EKOPOLİTİK - New York... Birleşmiş Milletler'in o meşhur mermer salonu. 81. Genel Kurul'un gündemi belli: Gazze'de soykırım yapan İsrail, Netanyahu salona girince boşalan koltuklar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İsrail'e yönelik sert çıkışı... Ama bu Genel Kurul'un asıl hikayesi bu kez başka bir şekilde yazıldı. BM Salonu ve o ünlü kürsüde…

ABD Başkanı Donald Trump kürsüye çıkıyor ve her zamanki kibriyle hedef gösteriyor: "Küba başarısız bir devlettir. Çöküyor ve çökecek. Küba'ya özgürlük gelecek." Salon buz kesiyor. Küba heyeti ayağa kalkıyor ve Trump konuşurken salonu terk ediyor. Tarih bilenler için bu sahne hiç de yabancı değil. Çünkü bu enstantaneyi dünya bundan 62 yıl önce yine aynı salonda görmüş ve yaşamıştı.

1964'TEN 2026'YA AYNI SLOGAN; “YA ÖZGÜR VATAN, YA ÖLÜM!”

Tarih: 11 Aralık 1964. Yer: Yine BM Genel Kurulu. Kürsüde 36 yaşında bir devrimci. Üzerinde zeytin yeşili (haki) üniforma. Ernesto Che Guevara. ABD emperyalizmini, Vietnam'ı, Kongo'yu, sömürgeciliği yargılıyor. Küba'nın Sanayi Bakanı değil, dünyanın vicdanı konuşuyor: Salonda buz gibi bir sessizlik ve ABD'nin suratına haykırıyor: "Bize göre ulusların barış içinde yaşaması, sömürenle sömürülenin birlikteliği anlamına gelmez. Ya Özgür Vatan, Ya Ölüm!" O konuşma dakikalarca ayakta alkışlanıyor.

62 yıl sonra, 26 Eylül 2026'da aynı kürsüde Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla var. Ve o da 7 bin konteyner gıda ve ilacın ABD tarafından limanlarda bloke edildiğini, Küba'ya yakıt taşıyan gemilerin tehdit edildiğini, 10 milyon insanın enerji ablukasıyla toplu cezalandırıldığını anlattıktan sonra, konuşmasını aynı cümleyle bitiriyor: "Patria o Muerte! Venceremos!" Ya Zafer, Ya Ölüm! (Veya; Ya Özgür Vatan, Ya Ölüm!) Kulislerde herkes aynı şeyi fısıldıyor: "Che'nin ruhu BM salonundan geçti." Çünkü bu sadece bir slogan benzerliği değil. Bu bir devletin 62 yıldır değişmeyen karakteri ve duruşu.

ASIL TEHDİT KÜBA DEĞİL, ABLUKANIN KENDİSİ!

Parrilla'nın Trump'a verdiği cevap aslında bütün meselenin özeti: "Eğer Küba başarısız bir devletse, neden onu çökertmek için bu kadar ağır bir yakıt ve enerji ablukası uygulamak zorunda kalıyorsunuz?" Daha nasıl anlatsın? Küba tehdit değil, diyor. Tehdit ablukanın kendisi. Parrilla ABD yaptırımlarını "barış zamanında yürütülen bir ekonomik savaş" olarak tanımlıyor. Haklı. Çünkü Ocak ayından beri Küba'ya uygulanan şey ambargo değil, boğma operasyonu. Parası ödenmiş ilaç, gıda ve tıbbi malzeme konteynerleri limanlarda bekletiliyor. Bu ticaret değil, insanlığa karşı suç. İşte o yüzden Parrilla kürsüden haykırıyor: "Orman kanunları insanlığın geleceği olamaz!" Ve o konuşurken bu kez salonu terk edenler ABD'li diplomatlar oluyor. Tarih ne güzel de intikam alıyor.

CHE'NİN HAYALETİ 62 YIL SONRA YENİDEN BM SALONU’NDAN GEÇTİ!

Che 1964'te o salonda ne demişti? "Emperyalizm can çekişiyor ama ölmeye direniyor." 2026'da BM koridorlarında gördüğümüz tablo tam da bu. Can çekişen ama hala dünyayı yakmaya çalışan bir imparatorluk ve 62 yıldır diz çökmeyen bir ada. Bazı ülkelerle birlikte Çin ve Rusya'nın BM kürsüsünden "Ablukayı kaldırın, Küba'yı terör listesinden çıkarın" demesi boşuna değil. Çünkü Küba meselesi artık sadece Küba'nın meselesi değil. Bu, küçük bir ülkenin egemenlik davası değil, bütün dünyanın orman kanunlarına karşı verdiği bir sınav. Trump Küba'ya özgürlük getirecekmiş... Küba zaten özgür. 62 yıldır. Özgür olmayan, ambargoyla bir halkı aç bırakacağını sanan o kötücül akıl. Anlayacağınız; Che ölmedi. 62 yıl sonra halen zeytin yeşili haki üniforması ile ruhu ve hayaleti elinde “özgürlük fikri” BM salonunda dolaşıyor.

İKONİK BİR SÖZ; PATRİA O MUERTE!

İspanyolca orijinali "Patria o Muerte! Venceremos!" olan bu ifade, Türkçe kaynaklarda ve çevirilerde genellikle "Ya Vatan Ya Ölüm! Kazanacağız! Ya Zafer Ya Ölüm! Veya; Ya Özgürlük Ya Ölüm!” şeklinde anılabilmektedir. İlk kez Küba Devrimi’nin lideri Fidel Castro tarafından Havana’daki bir konuşmada dile getirilen bu slogan, yine Küba Devrimi’nin liderlerinden Che Guevara tarafından konuşmalarında ve mektuplarında sıkça kullanmış, özellikle 1964 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda yaptığı tarihi konuşmayı da bu ruhla ve ifadeyle tarihe not şeklinde bırakmıştır. Che’nin; "Hasta la victoria siempre, patria o muerte" cümlesi de, "Zafere kadar daima, vatan ya da ölüm" anlamına gelir.