Hani derler ya, “Her mevsimin bir kokusu, her memleketin bir dokusu vardır” diye… İşte bizim Denizli’nin de haziran ayındaki o eşsiz kokusu, Honaz ilçesinin kiraz bahçelerinden gelir.
Bugünlerde yolunuzu Honaz’a doğru düşürürseniz, yeşilin en güzel tonları arasında parıldayan o kırmızı meyveleri , yani memleketimizin "kırmızı altınını" görürsünüz. Evet, beklenen gün geldi; Honaz’da kiraz hasadı resmen başladı!
Honaz kirazı demek, sadece manav tezgahını süsleyen bir meyve demek değildir. O topraklara kök salmış asırlık bir emeğin, alın terinin, çiftçinin emeğidir kiraz. Ağaçların tepesinde, merdiven üstünde geçen saatler; titizlikle, göz nuru gibi tek tek toplanan o her bir tanede koca bir ilçenin umudu gizlidir.
Bizim kirazımızın tadı da rengi de bir başkadır. Honaz Dağı’nın esen o tatlı rüzgarı, toprağının bereketi ve havasının temizliği, bu kiraza öyle bir aroma verir ki, dünyanın neresine giderseniz gidin bu lezzeti bulamazsınız. Alıcısı dünyadan gelir ama çilesini, cefasını bizim cefakar köylümüz çeker.
Bu yıl da bahçeler hareketli, kasalar doluyor, tırlar yollara çıkmaya hazırlanıyor. Üretici her yıl olduğu gibi başka bir sınavla karşı karşıya kalıyor. Girdi maliyetleri, hava şartları... Ama tüm zorluklara rağmen, çüretici emek vermeye, üretmeye devam ediyor.
Dallardan sofralara uzanan bu lezzet yolculuğunda, tüm üreticilerimize kazasız belasız, hayırlı ve bol kazançlı bir sezon diliyorum.