Tam 955 yıl önce, 1071’deki Malazgirt Zaferi ile Türkiye’ye ve Türk Milletine Anadolu’nun kapılarını ardına kadar açıldı. Anadolu coğrafyası, Müslüman Türkler için kalıcı bir yurt oldu. Kutlu ve mübarek olsun.

Malazgirt Zaferi’nin kırılma noktalarından birisi olarak gördüğüm Sultan Alparslan ile habercisi arasında geçen cesaret ve yiğitlik timsâli aşağıdaki diyaloğu yazının başında sizlerle paylaşayım.

***

Düşman kuvvetlerini gözleyen Haberci telâşla Sultan’a yaklaştı. Nefes nefese idi…

- Efendim, düşman bizden çok kalabalık…

- Eee?

- Bize yaklaşıyorlar.

- Ne olmuş yani?!. Biz de onlara yaklaşıyoruz...

***

Denizli Haber Irfan Atasoy Köşe Yazısı 26 Ağustos 2026 Çarşamba (4)

Malazgirt Muharebesi zaferler zaferidir. Bize ikinci Anayurdumuz olarak Anadolu’nun kapılarını ardına kadar açtı. Malazgirt, Türk’ün bütün geleceğini tayin etti. Türkiye Devleti’nin kurulmasını sağladı. Dünya tarihinin akışını kökünden değiştirdi.

Malazgirt Zaferi ile birlikte, Anadolu; Türk milletine daimi vatan olmuştur. 200.000 kişilik Bizans ordusu, 60.000 kişilik Sultan Alparslan ordusuna kesin şekilde yenildi. Türklüğü Anadolu’dan kovmaya gelen Bizans İmparatoru, Türklere esir düştü ve tahtını kaybetti.

955 yıl öncesine gidelim ve tarihte bir yolculuğa çıkalım.

Denizli Haber Irfan Atasoy Köşe Yazısı 26 Ağustos 2026 Çarşamba (5)

“Ya muzaffer olur gayeme ulaşırım, ya şehit olur cennete girerim”

26 Ağustos 1071…

Tam 955 yıl önce bugün...

Cuma namazından sonra Sultan Alparslan, ordusuna şöyle hitap etti:

- Kumandanlarım, askerlerim! Biz ne kadar az olursak olalım, onlar ne kadar çok olursa olsunlar, daha fazla bekleyemeyiz. Bütün Müslümanların minberlerde bizim için dua ettiği şu saatlerde kendimi düşman üzerine atmak istiyorum. Ya muzaffer olur gayeme ulaşırım, ya şehit olur cennete girerim.

Büyük bir inançla söylenen bu heyecanlı sözlere askerler hep bir ağızdan:

- Ey Yüce Sultan! Her zaman senin emrinde ve seninle olacağız, nereye gidersen oraya gideceğiz, diye haykırdılar.

Sultanın üzerinde beyaz bir elbise vardı. Düşmana hücum etmeden önce son söz olarak askerlerine şunları söyledi:

- İşte şehitlik kefenim, savaş meydanında ölürsem beni bu elbise ile defnedersiniz.

Bundan sonra Sultan Alparslan kumandasındaki Türk ordusu hücuma geçti. Cuma günü öğleden sonra başlayan savaş, akşamüzeri sona erdi. Tarihin en büyük meydan savaşlarından biri olan Malazgirt Savaşı Türk ordusunun kesin galibiyeti ile sonuçlandı. Büyük komutan Alparslan’ın üstün savaş taktiği ve Türk askerinin cesaret ve kahramanlığı sayesinde elli dört bin kişilik Türk ordusu, kendisinden kat kat fazla olan Bizans ordusunu birkaç saat içinde kesin bir yenilgiye uğratmış ve büyük bir zafer kazanmıştı. Bu savaşta Bizans imparatoru Romen Diyojen de esir alınmıştı. İmparator, savaşın galibi Büyük Türk Hakanı Alparslan’ın huzuruna çıkarıldı. Alparslan imparatora çok iyi davrandı.

Denizli Haber Irfan Atasoy Köşe Yazısı 26 Ağustos 2026 Çarşamba (2)

Sultan Alparslan ile imparator Diyojen arasında geçen diyalog ise tarihe önemli bir anekdot olarak geçmiştir.

Sultan Alparslan, “Zaferi sen kazansaydın bana ne yapardın?” diye sordu.

Diyojen ise; “Bir fırın hazırlatıp sana çok kötü davranacaktım” diye cevap verdi.

Esir imparator, bu sözleri ile eline fırsat geçseydi ne kadar acımasız hareket edeceğini söylemekten de çekinmemişti. Buna karşı bu büyük zaferin muzaffer komutanı Sultan Alparslan, Diyojen’i affetti ve yanına muhafızlar vererek onu memleketine gönderdi. Alparslan bu davranışı ile insanlığa çok önemli bir ahlâk dersi vermiş; bir Müslümanın, Türk milletinin sahip olduğu üstün özelliklerini göstermiştir.

Denizli Haber Irfan Atasoy Köşe Yazısı 26 Ağustos 2026 Çarşamba (1)

TÜRKÜN ÇELİK İRÂDESİ VE İMAN DOLU GÖĞSÜ

Netice olarak Malazgirt olmasaydı, Türkiye diye bir devlet yoktu. Millî Mücadele bahis konusu değildi. Anadolu Hristiyan toprağı olarak kalacaktı. Malazgirt’i kazanan ve üç Haçlı Seferi ile genç Türkiye devletini ortadan kaldırmak isteyen Avrupa’ya karşı Anadolu’yu vermeyen şanlı hükümdarlarımızı tâzîm ile anıyoruz.

Unutulmamalıdır ki, şanlı ordumuz her şart altında her daim muzaffer olacak, her daim zaferlerden zaferlere koşmaya devam edecektir. Türkü karşısına almaya cesaret edenler, meydan okumaya çalışanlar; Müslüman Türkün sarsılmaz çelik irâdesi ve iman dolu göğsü ile karşı karşıya kalacaktır.

Denizli Haber Irfan Atasoy Köşe Yazısı 26 Ağustos 2026 Çarşamba (6)

AĞUSTOS: TÜRKÜN ZAFER AYI

Ağustos, Türkün zafer ayıdır.

1071’de Malazgirt, 1461’de Trabzon, 1473’te Otlukbeli, 1514’te Çaldıran, 1516’da Mercidâbık, 1519’da Cezayir, 1521’de Belgrad, 1526’da Mohaç, 1543’te Estergon ve Nice, 1551’de Trablusgarp, 1571’de Kıbrıs, 1635’te Revan, 1645’te Hanya-Girit, 1915’te Anafartalar, 1922’de Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Zaferleri…

Türk milletinin 1071’den 1922’ye uzanan şanlı zaferlerle dolu tarihi; hem Anadolu coğrafyasını, hem de dünya tarihini değiştiren dönüm noktalarıyla örülüdür.

Bu vesileyle ecdâdımızı ve aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz.

Ruhları şâd, zaferlerimiz daim olsun…