Denizli’nin susuzluğa karşı en büyük sigortası, şehre hayat veren can damarı: Akbaş Barajı…

Bugünlerde gözümüz kulağımız orada. Meteoroloji’den gelen her "sağanak yağış" uyarısında, Honaz’ın eteklerine düşen her damlada içimizde bir umut yeşeriyor. Peki, son açıklanan yüzde 27’lik doluluk oranı bize ne anlatıyor? Bu rakam bir teselli mi, yoksa ciddi bir uyarı niteliğinde mi?

Kışın ortasındayız. Yağmurlar yağıyor ama Akbaş Barajı’nın yüzde 27’lerde kalması aslında doğanın bize bir şeyler fısıldıyor gibi: “Eskisi gibi değilim, bana sahip çıkın.” Evet, son yağışlar barajda bir hareketlilik yarattı, yüzleri biraz güldürdü ama yüzde 27 demek, yeterli seviyeye ulaştık anlamına gelmiyor.

Meteorolojiden gelen haberleri okuyunca, yağmurlu günlerin geleceği tahmin ediliyor. Evet, bu güzel bir haber; hele kışın ortasında umut verici… Ama Denizlililer olarak sadece gökten düşene güvenerek su yönetimi yapamayız. Yüzde 27’lik oran, musluğu her açtığımızda bir kez daha düşünmemiz gerektiğini hatırlatan bir tablo olarak karşımıza çıkıyor. Bu oran, bize hem uyarı hem de fırsat sunuyor.

Gerçek şu ki, barajın dolması için sadece yağmura değil, o yağmuru verimli kullanacak bir bilince de ihtiyacımız var. Tarımda, evlerde, sanayide ve günlük yaşamda suyu tasarruflu kullanmak, gelecek yazlar için bir sigorta niteliğinde. Eğer bugün dikkat etmezsek, yarın sıcaklar bastırdığında, tarladaki mahsul su beklediğinde ya da musluklarımızda su akmadığında, bu yüzde 27’lik şansı kaçırmış oluruz.

Bunun ötesinde, su yönetimi sadece bireysel çabalarla sınırlı değil. Yerel yönetimler, belediyeler ve tarım sektörünün birlikte çalışması, sulama sistemlerinin modernizasyonu ve kaçak su kullanımının önlenmesi gerekiyor. Akbaş Barajı’ndan su alan her damla, doğru planlandığında şehrin ve tarımın geleceğini güvence altına alıyor.

Unutmayalım; su gelip geçer, ama idareli kullanma kültürü kalıcıdır. Bugün Akbaş Barajı yüzde 27 ile bize bir şans daha tanıyor. Bu şansı değerlendirmek bizim elimizde: musluğu gereksiz açmamak, suyu tasarruflu kullanmak, tarımsal sulamada damla sulama sistemlerini tercih etmek ve barajımızın değerini her fırsatta hatırlamak…

Bardağın dolu tarafını mı göreceğiz, yoksa boş tarafına mı bakacağız? Bu tamamen bize, Denizlililere bağlı… Yüzde 27, sadece bir rakam değil; bir uyarı, bir çağrı ve belki de bir fırsat. Önümüzdeki günlerde ya doğaya uyum sağlayacak, yağmur kadar akıllıca su kullanacak ve geleceğe hazırlıklı olacağız; ya da elimizdekini kaybetmenin üzüntüsüyle yüzleşeceğiz.

Kalın sağlıcakla…