EKOPOLİTİK - CHP’nin ağır toplarından eski Genel Sekreter ve Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “kurultay sürecini başlatıyoruz” sözünün kapalı ve bilinmeyenli bir denklem olduğunu söyledi. Keskin, Kılıçdaroğlu’nun ‘11 Haziran Perşembe günü yapacağımız ilk Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecimizi başlatıyoruz’ açıklamasının kapalı ve netlikten uzak bir duyuru özelliği taşıdığını, ancak aynı zamanda yorumlara çok açık bir açıklama olduğunu belirtti.
KESKİN “KILIÇDAROĞLU’NUN ‘KURULTAY SÜRECİ’ HİKAYE” DEDİ VE 7-8 AY İLE BİR YIL VERDİ!
Adnan Keskin ayrıca Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisini destekleyen bir delege profili olmadan kurultay sürecine “tamam” demeyeceğini kaydederek, “Hiç de açık olmayan, kapalı bir açıklama. ‘Kurultaya şu tarihte seçilmiş mevcut delege ile gideceğim’ demiyor. Verdiği hemen kurultay mı, kurultay takvimi mi belli değil. Bu süreç başlayacak da nasıl bir şey olacak? Süreç; delegelerin baştan ve yeniden mahalle, ilçe ve illerden seçilmesi, kurultay delegelerinin yeniden belirlenmesi ile mi yürüyecek. Eğer böyle olursa bu süreç 7-8 ay hatta bir yıl da ancak tamamlanır. Sayın Kılıçdaroğlu kapalı açıklamalar yapmak yerine önce bunu net olarak ortaya koymalı. Aksi halde böyle bir açıklama hikayeden öte başka bir şey değildir. Olan memlekete, halka ve demokrasiye oluyor” dedi.

“KILIÇDAROĞLU'NU DESTEKLEYEN BİR DELEGE KADROSU HEDEFLENİYOR”
“Nasıl bir kurultay? Kılıçdaroğlu detay vermeli!” diyen Adnan Keskin’in bu açıklamasına benzer bir yorum da İzmir’den geldi. BBC Türkçe'ye konuşan Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tanju Tosun, Kılıçdaroğlu'nun kurultay sürecini zamana yayarak, kendisini destekleyen yeni bir delege yapısı kurmak isteyeceğini ve planların bu şekilde yapıldığı tahmininde bulundu. 'Kılıçdaroğlu'nu destekleyen bir delege kadrosu hedefleniyor' diyen Tanju Tosun, “Ülke genelinde mahallelerden başlayacak bir kurultay süreci, çok daha uzun bir prosedür anlamına geliyor. Sırasıyla mahalle delegesi seçimi, ilçe kongresi, il kongresi, kurultay delegasyonu seçimi ve en sonunda kurultay seçimleri gerçekleşecek. Askı listeleri, itiraz süreleri, seçim tarihleri ve kongreler zinciri düşünüldüğünde, sürecin bir yıla kadar uzanabileceği ifade ediliyor. Ortaya yeni delege adayları çıkacak ya da eskiden delege olup Özel ve ekibi tarafından dışarı bırakılanlar yeniden dahil olmak isteyecek. Genel merkezin kontrol ettiği delege yapısıyla bir sonraki kurultaydaki genel başkanlık yarışını kazanmak hedeflenecek” dedi..

