelir.
George Orwell bugün yaşasaydı, belki yeni bir roman yazmazdı. Zaten yazılmış olanın sahnelendiğini görürdü. Ve muhtemelen sadece şunu söylerdi: “Ben size distopya anlatmıştım. Siz onu günlük hayata çevirmişsiniz.”

Mustafa Kaya Köşe.psb George Orwell (3)