EKOPOLİTİK - Yazımızın başlığı Denizli'den yükselen bir sesi anlatıyor. Gökhan Tekstil'in patronu duayen iş insanı Ahmet Gökşin'in isyanı bu. Ve hedefinde doğrudan 24 yıldır bu koltukta oturan TOBB Başkanı var.

Söylediği ise net olarak şu: "Para piyasası fonu ile hisse senedi fonunu aynı kefeye koymasınlar. Para piyasası fonuna bile güvenin olmayacağı bir piyasa düşünülemez."

Evet, yaklaşık bir aydır para piyasası fonları bloke. Fon krizi ile yatıp, fon sorunu ile kalkıyoruz. Yani tartışılan milletin "en risksiz, aynı gün nakde döner" diye parasını koyduğu fonlar. Bankadaki mevduat gibi kullandığı fonlar. KOBİ'lerin, fabrikaların, üretim ve ihracat yapan iş insanlarının ödeme akışlarında kullandıkları nakitlerinin bulunduğu fonlar. SPK, riskli fonlardaki skandallar nedeniyle herkesi aynı torbaya koyunca olanlar oluyor tabii. İyi de para piyasası fonu ile hisse senedi fonu aynı şey mi? Biri kasa, biri adeta şans oyunları masası.

Denizlili iş insanı Gökşin de tam bunu söylüyor: "Bu büyük bir hata. Bilen uzmanlar otursun, ayrı değerlendirsin. Sapla samanı birbirinden ayırsın."

Bu detay neden bu kadar önemli? Çünkü o fonlarda sadece bireysel yatırımcı yok. Fabrikalar var. KOBİ'ler var. Patron tedarikçisine ödeme yapacak, işçinin maaşını ödeyecek, vergisini yatıracak. Parası fonda. Fon bloke. Nakit akışı kesildi. İşte Ahmet Gökşin bunun için uyarıyor: "Piyasa ödeme güçlüğüne sürüklenecek." (Ve bunu görmek için müneccim olmaya da gerek yok) Yani bir fondaki yanlışı düzeltelim derken, tüm reel sektörü kilitleme riski var.

Ve Ahmet Gökşin çeyrek asırdır TOBB'un başında oturan Rifat Hisarcıklıoğlu'na en can alıcı soruyu soruyor; "Üyelerinizin parası bloke, sesiniz neden çıkmıyor? Tabii ki tüm fon mağdurlarını memnun edelim. Ancak adaletten de uzaklaşmayalım. Adaletli olamız lazım."

Kısacası Denizli iş dünyası konuşuyor. Acaba Ankara bu isyanı duyacak mı?