Yaz mevsimine girmemizle birlikte aşırı sıcaklar bastırdı fakat artık bu sıradan bir yaz değil. Gölgede nefes almak bile oldukça güç. Bu yıl tüm dünyada aşırı sıcaktan dolayı birçok insan hayatını kaybetmeye başladı. Türkiye’de de özellikle yaşadığımız Ege Bölgesi’nde termometreler tavan yaptı. Sıcaklıklar mevsim normallerinin çok üstünde seyrediyor.

Eskiden Temmuz ve Ağustos sıcağı der geçerdik fakat şimdi uzmanlar bizleri hayati bakımdan uyarıyor .Mesele sadece sıcak hava değil sağlığımızı doğrudan tehdit eden bir tablo.

Aşırı sıcaklar elbette sadece insanları değil doğadaki diğer canlılar için de büyük tehlike. Aynı zamanda doğayı da tüketen bu tehlikede orman yangınları çıkıyor ve binlerce dönüm ormanı küle çevirebiliyor.

Toprağımız kuruyor, su kaynakları azalıyor ve tarımsal üretim olumsuz etkileniyor.

Asfalt eriyor, elektrik tüketimi zirve yapıyor, klimalar aralıksız çalışıyor. Ancak herkesin serinleme imkânı aynı değil. Açık alanda çalışan işçiler, çiftçiler, kuryeler ve emekçiler, kavurucu güneşin altında ekmek mücadelesi veriyor. Sıcak hava onlar için sadece rahatsızlık değil, ciddi bir iş sağlığı sorunu anlamına geliyor.

Bilim insanları yıllardır iklim değişikliğinin etkilerinin hissedileceğini söylüyordu. Bugün yaşadıklarımız, bu uyarıların ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Artık "Bu yaz çok sıcak geçti" demek yeterli değil. Asıl soru şu olmalı: Önümüzdeki yıllarda bizi daha neler bekliyor?

Hayatımızı oldukça zorlayan bu durumda bizler geleceğimiz için neler yapabiliriz? Nasıl kendimizi olası hastalıklardan nasıl koruyabiliriz?

Bireysel olarak alacağımız tedbirler elbette önemli. Su tasarrufu yapmak, ormanlık alanlarda ateş yakmamak, çevreyi korumak ve enerji tüketiminde bilinçli davranmak hepimizin sorumluluğu. Ancak bu mücadele sadece bireylerin değil; yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının ve tüm toplumun ortak hareket etmesini gerektiriyor.

Sağlık yönünden ise uzmanlar uyarıyor!

-11.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkmayın.

-Gün boyunca susamayı beklemeden bol su tüketin.

-Açık renkli, ince ve pamuklu kıyafetler tercih edin.

-Şapka, güneş gözlüğü ve güneş kremi kullanın.

-Mümkün olduğunca serin ve gölgelik ortamlarda bulunun.

-Ağır ve yağlı yemekler yerine hafif, sulu gıdalar tüketin.

-Yoğun fiziksel aktiviteleri sabah erken veya akşam saatlerine bırakın.

-Çocukları, yaşlıları ve evcil hayvanları park halindeki araçlarda kesinlikle bırakmayın.

-Klima kullanıyorsanız ortam sıcaklığını 24-26 derece arasında tutun, ani sıcaklık farklarından kaçının.

-Baş dönmesi, mide bulantısı, aşırı halsizlik veya bilinç bulanıklığı hissederseniz vakit kaybetmeden serin bir yere geçin ve sağlık kuruluşuna başvurun.