Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Ağustos ayı Meclis toplantılarının ilk oturumunda dananın kuyruğu kopacak. 14 Ağustos Cuma günü saat; 14.30’da başlayacak Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kentte günlerdir devam eden “kimler CHP Denizli’de kaldı, kimler Yeni Parti’ye geçti” tartışmaları net bir şekilde sona ermiş olacak.

KİMLER MUHALEFET SIRALARINDA OTURACAK!

Ve artık Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi’nde AK Parti, Yeniden Refah Partisi, MHP, Büyük Birlik Partisi grup sıralarının yanında Yeni Parti Grubu sıraları da yer alacak. Son Temmuz ayı meclis toplantısına kadar 72 üyesi bulunan Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi'nde CHP 52 üye ile temsil edilirken, Ak Parti 16, Yeniden Refah Partisi 2, MHP 1, Büyük Birlik Partisi ise 1 meclis üyesi ile temsil ediliyordu.

Mustafa Kemal Kaya Köşe Meclis (2)

BU MECLİS TURNUSOL OLACAK; NİYETLER ORTAYA ÇIKACAK!

Evet, bu Cuma toplanacak Ağustos ayı Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi’nde “partilerin sandalye sayısı aritmetiği” de açık bir şekilde ortaya çıkacak. Şu ana kadar Büyükşehir Belediye Başkanı ve 12 İlçe Belediye Başkanı ile meclis üyelerinin geçişini ilan ettiği Yeni Parti Denizli Grubu sıralarında kaç meclis üyesi yer alacak; artık muhalefet tarafında sayılacak CHP Grubu sıralarına ise kaç meclis üyesi oturacak açıkça belli olacak. Kısacası Bülent Nuri Çavuşoğlu Başkanlığındaki Yeni Parti Meclis Grubu Denizli Yerel İktidarını oluştururken, CHP’de kalan meclis üyeleri yerel muhalefetin bir grubu haline gelecek. En önemlisi de “kimler, hangi isimler CHP’de kaldı?” Hangi isimler Butlan CHP’sine tepki koyarak Bülent Nuri Çavuşoğlu ile birlikte Yeni Parti’ye geçti ve Yeni Parti Meclis Grubu’nu oluşturdu, görülecek. Böylece Ağustos ayı Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi bunun için tam anlamıyla bir turnusol kağıdı işlevi üstlenmiş olacak.

Mustafa Kemal Kaya Köşe Meclis (1)-1

BOLŞEVİKLER SOL’A, MENŞEVİKLER SAĞ’A!

Aslında Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin “iktidar grubu ile muhalefet grubu” aşağı yukarı şimdiden belli olmuş gibi. 52 sandalyeye 20 sandalye gibi; çoğunluk (Bolşevik)-azınlık (Menşevik) şeklinde bir dağılıma sahip olan Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Beyağaç'tan Büyükşehir'e meclisine seçilen biri Başkan iki Yeniden Refah Partili meclis üyesinin de Yeni Parti'li Büyükşehir Başkanı Çavuşoğlu'nun yanında yer alması bekleniyor. Kısacası Meclis’te çoğunluk sağlamak için 37 sandalye gerekiyor. Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun bu çoğunluğu sürdürmesi için 52 hatta 54 olan sandalye sayısının 36’ya düşmesi, muhalefetin çoğunluğu yakalaması için 18 olan sandalye sayısını 37’ye çıkarması gerekiyor. Bu durumda Ak Parti'li, MHP ve BBP'li grupla aynı cenahta, yani muhalefet tarafında oturacak olan CHP'lilerin (CHP’de kalanların) kaç sandalye bulmaları gerekiyor? Peki, bu isimler muhalefet sıralarına geçip birlikte verdikleri mücadele ile iktidarı yakaladıkları Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun karşısına öylece nasıl oturacaklar? Bu durumu nasıl sindirebilecekler?

Mustafa Kemal Kaya Köşe Meclis (3)

BU MECLİS AYNI ZAMANDA BİR SİYASİ PSİKOLOJİ TESTİ!

