EKOPOLİTİK - Bir ulusun tapusu sadece toprak değildir. Dilidir. Toprağı kaybederseniz geri alırsınız, ama dilinizi kaybederseniz ulus olarak silinirsiniz. İşte bu yüzden Gazi Mustafa Kemal Atatürk, cephelerden yeni çıkmış bir ülkeye önce Türk Dili Tetkik Cemiyeti'ni kurdurdu. Tarih 26 Eylül 1932. Yer Dolmabahçe Sarayı. Birinci Türk Dili Kurultayı. O gün bugün 26 Eylül, bu ülkede Dil Bayramı.
Ve bu bayramın 94. yılı bu kez Denizli'de kutlanacak. Hem de çok yakışan bir şehirde, çok yakışan insanlarla. Pamukkale Filarmoni Derneği Epiktetos Şiir Kulübü ile CazKedisi Şiirli Kültür Derneği bir araya gelmiş. Başlık net: "Dilimiz Kimliğimizdir!" Tarih: 3 Ekim Cumartesi, saat 14.00. Yer: Penguen Kitabevi. Peki kürsüde kimler var? Türkçe deyince bu ülkede akla gelen ilk isimlerden biri, ünlü yazar Feyza Hepçilingirler. Yanında Pamukkale Üniversitesi'nden Havva Ergür ve bu işin Ege'deki vicdanı, Şair Halim Yazıcı. Bu isimler sadece konuşmayacak, kitaplarını da imzalayacak.

Ama bu etkinliğin asıl hikayesi Halim Yazıcı'nın kendisi. Bergama doğumlu ama adeta Denizlili olmuş bir kültür adamı. Yıllarca Denizli, Çiğli, Konak, İzmir Büyükşehir'de kültür müdürlüğü yapmış. Şimdi Denizli'de Epiktetos Şiir Kulübü'nün başkanı. Adı bile bir manifesto: Epiktetos. Denizli sınırlarındaki Hierapolis'te köle olarak doğmuş, sonra Roma'yı titreten Stoacı filozof.

İşte Halim Yazıcı'nın Denizli'ye kazandırdıklarına bakın: Uluslararası Denizli Şiir Günleri, PEN Türkiye iş birliğiyle dünya şairlerini Denizli'ye getiren festival. Denizlili Cengiz Bektaş adına ulusal şiir ödülü.
Bu adam, "Sanat Şehri Denizli" sözünü slogan olmaktan çıkarıp icraata dönüştürmüş bir yerel yönetimin gönüllü bir destekçisi. Bugün yeniden çiçek açan "önce insan" belgisinin adeta yıllar önce bu kentte tohumlarını ekmiş bir aktör. Bugün herkes "yağma, rant, iltimas" konuşurken birilerinin çıkıp "Dilimiz Kimliğimizdir" demesi bu yüzden çok kıymetli. Çünkü dil bozulursa her şey bozulur. "Yazı bozulur, tabela bozulur, düşünce, fikir ve anlayış ile ahlak" bozulur. Tüm bunlar bozulursa şehir bozulur.

Kısacası bu etkinlikle 94 yıl önce Atatürk'ün Dolmabahçe'de yaktığı o ateş, bugün Penguen Kitabevi'nde küçük bir salonda yanmaya devam edecek. O salonda olmak lazım. Türkçe aşığı olan, dile, sanata, edebiyata inanan herkes davetli.