“ELİNDEKİ PARTİ YETKİSİ VE KAYNAKLARINI KULLANACAK”
Tosun açıklamasının devamında bu stratejinin ya maddi kaynak dağıtımı gibi mekanizmalarla ya da parti içi disiplin süreci işletilerek uygulanacağını söyledi. Ve, “Taşrada Özel'e olan destek azalırsa, bu kadrolara Kılıçdaroğlu yönetiminin desteklediği isimler getirilecektir. Kılıçdaroğlu'nun maddi kaynakları elinde tutması ve CHP'deki siyasi kariyer kadrolarının da dağıtıcısı konumunda olması burada etkili olacaktır. Siyasette ideolojilerin yanı sıra kişilerin politik kariyer beklentileri de etkilidir. Eğer kısa vadede kurultayla bir genel başkan değişimi olmazsa, CHP'deki siyasi kariyer fırsatlarını Kılıçdaroğlu ve ekibi dağıtacak. Herkes buna göre pozisyon almak durumunda olacak. Belediyelerde önümüzdeki dönem yeniden seçilme kaygısı öne çıkabilir. Kılıçdaroğlu'nun kalıcı olacağına dair bir kanaat oluşursa, Özel'e sırt çevirebilirler" şeklinde konuştu.
KILIÇDAROĞLU’NA YAKIN EKİP DE “MAHALLEDEN BAŞLAYAN DELEGE SEÇİMLERİ” DİYOR!
Öte yandan CHP’nin hafızası ve akil isimlerinden biri olan CHP eski Genel Sekreteri ve eski Bakan Adnan Keskin ile Ege Üniversiteli iktisatçı ve siyaset bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun’un düşünce ve sözlerini adeta doğrulayan açıklamalar daha önce Kemal Kılıçdaroğlu’nun yakın ekibinden isimlerden de gelmişti. Örneğin İzmir Milletvekili Mahir Polat, kurultay için CHP’nin sakinleşmesini beklemek gerektiğini söylerken, "Ortada delegelerin iradesinin rüşvet çarklarıyla sakata uğradığını söyleyen bir mahkeme kararı var. Mahallelerden başlayan yeni ve temiz bir kurultay süreci açılabilir" demişti. Yine Kılıçdaroğlu’ndan önce CHP İstanbul Örgütüne kayyım atanan Gürsel Tekin de mevcut delege ile olağanüstü kurultaya gidilemeyeceğini savunmuş, 196 İstanbul delegesinin tedbirli şekilde oy kullanamaz durumda olduğunu ve dokuz delegenin ise üç dört gün önce tutuklandığını kaydederek, “Soruşturma dosyasında ismi geçen 163 delegenin ise akıbeti belli değil. Mevcut süreci sakatlayan aynı delegelerle kurultay yaparak sorunu kökten çözemezsiniz. Mahallelerde sıfırdan delege seçimiyle başlayacak bir kurultay süreci, yedi ayda tamamlanabilecektir” demişti.

KURULTAY MI, KURULTAY TAKVİMİ Mİ?
Evet, CHP'de yaşanan tartışmaların merkezinde bugünlerde tek bir soru var: Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözünü ettiği kurultay süreci gerçekten bir kurultaya mı çıkacak, yoksa uzun bir takvimin içine mi yayılacak? Kılıçdaroğlu'nun "Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecini başlatıyoruz" açıklaması ilk bakışta net gibi görünse de, işin ayrıntısına girildiğinde birçok soru işareti ortaya çıkıyor. Çünkü ortada henüz hangi delegelerle, hangi takvimle ve hangi yöntemle kurultaya gidileceğine ilişkin açık bir çerçeve bulunmuyor. CHP'nin deneyimli isimlerinden Adnan Keskin'in dikkat çektiği nokta tam da burada önem kazanıyor.
BU BAHAR OLMAZSA GELECEK YAZ’A!
Eğer mevcut delegelerle bir kurultay yapılacaksa bunun takvimi bellidir ve süreç kısa sürede tamamlanabilir. Ancak mahalleden başlayarak yeni delege seçimleri yapılacaksa işin rengi tamamen değişir. Mahalle delegeleri, ilçe kongreleri, il kongreleri ve ardından kurultay delegelerinin belirlenmesi derken aylar sürecek, hatta bir yılı bulabilecek bir organizasyondan söz ediyoruz. Görünüşe göre CHP’ye Mutlak Butlan Atanan eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz ettiği Kurultay Süreci herhalde, “bu bahar olmadı, gelecek yaza kaldı” gibi…
