EKOPOLİTİK - Türkiye’de kadınların toplumsal yaşam içindeki mücadelesi çoğu zaman acı, eksiklik ve mağduriyet başlıkları üzerinden konuşuluyor. Oysa hayat, yalnızca direnişten ibaret değil; umut, üretim ve mutluluk da bu hikâyenin ayrılmaz parçaları. İşte tam da bu noktada, Denizli’den yükselen anlamlı bir sanat etkinliği, kadına dair algıyı farklı bir pencereden ele alıyor: “Adı Mutluluk” Fotoğraf Sergisi.
Kuruculuğunu fotoğraf sanatçısı Zeki Akakça’nın yaptığı Laodikya Fotoğraf Topluluğu (LAFOT) bünyesindeki kadın fotoğrafçılar tarafından hazırlanan sergi, 27 Şubat 2026 tarihinde Denizli Büyükşehir Belediyesi Turan Bahadır Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşuyor. 5 Mart akşamına kadar açık kalacak olan sergi, özellikle Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde taşıdığı mesajla dikkat çekiyor.

KADINA ŞİDDETE KARŞI POZİTİF BİR DURUŞ
Günümüzde kadınların maruz kaldığı şiddet, baskı ve eşitsizlik tartışmaları kamuoyunun gündeminden düşmüyor. Ancak LAFOT üyesi kadın fotoğrafçılar, bu gerçekliğe rağmen kadının yalnızca acı ve mağduriyetle temsil edilmesine itiraz ediyor. Onlara göre kadın; çaresiz, savunmasız ve mutsuz bir figürden ibaret değil. Kadın aynı zamanda üreten, gülen, başaran ve mutlu olma hakkına sahip bir birey. Sergide yer alan 17 kadın fotoğrafçının 65 eseri, tam da bu bakış açısını yansıtıyor. Yurt içi ve yurt dışında çekilmiş karelerde kadınların doğal, içten ve sahici mutluluk anları öne çıkıyor. Fotoğraflar, kadını edilgen bir özne olarak değil; hayatın merkezinde, kendi hikâyesinin sahibi olarak gösteriyor.

KADININ MUTLULUĞU, TOPLUMUN MUTLULUĞUDUR
LAFOT Kurucu ve Yöneticisi (Aynı zamanda Denizli Büyükşehir Belediyesi Muhtarlar Dairesi Başkanı) Zeki Akakça, kadının tarih boyunca toplumların kuruluşunda ve gelişiminde erkekle eşit sorumluluklar üstlendiğini vurguluyor. Dağda, ovada, evde, fabrikada; üretimde, eğitimde, sanatta ve yaşamın her alanında var olan kadın, toplumun yarısını değil, aynı zamanda geleceğini temsil ediyor.

Bu nedenle kadının mutluluğu yalnızca bireysel bir mesele değil; toplumsal bir göstergedir. “Adı Mutluluk” sergisi, kadının mutluluğunu görünür kılarak aslında güçlü bir toplumsal mesaj veriyor: Kadın yalnızca korunması gereken bir varlık değil; hakları, hayalleri ve sevinçleri olan eşit bir bireydir. Onun mutluluğu, sağlıklı ve adil bir toplumun en önemli göstergelerinden biridir.

LAFOT’LA DENİZLİ’DE KADININ ADI VAR!
Serginin bir diğer anlamlı yönü ise tamamen kadın emeğiyle hazırlanmış olması. Fotoğrafçısı kadın, konusu kadın, öznesi mutlu kadın… Hazırlık sürecinden seçkilere kadar her aşamada kadınların imzası var. Bu yönüyle sergi, yalnızca estetik bir etkinlik değil; aynı zamanda sembolik bir duruş. Belki de böylesi bir serginin en çok ihtiyaç duyduğu yer, yalnızca bir sergi salonu değil; kamusal alanın tam kendisidir. Çünkü kadının mutluluğu, görünür oldukça çoğalır. Görüldükçe, kabul edildikçe ve paylaşıldıkça güçlenir.

MUTLU İNSANLAR ŞEHRİ DENİZLİ’DEN ‘MUTLU KADIN FOTOĞRAFLARI’ SERGİSİ!
Evet, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturduğu Nisan 2024’ten bu yana (iki yılda) “Kültür-Sanat Başkenti Denizli, Mutlu İnsanlar Kenti Denizli” belgilerini hayata geçiren, ya da hayata geçirmeye uğraşan Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun insan merkezli mottolarına ve sosyal yönetim anlayışına ne kadar da uyuyor ve denk düşüyor bu sergi.

Sonuç olarak “Adı Mutluluk” sergisi, aynı zamanda 8 Mart öncesinde verilen güçlü ve pozitif bir mesajdır. Kadına yönelik şiddete karşı bir itiraz, eşitsizliğe karşı bir bilinç ve umuda dair estetik bir çağrıdır. Denizli’den yükselen bu ses, aslında tüm topluma şunu hatırlatıyor: Mutlu kadın, mutlu toplum demektir.

BİR NOT; Aslında “fotoğrafçısı kadın, konusu kadın, objeleri mutlu kadın, hazırlıkları kadın” yani baştan sona kadın eseri olan bu sergi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününde de Denizli Büyükşehir Belediyesi önünde Çınar Meydanı’nda da halka açık bir şekilde gösterime sunulmalı…