Bizce Meclis’in en dikkat çekici görüntüsü bu olacak. Çünkü CHP’de kalmayı tercih eden meclis üyeleri, sadece bir siyasi partinin muhalefet grubu olmayacak. Aynı zamanda geçmişte birlikte mücadele ettikleri bir belediye başkanının karşısında siyaset yapacaklar. Bu kolay bir durum değil. Çünkü siyasette ayrılıklar yaşanır. Partiler değişir. İttifaklar bozulur. Yeni yapılar kurulur. Ama insan hafızası bütün bunlardan daha güçlüdür. Aynı seçim kampanyalarında yürüdüğünüz… Aynı meydanlarda konuştuğunuz… Aynı belediye başkanlığı seçimini kazandığınız bir isimle, birkaç yıl sonra Meclis'te karşı karşıya gelmek elbette kolay olmayacaktır. Bu nedenle 14 Ağustos toplantısı sadece bir Meclis toplantısı değil; bir siyasi psikoloji testi de olacak.

Mustafa Kemal Kaya Köşe Meclis (4)

ALIN SİZE ÖRNEK BİR “NEDEN YENİ PARTİ” AÇIKLAMASI!

Cumhuriyet Halk Partisi Denizli örgütünün kıdemli isimlerinden, 1992’deki yeniden kuruluş sürecinden bu yana parti kademelerinde görev alan Mehmet Boyar, geçtiğimiz haftalarda yaptığı bir açıklama ile CHP’den istifa ettiğini duyurdu. Boyar, siyasi mücadelesine "Yeni Parti" çatısı altında devam Denizli’de CHP’nin kurucu unsurlarından, uzun yıllar il yönetimlerinde görev yapmış ve milletvekili adaylığı sürecinde partisini temsil etmiş olan Mehmet Boyar, parti üyeliğinden ayrıldığını yazılı bir açıklamayla kamuoyuna duyurdu. Dedesi ve babasından devraldığı CHP geleneğini yıllardır sürdürdüğünü belirten Boyar, istifa kararını "hayatımın en zor kararı" olarak niteledi. Yaşanan hukuki tartışmalar ve belirsizliklerin kararında etkili olduğunu vurgulayan Mehmet Boyar, politikada sadakatın kişi ve isimlere değil, ilke ve değerlere gösterildiğini öğrendiğini söyledi. Ve örnek bir ayrılışa imza atan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Mustafa Kemal Kaya Köşe Meclis (6)

"SADAKAT İLKELERE GÖSTERİLİR"

“Çok değerli yol arkadaşlarım; Bugün, hayatım boyunca vermekte en zorlandığım kararlardan birini sizlerle paylaşmak istiyorum. 1992 yılında Cumhuriyet Halk Partisi yeniden açıldığında, Denizli’deki örgütlenme çalışmalarında yer almanın gururunu yaşadım. Dedemden ve babamdan miras kalan CHP sevgisini, Cumhuriyet değerlerine bağlılığımı ve halkçı anlayışı her zaman onurla taşıdım. Yıllar boyunca partimin çeşitli kademelerinde görev yaptım. SHP-CHP birleşmesinde kurultay delegesi olarak hizmet ettim. Bugün de birçok yol arkadaşımla bilgi ve tecrübelerimi paylaşmaya devam ediyorum. Partim bana hangi görevi verdiyse en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştım. Hiçbir zaman makam ya da mevki beklentim olmadı, bundan sonra da olmayacak. Benim için CHP yalnızca bir siyasi parti değil; emek verdiğimiz, birlikte mücadele ettiğimiz bir ocaktı. Ancak bazen insan, en çok sevdiği yere veda etmek zorunda kalabiliyor. Yaşanan hukuki tartışmalar, ortaya çıkan belirsizlikler ve ülkemizin geleceğine ilişkin duyduğum kaygılar nedeniyle, büyük bir üzüntüyle Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılma kararı aldım. Bu karar; ne kırgınlığın, ne makam beklentisinin ne de kişisel hesapların sonucudur. Bu karar, hayat tecrübemin ve ülkeme karşı hissettiğim sorumluluğun bir sonucudur. Dün olduğu gibi bugün de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde; demokrasiden, hukukun üstünlüğünden, laik Cumhuriyet’ten ve milletimizin huzurundan yana olmaya devam edeceğim. Türkiye’nin yeni bir siyasi dile, yeni bir anlayışa ve yeni bir umuda ihtiyaç duyduğuna inanıyor; bundan sonraki siyasi mücadelemi Yeni Parti çatısı altında sürdüreceğimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Sadakat; isimlere ve tabelalara değil, ilkelere ve değerlere gösterilir. Benim değerlerim dün neyse bugün de aynıdır. Bir kapıdan hüzünle çıkarken, diğerinden ülkem adına umutla giriyorum. Bugüne kadar birlikte yürüdüğüm tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.”